Bugün Girişimci Olunur mu?

“Bugün girişimci olunur mu?” Son dönemde en çok duyduğum sorulardan biri bu. Hatta bazı insanlar bu soruyu sormuyor bile.

Direkt cevabı veriyor;

“Bugün girişimci olunmaz.”

Neden?

Çünkü risk çok.

Belirsizlik çok.

Ekonomi kırılgan.

Enflasyon yüksek.

Finansa erişim zor.

Savaşlar var.

Pazar daralıyor.

Müşteri daha temkinli davranıyor.

Açık konuşmak gerekirse…

Bu yorumların çoğu da haksız değil.

Ama aynı soruya farklı cevap veren başka insanlar da var.

“Tam da bugün girişimci olunur.”

Çünkü değişim var.

Dönüşüm var.

Yeni ihtiyaçlar var.

Eski sistemler çözülüyor.

Yeni problemler ortaya çıkıyor.

Hasılı problem olan yerde her zaman fırsat oluşuyor.

İşte tam bu noktada mesele ekonomi değil, bakış açısı haline geliyor.

Çünkü girişimcilik aslında hiçbir zaman “mükemmel şartlarda” yapılan bir yolculuk olmadı.

Bugün dönüp geçmişe baktığımızda bazı dönemleri daha sakin, daha güvenli hatırlıyoruz. Son 25 yıla baktığımda 2005 ile 2010 arası birçok insan için ekonomik anlamda daha öngörülebilir yıllardı diyebilirim.

Ama biraz daha dikkatli düşününce…

O dönemde bile 2008 küresel krizini yaşadık.

Daha geriye gidelim…

1994 devalüasyonu…

90’lı yılların siyasi istikrarsızlıkları…

Koalisyon dönemleri…

2001 ekonomik krizi…

Sonrasında yaşanan farklı finansal dalgalanmalar…

Daha yakın dönemde ise:

15 Temmuz sonrası piyasa hareketleri,

kur artışları,

pandemi,

tedarik zinciri problemleri,

Rusya-Ukrayna savaşı,

enerji krizleri…

Aslında şunu çok net görüyorum;

Her dönemin kendi problemi vardı.

Muhtemelen bundan sonra da olacak.

Bu bakış açısıyla düşünürsek hiçbir zaman girişimci olunmaması gerekir.

Çünkü her dönemde risk var.

Ama ilginç olan şu:

Bugün büyük şirket dediğimiz birçok yapı tam da o belirsizlik dönemlerinde ortaya çıktı.

Bazıları kriz dönemlerinde büyüdü.

Bazıları insanların “bu iş tutmaz” dediği zamanlarda adım attı.

Çünkü girişimci sadece rahat zamanda hareket eden kişi değildir.

Girişimci;

fırsatı gören,

riski alan,

insan kaynağını bir araya getiren,

finans kaynağını organize eden,

bir problemi çözen

ve sonunda müşterinin para ödediği bir değer ortaya koyan kişidir.

Dolayısıyla insanın problemi olduğu sürece…

ihtiyaçları değiştiği sürece…

alışkanlıklar dönüştüğü sürece…

girişimcilik de devam edecek.

Bugün yapay zekâ konuşuyoruz.

Dijital dönüşüm konuşuyoruz.

Sürdürülebilirlik konuşuyoruz.

Savunma sanayi konuşuyoruz.

Tarım teknolojileri konuşuyoruz.

Sağlık teknolojileri konuşuyoruz.

Dün olmayan onlarca sektör bugün milyar dolarlık alanlara dönüşmüş durumda.

Muhtemelen bugün küçümsenen bazı fikirler de önümüzdeki 5-10 yılın en güçlü iş modellerine dönüşecek.

İşte burada kritik soru şu:

Bugün yaşanan belirsizlikler mi daha büyük…

yoksa dönüşümün ortaya çıkardığı fırsatlar mı?

Bunun cevabını aslında bugün değil, 5-10 yıl sonra göreceğiz.

Bugün kenarda bekleyenler olacak.

“Şartlar düzelsin” diyenler olacak.

Risk almak istemeyenler olacak.

Ama bugün küçük de olsa adım atanlar da olacak.

Bazıları başarısız olacak.

Bazıları yön değiştirecek.

Bazıları vazgeçecek.

Ama bazıları da tam bugün attığı adım sayesinde geleceğin şirketlerini inşa edecek.

Çünkü girişimcilik biraz da şunu kabul etmektir:

Hiçbir zaman bütün ışıklar yeşil yanmayacak.

Bir noktada karar vereceksin.

Bir noktada başlayacaksın.

Bir noktada belirsizliğe rağmen hareket edeceksin.

Belki de mesele “bugün girişimci olunur mu?” sorusu değil.

Asıl mesele şu:

Bugünün problemlerini görüp,

yarının fırsatlarına hazırlanabiliyor musun?

Çünkü tarih bize şunu gösteriyor:

Her kriz dönemi aynı zamanda yeni girişimlerin doğduğu dönem oldu.

Ve belki de geleceğin en güçlü şirketleri…

tam bugünlerin içinde filizleniyor.