İsmail KAHRAMAN

Belgeselci - Gazeteci

belgeselciismail@gmail.com

Korona Vebası ve Hastanelerin Önemi

Korona Vebası ve Hastanelerimizin Önemi!

İki yıldır tüm dünya korona vebası ve kovit virüsü ile mücadele ediyor. Tam anlamı İle üçüncü dünya savaşı her gün birçok insanımız ölüyor. Hastane odaları ve evlerde korona vebası ile mücadele eden insanlarımız var.

Korona vebası salgını bize hastanelerin önemimi gösterdi. Daha önce Gebze Gazetesi www.gebzegazetesi.com adresinde “Tarihi Cerrah Paşa Hastanesi” ile ilgili yazdığım makaleyi bir kez daha sizlerle burada paylaşmak istedi. Birlikte okuyalım.

http://www.gebzegazetesi.com/ornek-saglik-kurulusu...

ÖRNEK SAĞLIK KURULUŞU CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ

Örnek sağlık kurumlarımız var. Bunlardan Birisi de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. İstanbul’un tarihi semtlerinden birinde asırlardır hizmet veriyor. Tam bir sağlık kompleksi. Adeta içerisinde tarih yaşanıyor, Osmanlıdan Cumhuriyet’e sağlık hizmetlerimizin hencamı sergileniyor.

Yıllar önceydi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesinde askerlik yaparken Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne gelmiştim. Zaman zaman yolumuz yine Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne düştü. Dünde tam gün Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeydim. Fakültenin tarihini merak ettim. Sizler için kısa bir araştırma yaptım. Öncelikle şunu belirteyim ki tarihi kimliğini koruyup muhafaza ederek asırlardan beri bugüne gelmiş bir sağlık kuruluşumuz. İslam coğrafyasında içerisinde 5 tane camisi olan tek Tıp Fakültesi. Fakültenin cadde ve sokaklarını gezerken kendinizi tarihin derbentlerinde buluyor, tarihe doğru yolculuğa çıkıyor, Osmanlıyı ve Cumhuriyeti bir manada yaşıyorsunuz.

Fakültenin hemen köşesinde Kadem-i Şerif dergahı adeta geçmişin nazlı yadigarı. Allah Rasulü’nün Şam-ı Şerif’de ki ayak izleri Abdülhamit Han’ın fermanı ile buraya getirilmiş ve burada adına dergah kurulmuş. Dergah Vakıflar tarafından restore edilerek Uluslararası çalışma yapan bir vakfa tahsis edilmiş.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni gazeteci ve belgeselci gözüyle de gezmek, tanımak ve buradaki tarihi eserleri inceleme fırsatım oldu. Burada emeği geçen herkesi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, Cerrahpaşa Tıp Fakültesiyle ilgili yaptığım araştırmayı sizlerle paylaşıyorum.

CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ’NİN TARİHÇESİ

14 Mart 1827 tarihinde Vezneciler’de Tulumbacıbaşı Konağında Tıphane adıyla kuruldu. Beş yıl sonra Topkapı Sarayı’nın sahil kısmında bulunan üç koğuşlu Hastalar Odasında ayrıca Cerrahhane kuruldu. Tıphane ve Cerrahhane 1836 yılında Topkapı Sarayı yakınındaki Kırmızı Kışla olarak da adlandırılan Otlukçu Kışlasına taşındılar. Fakat bu bina tıp eğitimi için küçük ve yetersiz olduğundan Galatasarayın’daki Enderun Ağalarına ait binaya taşınılmasına karar verildi. Bina onarıldıktan sonra 1838 tarihinde Tıphane ve Cerrahhane, Galatasarayı tıbbiyesi olarak isimlendirdiğimiz binaya taşındı ve bir süre sonra eğitimleri birleştirildi. 1839’da II. Mahmut’un da bulunduğu bir törenle açılan ve adı “Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şâhâne” olarak değişen okulda Avusturya’dan gelen Dr. Charles Ambroise Bernard’ın (1808-1844) eğitimde önemli rolü oldu. Kadavra üzerinde anatomi öğretimi başladı. Bitki koleksiyonu, tabiat müzesi, jeolojik oluşumlar koleksiyonu, tıp kütüphanesi, hidrolik basınç aletleri, deneyler için tüm araçlara sahip fizik laboratuvarı, botanik gravür ve resimleri ve kimya laboratuvarına sahip Galatasarayı Tıbbiyesi 1849’da yandı. Mektep önce Hasköy’de bulunan Humbarahane Kışlasına, daha sonra 1865’te kolera salgını sebebi ile hastane haline getirilen Humbarahane Kışlasından yine Hasköy’de bulunan Gergeroğlu Konağına nakledildi. Salgın sebebi ile öğretime bir süre ara verildi.

Tıp Mektebi 1892 yılında yapımına başlanan Haydarpaşa’daki binaya (Şu anda Marmara Üniversitesi’nin kullandığı bina) 1903 yılında taşındı. Tıphane ve Cerrahhanenin dört yıl olarak başlayan tıp eğitimi giderek gelişti, zaman içinde birçok mezunu çeşitli Avrupa şehirlerine ihtisas için gönderildi.

Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, kurulduğundan beri askeri bir okuldu, 1867 yılında bu Askeri Tıbbiye binası içinde Sivil (Mülki) Tıbbiye kuruldu ve önce Ahırkapı’da daha sonra Kadırga’da çeşitli binalarda öğretime başlandı. Mülki Tıbbiye de daha sonra Haydarpaşa’ya taşındı. 1909 yılında Askeri ve Sivil Tıbbiyeler Haydarpaşa’da birleştirilerek İstanbul Darülfününü Tıp Fakültesi adı verildi. 1933 yılında İstanbul Darülfününu lağvedildi ve yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu. Bu kuruluşu gerçekleştiren karar gereğince İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Haydarpaşa’dan ayrıldı ve İstanbul yakasına taşındı. Fakülte idare merkezi ve temel bilimler Beyazıt’ta bulunan eski Harbiye Nezareti Binasına (üzerinde Arap harfleri ile Daire-i Umur-ı Askeriye yazan ihtişamlı kapıdan girilerek ulaşılan ve günümüzde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü olarak kullanılan büyük tarihi bina), klinikler Şişli Çocuk, Haseki, Cerrahpaşa, Gureba ve Bakırköy’de bulunan hastanelere taşındılar. Nazi idaresi sebebi ile Almanya’dan ayrılmak zorunda kalan Musevi bilim adamlarından bazıları 1933 Üniversite Reformundan sonra Türkiye’ye geldiler.

BUGÜNKÜ CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ

Nöroloji şu anda 1979’da temel bilimlerin boşalttığı ve onarımdan geçen ve yenilenen eski Verem Pavyonunda faaliyetini sürdürmektedir. Celal Öker ve Reşat Garan amfilerinin de bulunduğu İç Hastalıklarının bulunduğu A Blok 1977 yılında hizmete girdi. Ekrem Kadri Unat, Meliha Terzioğlu ve Talia Bali Aykan amfilerinin yer aldığı Temel Bilimler binası 1978-1979 yıllarında hizmete girdi. Göz, KBB, Üroloji ve Dermatoloji 1980 yılında İç Hastalıkları binasına bitişik blok olarak inşa edilen binalarına taşındılar. Genel Cerrahi, Çocuk, Kalp Damar, Plastik Cerrahisi klinik ve ameliyathaneleri ile polikliniklerin de hizmete girmesi ile İç Hastalıklarından başlayıp Genel Cerrahide biten monoblok içinde yer aldılar. Geçen yıllar içinde bu kısa tarihçeye sığdıramayacağımız anabilim dalları içinde bilim dalları kurulduğu gibi, bazı bilim dalları anabilim dalı oldular.

Küçük bir konakla faaliyete geçen kampüs bugün 2.500 civarında öğrencisi, 1.100 akademik ve 657 sayılı yasaya bağlı 2.525 personeli ile faaliyet gösteren büyük ve seçkin bir Tıp Fakültesi olarak gelişimini hızla sürdürmektedir.

(Kaynak: Gebze gazetesi www.gebzegazetesi.com