Dr. Zülfikar ÖZKAN

Avukat - Yazar - NLP Trainer

zulfikarozkan@hotmail.com

Ah Şu Beynimizi Fırsatlardan Faydalanacak Şekilde Eğitebilsek…

Beynimizi olumlu olan şeyleri arayıp bulma konusunda eğitebiliriz. Böylece her durunda gizli kalmış fırsatları yakalayabilir ve kendimizi işe yarar konuma getirebiliriz.
Oysa çoğu zaman istenmeyen, iyi olmayan durumlara takılıp kalıyoruz. Çocuklarımızın karnelerinde yalnız düşük notları görüyoruz, yüksek notlarla ilgilenmiyoruz.  En kötüsünü arayan vergi denetimcileri ve hataları bulmak için çaba gösteren avukatlar gibi, performans değerlendirmelerinde,  yalnızca hataları görüyoruz. Çalışanların kuvvetli yanlarını görmüyoruz. Bir öğretmen, öğrenci memnuniyet anketinde 75 puan almışsa, bu öğretmenin % 75 kuvvetli yanını görmezlikten gelip,  % 25 olan düzeltilmesi gereken yönlerine odaklanıyoruz
Bu bakış açısı bizi mutluluk avantajından mahrum bırakıyor. Hata bulmaya odaklanmış zihin yapısı kişiyi depresyona,  strese, sağlık sorunlarına açık hale getiriyor. Beynimizi bizi kısıtlayacak şekilde de hayattaki iyi şeyleri bulacak şekilde de düzenleyebiliriz. Başka bir ifadeyle beynimizi mutluluk üretecek şekilde eğitebiliriz.
Beynimiz sürekli olumlu şeyleri arayıp bunlara odaklandığında mutluluk, iyimserlik ve memnuniyet oluşturmuş olur.  Bu üç hal birbirine bağlıdır. Birindeki değişim diğerlerini de etkiler.
Hayatlarından daha fazla memnun olan insanlar, memnun olmayanlara göre,  daha mutlu, daha iyimser ve daha sosyaldirler. Ayrıca daha iyi uyurlar ve daha az baş ağrısından şikayet ederler.
Günde yalnızca beş dakikamızı alacak şekilde üç iyi şeye odaklanarak beynimizi yapılandırabiliriz. Bunlar işle ilgili başarı duyguları, ailemizi güçlendiren bir olay, bir gelecek umut pırıltısı olabilir. Beynimiz bu beş dakika içinde rahatsızlıklarımızı geri plana atar. Çünkü beynimiz aynı anda belirli sayıda şeye odaklanabilir. Mutluluk doğuracak faktörlere odaklanan beynimiz, mutsuzlukları görüş alanımızdan tamamen çıkarır. Bu egzersiz kalıcı bir güce de sahiptir.  Araştırmalar bir hafta boyunca günde üç olumlu şeyi listeleyen kişilerin takip eden birinci ay, üçüncü ay ve altıncı ay sonunda yapılan kontrollerde daha mutlu ve daha az depresif olduklarını tespit etmişlerdir (Shawn  Achor, Mutluluk Avantajı,  s. 130- 135).
Burada anahtar nokta kötü olan her şeyi görmezlikten gelmek değil, makul, gerçekçi ve sağlıklı bir iyimserlik duygusuna sahip olmaktır. İdeal zihin iyi olana öncelik verir. Bu anlayış daha çok iyilik üretir. Hem iş hayatında hem de özel hayatta makul iyimser her zaman kazanır. Beynimizi bu bakış açısına göre eğittiğimiz zaman mutluluk şansımızı artırmış oluruz. Ayrıca böyle bir anlayış bizim daha üretken, daha verimli ve başarılı olmamızı sağlar. Bize en uygun durumların, en uygun zamanların, en uygun fırsatların kapısını açar.
“Dünyada hem iyimserlere hem de kötümserlere ihtiyaç vardır; iyimserler uçağı icat ettiler, kötümserler de paraşütü” diyor George Santayana.
Beynimizi öncelikle uçağı icat edecek şekilde eğitelim.