Sonsuza Kadar 19 Mayıs

Sonsuza kadar Türkiye.

19 Mayıs Türk milletinin yeniden doğuş günüdür.

Vatanın ikinci fethidir 19 Mayıs.

Emperyalizmin tarihte yediği en büyük darbedir 19 Mayıs’ta ilk adımı atılan Türk İstiklal Savaşı.

Amerikalı David Rockefeller: 

“Atatürk yüzünden, planlarımızı yarım yüzyıl ertelemek zorunda kaldık” diyordu.

Daha sonra, bizim Suriye sınırımızdaki mayınları temizleme işini vermek istediğimiz Yahudi Rothschild ailesinin yorumu ise: 

"Bizim kurmak istediğimiz yeni dünyanın önündeki en büyük engel Mustafa Kemal Atatürk’tür" idi.  

Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a vardığı gün, İngiliz, Karadeniz Orduları Komutanı General Milne, 9. Ordu Müfettişliği kurulmasının ve müfettişin kalabalık bir kurmay heyetiyle Samsun’a gelmesinin sebeplerini, Osmanlı Hükümeti'ne sormuştu. Osmanlı Hükümeti 24 Mayıs tarihinde: "Mütareke hükümlerinin denetimini sağlamak için müfettişlik kurulmuştur. Müfettiş geniş bir bölgeye yayılan askeri birlikleri denetleyecek, çevredeki silah, top kaması ... v.s'nin süratle toplanmasını sağlayacak, asayişsizliği önleyecektir" cevabını vermişti. 

Burada kastedilen asayişsizlik sözü “Türklerin Rumlara karşı saldırılarını durdurmak anlamındadır”. Bunun böyle olmadığının, Atatürk’ün niyetinin Bağımsızlık Savaşı olduğunun anlaşılmasıyla Şeyhülislam Dürrizade’nin yazdığı Kuvayı Milliyecileri isyancı gösteren fetvası da alınarak Atatürk ve arkadaşları için 24 Mayıs 1920’de İstanbul Hükümeti idam kararı çıkartıyordu.

Gerçekte ise İngilizlerin Samsun’da 200 kişilik askeri işgal birliği vardır. Tıpkı Rusların Doğu Anadolu’da varlığından güç alan Ermenilerin Türklere karşı yaptıkları katliamların aynısını Samsun ve çevresindeki Rumlar İngilizlerden güç alarak yapmaktaydılar. İzmir’in işgalinden hemen sonra Samsun-Bafra hattında isyan çıkarttılar. İngiliz subaylarının yazdıkları düzenli raporlarda Türklerin Rumları öldürdüğüne dair hiçbir kayıt bulunmuyordu. Ama onlar tıpkı Ermeniler gibi uzaklarda aleyhimizde yalan propaganda yapıyorlardı. Demek ki alçakların taktiği hep aynı oluyor!

Bugün farklı mı sanki?

İzin veriyorsunuz, papazlar geliyor, ayin yapıyorlar, arkasından “Biz orada katliama uğrayan atalarımızı anmaya gittik, ruhlarına dua ettik” diye yaygara koparıyor, aleyhimizde yayın yapıyorlar.

İstanbul Fener Patrikhanesinde Mavri Mira Cemiyeti kurmuşlardı. Bu heyet illerde çeteler kurmak, terör ve propaganda yapmakla uğraşıyordu. Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde örgütlenmiş olan İstanbul’daki merkeze bağlı bulunan Pontus Derneği hiçbir engel görmeden çalışıyordu. İstanbul hükümeti onları durdurmak yerine, durdurmak isteyenlerle uğraşıyordu.

19 Mayıs’ı öğrenmek ve ona göre milli tavır göstermek her Türk evladının hem hakkı hem de kaçınılmaz milli mecburiyetidir. Aksi takdirde bugün yaşadıklarımızı uzun yıllar daha yaşamaya devam ederiz. Günün birinde de Sevr Antlaşmasını uygular, hepimizi, bu söylediklerimi anlayamayanların da hepsini sürer, yok eder, ülke dışına atarlar. 

Bazı insanlar Türk milletinin bir evladı olduğunu bilmeyebilir, Türk milletinin evladı olmanın ne demek olduğunu da bilmeyebilir, Türk değilim de diyebilir, ama iyi bilmelidir ki, kendisi gibi eksik akılla yaşamayan, normal akıl sahibi düşmanları o akılsızın Türk olduğu bilmektedir! 

Bu ne demektir?

Bu konu kısa ifadelerle, hele siyasilerin sloganlarıyla hiç anlaşılamaz demektir.

Herkes kitap alıp okuyacak, bizzat öğrenecek demektir.

Sıkıştığı yerde “biz de vatanseveriz” demek “boş ve yalan konuşmaktır” demektir.

İçimizde “Türk milletinden Türkiyeli milletine geçiş süreci”nden bahsedenler var.

Bir belediye başkanı da Trabzonlulara “Yunanlı” diyebiliyor ve hiç ceza almıyor! İade ediyoruz ve lanetliyoruz.

Turgut Özakman “Şu Çılgın Türkler”in yazarı. Hepimiz biliyoruz. O’na rahmet diliyoruz.

Bir kitabı daha var, hepimiz okumalıyız, lütfen!

“19 MAYIS 1999 ATATÜRK YENİDEN SAMSUN’DA”

Ne mutlu Türküm diyene!