Atilla ÇİLİNGİR

Yazar

Kıraathane…

Kıraathane, kelime anlamı itibariyle;

‘’Müşterilerinin okumaları için gazete ve dergi bulunduran, geniş, temiz ve iyi döşenmiş yer.’’ Anlamına gelmektedir.

Yıllardan beri de ülkemizde kahvehane şekline dönüşmüş yer olduğu bilinir.

Bu mekân; 24 Haziran seçimleri öncesinde, birdenbire seçim meydanlarının konusu oluverdi!

Nedeni de Cumhurbaşkanı adaylarından ‘’Cumhur Cephesi’’ adayı AKP Genel Başkanı Sn. Erdoğan’ın seçim meydanlarında ‘’Millet Parkları’’ açacağı vaadinden sonra, ‘’Millet Kıraathaneleri’’ açacağını söylemesiyle gündeme oturdu!

Diğer Cumhurbaşkanı adayları, siyasi parti liderleri seçim vaatlerinde, milyonlarca işsize iş yaratmak adına fabrika açacaklarını, tarıma-hayvancılığa destek vereceklerini, işsizliğe son verip istihdam alanları yaratacaklarını söylemesine rağmen ‘’Kıraathane’’ açmak da nereden çıktı denebilir?

Ancak  ‘’Çılgın Projeleri’’ olan bir liderin bu söylemi sonrasında toplumun çeşitli kesimlerinde şaşkınlık yarattığı, diğer adaylardan çok eleştiri aldığı da bir gerçek…

Ama özellikle de ‘’Millet İttifakının’’ Cumhurbaşkanı adayı Sn. İnce; Sn. Erdoğan’ın ‘’Millet Kıraathanesi’’ açacağım, buraya gelecek gençlere iskambil oynamaları değil, kitap okumaları sağlanacak. Bedava kek, çay dağıtılacak söylemleri üzerine, fırsatı hiç kaçırmadı:

'’Ben fabrika açacağım' diyorum, o 'Kıraathane' diyor. Ben 'Gençlere iş' diyorum. O bedava kek verecekmiş. Yani diyor ki; 'Ey milletim sizi de bu seçimde kekleyeceğim'. Böyle bir şey gerçekten inanılır gibi değil. Türkiye'de 16 yılda bir tane fabrika açmadı. Var olanları sattı. Şimdi kıraathane açacakmış, oturacakmışız, kekler çaylar bedavaymış, kitap okuyacakmışız. İnternetten haberin yok mu senin? İnternet bağlatacak mısın? Vikipedia'yı açacak mısın? Bunlar yok! Orada bedava kek yiyebilecekmişiz. Bedava kek yemek istiyorsanız Erdoğan'a oy verin. Fabrikada çalışıp ekmeğinizi kazanmak istiyorsanız bana oy verin" diye konuştu.

Cumhur ittifakı adayının böyle bir açıklamayı neden yaptığının yorumunu toplumumuza bırakalım!  Ancak ülkemizde mevcut yaklaşık 700 bin civarında Kıraathane/Kahvehane hatırlatmasını yaparak, sokaklarda iş aş peşinde koşanları göz ardı etmeden, okulunu bitirmiş ancak iş bulamamış milyonlarca gencimize ‘’kıraathane’’ açmayı, bedava kek, çay dağıtmayı vaat etmek yerine, size yeni iş yerleri açacağım, mevcut fabrikalara destek olacağım, kapanmalarına fırsat vermeyeceğim denilse,

Pek çok kıraathaneyi kahve-çay içme, sohbet etme, namaz saati bekleme yeri olarak kullanan emeklilerimize yeni, yeni kahvehaneler açılacağına onların cebine daha fazla para konulsa, onlar da canları nereye gitmek isterlerse oraya gitseler olmaz mı?

Aslında ‘’Kıraathaneler’’ günümüz Türkiye’sinde işsizlerin gittiği, gideceği yerlerdir, açıkçası ülkemizde giderek artan işsizliği de gösteren yerlerdir.

Ülkemizin kıraathane yerine işsizlerin çalışacakları yeni, yeni iş yerlerine ihtiyacı vardır.  Dolayısıyla kıraathane açma vaadiyle ne hedeflenmiştir bilinmez!

Ama gerçek olan şudur ki; geleceğimizi büyütecek bir hamle değildir. Bugün Kıraathanelerin/Kahvehanelerin hemen, hemen tamamı işsizlerle doludur.

Bu noktada çok önemli bir şeyi de unutmamak gerekir!

Nedir bu?

Kıraathaneler genel de erkeklerin gittiği kadınlarımızı, çocuklarımızı dışlayan yerlerdir! Millet Kıraathanesi açmak yerine, kadınlarımızın da, çocuklarımızın da gidebileceği  ‘’Halk Kütüphaneleri’’ açılacak denmesi daha doğru olmaz mıydı?

Böylesine bir tercih, ‘’Millet Kıraathanesi’’ açarak toplumumuza kazandırılmak istenen okuma alışkanlığına daha iyi hizmet ederdi…

Bu arada ne ilgisi var denebilir ama şu hususu da düşünmeden geçemedim!

Marmara Üniversitesinde yer yok diye ‘’müzik bölümü’’ kapatılırken! ‘’Millet Kıraathanesi’’ açmak için ne kadar çok yer varmış meğer…