Doç. Dr. Süleyman COŞKUNER

Kaliteli Yaşam Uzmanı

suleymancoskuner@hotmail.com

Acı Bir Hatıram

Yıl 1972. Bucak Lisesi 

Orta 2. sınıf öğrencisiyim.

Çavuşlar mh. Hökez Cd sinde 

Babamın ahırında danalarımızı besliyoruz.

Saman, pancar küspesi, pamuk çekirdeği, kepek, ayçekirdek kabuğu gibi yem maddelerinin yanısıra; 

Şeker pancarı melası (pekmez) da yediriyorduk mallarımıza.

Pekmezimiz 200 kg'lık kocaman bidonlarla geliyordu Burdur Şeker Fabrikasından.

Akıtabilmek için, iki bidonu yan yana getirip, üçüncü bidonu diğer ikilinin üzerine çıkartmak zorundaydık.

Rahmetli babacığımla birlikte, iki üç kalas uzatarak, üçüncü bidonu binbir güçlükle diğer iki bidonun üzerine çıkarttık.

Ancak, kapağı tam aşağıya denk gelmedi.

Çeyrek tur üstteki bidonu döndürmemiz gerekiyordu. 

Babamla, bir kalası üstteki bidonu altına sokarak çevirmeye çalışıyorduk. Ben de bidunun kenarlarından tutup kuvvet veriyordum.

Babam, birden istemeden kalası kaydırdı ve benim sağ baş parmağım iki koca bidonun arasında kaldı. Baş parmağım ezilmiş ve kanıyordu.

Babam derhal yürüyerek (hiçbir vasıta yoktu çünkü) sağlık ocağına götürdü.

Parmağım yıkandı, melhemlendi ve sıkıca sarıldı. Parmağım anlatılmaz bir şekilde ızdırap veriyordu. Haliyle, ödevlerimi yapamadım. Elim kalem tutmuyordu.

Ertesi gün okula gittim. Hoca ödevlere bakıyordu. Parmağımı göstererek, çok acıyor, kalem tutamıyorum dedim.

Hocam gülümseyerek, o kadarcık acıdan bir şey olmaz ki, diyerek beni dövdü.

Belli ki, samimiyetime inanmamıştı. 

Çok ağırıma gitmişti. 

Sadece o gün değil, belki bir ay kalem tutamayacaktım. 

Babama durumu anlattım. 

Derhal doktora götürdü ve rapor aldık.

İyileşinceye kadar da okula gidemedim.

Eski öğretmenler daha mı gaddardı acaba? Diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.

 

Selam, sevgi ve dualarımla 

Yüceler Yüce'sine emanet olalım.