Toplantı Bayrampaşa Belediye Başkan vekili İbrahim Akın ' ın destekleriyle, Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği başkanı Rafet Ulutürk 'ün koordinesinde yapılmıştır. Türk ve İslam coğrafyalarında çeşitli tarihlerde yaşanan en acı olayları ve dolayısıyla icra edilen katliam, sürgün ve soykırım sayılabilicek olayların fotoğraflarını görünce; insanlık adına utanmamak ve üzülmemek elde değil.50 ye yakın akademisyen, öğretim, araştırma görevlisi,yazar, STK temsilcileri, edebiyatçı ve sanatçının makalelerinin yer aldığı bin sahifeye yaklaşık geniş hacimli kitabın ve yazar kadrosunun tanıtımı yapıldı.Belediye Başkan vekili ve Bultürk Dernek Başkanlarının açılış konuşmalarından sonra,davetle ülkemize gelen Bulgaristan eski Tarım ve Orman Bakanı,tercüman eşliginde söz alarak, Bulgaristan' daki son seçimleri ve gelişmeleri anlatarak, Ekim de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında görüşlerini dile getirdi.Bizde söz alarak Türk ve İslam dünyasında yaşanan acı olayları,katliam, sürgün ve soykırımların genel bir panoramasını çizmeye çalıştık. . Soykırım ( Genocide) teriminin, ,1944 de Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından türetildiği kabul edilmiştir.Birleşmiş Milletler' in 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesine göre; soykırım fiilleri sayılmıştır.En bilinenleri ise," bir grubun üyelerini öldürmek, ciddi bedensel ve zihinsel zarar vermek,grubun fiziki olarak tamamen veya kısmen yok olmasına yol açacak, hayat şartlarını kasıtlı olarak dayatmak".B.M.nezdinde,bir olayın hukuken soykırım sayılması için,eylemlerin belirli bir kimliğe(ırk,din,etnisite vb.) yönelik," Kasıtlı İmha amacını taşıdığının ispatı gerekir. Ne acıdır ki,insanlık tarihi boyunca bütün coğrafyalar da savaşlar,toplu cinayetler,katliamlar ve soykırım sayılacak olaylar yaşanmış ve halen de yaşanmaya devam etmektedir.Türklerin hüküm sürdüğü ve yaşadığı topraklarda da katliam, sürgün ve soykırımlar yaşanmış ve unutulmaz acılar bırakmıştır.Acıları bizzat yaşamış dedeler, nineler hâla o dehşetli günleri torunlarına anlatmaya devam ederek tarihe kayıt düşmektedir.Detaya girmeden en bilinen ve zihinlerden silinmeyen bazılarını dile getirerek tarihi hafızamızı tazelemiş olalım. 14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı,14 Kasım 1944 Ahıska Türkleri Sürgünü,8 Mart 1944 Balkan Türklerinin Sürgünü ve Soykırım günü,26 Aralık 1963 de Kıbrıs Kanlı Noel olayları,1988 Ermenistan' dan Türklerin Sürgünü,31 Mart Azerbaycan' nın Soykırım Günü,26 Şubat 1992 Hocalı Katliamı,1992- 95 Bosna ve Srebrenica Katliamı vb.insanlık suçları, tarihin kara sayfaların da kara bir leke olarak durmaktadır. 7 Ekim 2023 de Filistin -Gazze' de başlayan,katliam ve soykırımlar da 75 binden fazla masum insan, dünyanın gözü önünde acımasızca yok edildi.Siyonist İsrail yönetimine,kınama mitingleri ve bazı ticari mallara boykot edilmesi dışında ciddi bir etkili bir müeyyide uygulanmadı.İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı,Arap Birliğinden ses getiren,etkili bir mesaj dahi duymadık.B.M.Genel Kurul toplantıların da Sn.Cumhurbaşkanmızın Filistin-Gazee meselesini ve siyonist İsrail ' in işgalci tutumlarını açıkca dile getirmesi tesellimiz oldu.Güney Afrika Cumhuriyeti' nin cesurca başvurusu üzerine, İsrail Başbakanı siyonist Netanyahu ve savunma bakanı haklarında,uluslararası ceza mahkemesinde yargılanarak, savaş suçu işledikleri gerekçesiyle ,21 Kasım 2024 de tutuklama kararı verildi fakat uygulanamadı.İsrail yönetimine karşı ticari, ekonomik ve diplomatik müeyyide uygulayan birçok Avrupa ülkelerinin, insanlık adına takındığı tavırlar,tarihe ( İspanya örneği gibi) kaydolmus olarak hafızalarda yer alacaktır. Konuyu uzatmadan özetlemek istersek diyebiliriz ki; kendi kültür ve gönül coğrafyalar da yaşanmış katliam, sürgün ve soykırımları,gelecek nesillere, kin ve kan davası gütmeden gerektiği ölçüde anlatmalı, aktarmalı ve yazılı materyaller ile desteklenerek unutulmamasını sağlamalıyız.Tarihten ders ve ibret alınmazsa, tekerrür edebileceğini göz ardı etmemeliyiz.Çok sınırlı şekilde yer verilen soykırım ve katliam vb.konuları, belge ve bilgilerin ışığında MEB.nın tarih müfredatı içinde yeniden ele alarak gözden geçirmeliyiz.Bultürk Derneğinin hazırlattığı ve gerçek tarihçi yazarlarımızin kaleme aldığı eserleri,dikkate alarak bu konunun derli toplu şekilde ders kitaplarında yer almasını arzu ve temenni ediyoruz.Vesselam.