Halil İbrahim KAHRAMAN

Doktor

Önemli Bir Çevre Sorunu Çöplerimiz ve Atıklarımız

Tıp Fakültesindeki hijyen dersi hocamızın şu ifadesini hiç unutamam."Çocuklar, önümüzdeki yılların en önemli sorunu insanların kullanıp kirleterek çevresine bırakacağı kirli suyu, yiyip içtiğinin artıkları, eskittiği eşyası ve atıkları olacaktır."  İşte günümüz çevreye, suya, toprağa bıraktığımız atıklarımız sebebiyle hayatımızın sağlıklı sürdürülebilmesi için mutlaka gerekli olan ve temiz kalması gereken HAVAMIZI, SUYUMUZU, TOPRAĞIMIZI her geçen gün daha çok kirletildiği dönemdir. Bu kirlenme ciddi bir sorun haline gelmiş olup yönetimler için çözülmesi gereken öncelikli hizmetlerdendir. Kullanıp kirlettiğimiz suların arıtılıp temizlenmesi, kullandığımız yiyecek, giyecek dahil tüm eşya ve malzemelerin toplanıp zararsızlaştırılması ve bu süreçte havamızın-suyumuzun-toprağımızın kirletilmeden korunması bizlerin ve yeni nesillerin, sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi için gerekli olduğu gerçeği ile karşı karşıya olduğumuz unutulmamalıdır.

Su konusunu 2014-2015 ve 2017'de yazdığım Temiz Su, Gri Su ve Susuz Kalacak mıyız? Başlıklı makalelerim ile değerlendirmiştim. Hava konusuna gelince,   son yıllarda doğal gazın ısınmada da daha çok kullanılması,  şehirlerimizdeki tehlikeli boyutlara gelen kirlilikte ciddi iyileşmeler sağlamıştır. Çevremiz için hava kirliliğinin diğer bir sebebi olan egzoz gazları ise toplu ulaşımın yaygınlaşması ve ulaşımda elektrik enerjisinin daha çok kullanımı ile ciddi oranda azalacaktır diye ümit edelim.

Çöplerimize gelince her geçen gün artan bir çevre sorunu olmaktadır. Çözümünde ise yöneticilerden çok bizlerin GERİ DÖNÜŞÜM alışkanlığını edinmemizin payı çok önemlidir. Şayet bizler kullandığımız eşya ve malzemelerimizden kağıdı, camı, plastiği, kumaşı, ağacı, yağı v.s.  geri dönüşüme uygun olacak şekilde ayrıştırılmış olarak toplayabilirsek çöplerimizi yarı yarıya azaltmış oluyoruz. Hatta daha titizlikle uygulanabilirse bu oran % 70 lere kadar bile çıkabilmektedir. Bu durum atıklarımızı çeşitli ihtiyaçlarımızın giderilmesini sağlayacak bir sanayi hammaddesine dönüştüreceği gibi; toplama, taşıma ve imha süreçlerindeki maliyet ve çevre zararlılığını da ciddi oranda azaltacak bir sonuç verecektir.

Geri dönüşümün önemi çok açıktır. Bu yazıyı yazmamın sebebi ise çalıştığım hastanedeki gözlemimdir.100 yataklı hastanemizin yılda 70 tona yakın tıbbi ve tehlikeli atığı olduğu bilgisi üzerine yaptığım incelemede çok basit ayrıştırma ve kolayca uygulanabilecek zararsızlaştırma işlemi ile bunların %15-20 sinin kolayca geri dönüşüme uygun olan cam ve plastik malzemeler olduğudur. Benim hastanem için bu yılda 3-4 ton cam, 4-5 ton plastik demektir. Bunu ülke geneli için düşündüğümüz zaman çok ciddi miktarlarda bir geri dönüşüm imkanının olduğu görülür. Şu anda yapılmakta olan Covid 19 aşılarının 100 milyon adet cam flakonu(küçük cam şise), aşılamada kullanılan enjektörlerin iğne ucu hariç geri kalan plastiğinin kolayca zararsızlaştırılabilecek iken tıbbi atık olarak toprağa gömülerek imha edileceği bilgisi bu konunun yeniden değerlendirilmesi gerçeğini göstermektedir.

Cumhurbaşkanımızın eşi Sn. Emine Erdoğan hanımefendinin SIFIR ATIK olarak geri dönüşüm ile ilgilenmesi ve sahiplenmesi çok takdire değer ve ciddiyetle üzerinde durulması gereken bir durumdur. Uygulamalar sloganda kalmamalıdır. Yarınlara daha temiz bir çevre, daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmemiz bakımından GERİ DÖNÜŞÜMÜ doğru ve mutlaka uygulayarak çevrenin daha az kirletilmesi sorumluluğumuz vardır. Devletin en üst makamındaki bu hassasiyetin tüm vatandaşlarca, bütün STK  lar  ve tüm yöneticilerimiz tarafından  sahiplenilmesi bu anlamda çok ciddi iyileşmeler sağlayacaktır.

Temiz bir çevrenin daha güzel bir dünya demek olduğunu unutmamamız dileğiyle...