Emanetin Kuskunu Yokuşta Kırılır

Başlıktaki cümle çok önemli bir "atalar sözü"dür. Genç nesil kuskunu bilmeyebilir. Bu sözcük bilinmeyince de, atalar sözüne açıklık getirmek çok zordur.

At,eşek, katır gibi yük taşımada kullanılan hayvanlara, yükün iyi sarılabilmesi için, "semer" vurulur.
Semerin hayvanın sırtına tutunabilmesi, iniş ve yokuşlarda semerin - aynı zamanda yükün - öne, arkaya, sağa ve sola kayıp devrilmemesi için, semerin bazı aparatları vardır.
1. Kolan: Semerin sağa - sola kayıp devrilmemesi için, hayvanın karnından (ön ayaklarına yakın) dolandırılan sağlam dokuma aparattır.
2. Boyunduruk: Yüklü bir şekilde yokuş yukarı çıkarken, hayvanın boyun ve omuzlarına yüklenerek, semerin arkaya kaymasını önleyen sağlam dokuma aparattır.
3. Kuskun: Hayvanın arka baldırlarından dolaşan ve yük ile iniş aşağı giderken, semerin öne kaymasını önleyen sağlam aparattır.
Görüldüğü gibi kuskun, iniş aşağı giderken çok önemli bir vazife yapmaktadır.
Yokuş yukarı çıkarken bu vazifeyi boyunduruk yaparken, kuskun boşta kalmakta ve hiçbir vazife yapmamaktadır. Halbuki atalar sözümüz ne diyordu?
"Emanetin kuskunu yokuşta kırılır".
Birisinden bir emanet aldığımızda, kendi öz malımızdan daha fazla özen göstermemiz gerektiğine işaret etmektedir.
Emanetin yabancısı olmamız, kullanımının yabancısı olmamız, huyunu tüğünü bilemediğimizden dolayı, zarara uğratma ihtimalimiz çok yüksektir.
Yani yokuşta hiçbir işlev görmeyip, görevi tamamen boyunduruğa satan, rahatça sallanarak giden kuskun dahi nasıl kırılabiliyorsa; emanet de, o şekilde kırılabileceği unutulmamalıdır.
Emanete hıyanet, tam bir haydutluk - eşkiyalık iken, emanetin kuskununun yokuşta dahi kırılabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir.
En doğrusu dosttan dahi emanet almamaktır.
Eğer alınması zorunlu ise, (kırılma ihtimali sıfıra yakın olmasına rağmen) kuskunun kırılmaması için, âzami dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir.

Selam, sevgi ve dualarımla.

Yüceler Yüce'sine emanet olalım.

25 Nisan 2006. Saat: 07.00. BUCAK