Saatleri Ayarlama Enstitüsü

“Şöhret afet olduğu kadar vesileyi rahmettir.” Sayfa 9 Çünkü ben Hayri İrdal, her şeyden evvel mutlak bir samimiyet taraftarıyım. İnsan her şeyi açıkça söylemedikten sonra neden yazı yazsın? Sayfa 10

Öp Beni Asitane

“Tut Elimi Kilize” kitabının devamı olan bu hatırat ve roman 1960 darbesi öncesi dönem den başlayarak 1960 ve 1970’li yılların Kilis ve İstanbul’da toplum yaşamı, öğrenci hareketleri, sağ muhafazakâr çevrenin mücadelesi, siyasi sorunlar, siyasi hayat, gazetecilik ve basın hayatına dair ayrıntılı bilgiler veriyor. Şahsen o zamanları yaşamamış birisi olarak çok bilgiler edindim.

Tükendi: Kırılmış Tedarik Zincirleri- James Rickards (2022)

Malların, enerjinin tedariği ile hatta işgücü ve hizmetlerin tedariği binlerce yıldır devletlerin en önemli meseleleri olmuştur. Ticaret yollarının korunması, kontrolü ve malların güvenli şekilde hareketi ve bu mallardan en çok karı veya vergiyi toplamak, en kaliteli ve ucuz malların temini uluslararası mücadelenin asıl konusunu oluşturur. Kitap Çin ve ABD mücadelesi ekseninde bozulan tedarik zincirlerinin etkilerinin neler olabileceğini, sonuçlarını ve gelecekte neler olabileceğini kestirmeye çalışmış.

Aklın ve Ruhun Terbiyesi

İnsanın maddi ihtiyaçlarının yanında manevi ihtiyaçları da vardır. Manevi ihtiyaçlar bana göre maddi ihtiyaçlar karşılanmadan bile yokluğu sorundur. Ancak maddi ihtiyaçlar karşılandıktan sonra eksikliği çok belirginleşir. Karşılanmazsa mutsuzluk, haz peşinde koşma, doyumsuzluk veya yanlış yerlerde manevi ihtiyaçları arama sorunları oluşur. Bunların çözümü de ne yazık ki çok zor hatta imkansıza yakındır.

İvan İlyiç’in Ölümü

Roman Tolstoy’un bir şaheseri, İvan İlyiç’in ölümü ve cenazesi sırasında onun hayatı, yaşam azmi, hastalığı, hastalığında yabancılaşan aile üyeleri ve arkadaşları ile ilişkisi, doktorlarla olan ilişkisi ve doktorlara hasta gözüyle bakışı, çare arayışı, ızdırapları, ölümü kabullenmesi, hayatı ve ölümü sorgulaması sn derece etkileyici biçimde ele alınmış. Okumanızı öneririm. (Olimpos yayınları, Çeviren Damla Atamer) Not: İş bankası yayınları çevirisi daha iyi olabilir.

Serenad Romanı Hakkında

Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimi insanınki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru! Zülfü Livaneli, Serenad, s. 104

Kıtlık

Yaşadığımız dünyada daha iyi (aslında değil) yaşam isteği, tüketimin özendirilmesi, fazla tüketme özentisi ile tüketim toplumu oluşturuldu. Nüfus artışı, iklim değişmeleri, daha fazla insanın tüketim toplumu olması ile tüketim giderek artıyor. Buna karşılık hem hammaddeleri hem de gıda üretimi aynı oranda artmıyor. Giderek bir kıtlığın yaklaşmakta olduğu görülüyor. Fakir ülkelerden zengin batı ülkelerine göç dalgası büyüyor.

Asrımızın En Büyük Depreminin Verdiği Dersler

Öncelikle Kahramanmaraş depremi ülkemizde son asırda gelmiş ve önümüzdeki asırda da görmeyeceğimiz büyüklükte bir deprem. Afetler normalde rahatlıkla yapılan basit işlerin bile çok zorlaştığı durumlardır. Büyük felaketlerde bu katlanarak artar. Devletin bazı konularda aciz kalması, yetersiz olması normaldir.

Çocuk Evlilikleri, Tacizler ve Sorunun Kaynağı

Son günlerde gündemde olan bu konuyu çok yönlü gözden geçirmeyi düşündüm. Konu siyasi ve cemaat yönünden saldırı veya savunma amaçlı görüldüğü için, herkes kendi konumunu korudu ve bana göre sorunun çözümü hiç konuşulmadı.

Sanat Nedir ve Gelişmeyle İlişkisi

Sanat, güzelle duygulanma, nefret, yaratma, güzeli görebilme, sevinç, öfke benzeri duyguların çeşitli yollarla gösterilmesidir. Sanatı oluşturan veya icra edenler hayatın güzel ve mutlu yanını görebilen kişilerdir. Filozoflar sanatı, temel ihtiyaçlardan sonra gelen zorunlu ihtiyaç olarak gördü.

Sağlık Sektörü Konusunda Düşüncelerim

Problem: Sağlık hizmetlerinin yetersiz ve kalitesiz hem hizmet veren hem de alan halkı memnun edememesi.

Niçin Geri Kaldık (İskender Öksüz)

Bu kitap serinin son ve yorum kitabı, öncekilerde anlatılanlar hipotez olarak sunuluyor. Daha önce devletler niçin geri kaldığına dair teorilere bir eleştiri ve yorum içeriyor. Bizzat bir teori inşası iddiasında değil, ancak yazarın hipotezlerden bir teori oluşturulabilir.  Genç iktisatçı ve iktisat tarihçileri bu konu üzerinde çalışmalılar.

Bilim, Din ve Türkçülük (İskender Öksüz)

İskender Öksüz siyasi, akademik ve özel sektördeki tecrübe ve anılarını, dünyadaki literatür ve tecrübelerle karşılaştırarak ülkemizin sorunları ile ilgili fikirlerini sunduğu dört kitap yazmış. Ufuk açıcı, düşündürücü bu gibi kitapları başka devlet adamlarımız ve münevverlerimiz yazsa! Benim okurken son derece keyif aldığım ve bilgilendiğim bu kitaplardan ilki “Bilim, Din ve Türkçülük”

Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler

Bu kitap “Darbe girişimi sonrası üst akıl söylemlerine bir yanıt; niçin başımıza gelen her problemin sebebi veya sorunun halli için üst akıl arıyoruz; bu sorunların çaresi nedir” sorularının cevaplarını aramış. Ülkeler arasında karşılaştırma yaparak, bilimin bu sorulara ne gibi cevaplar verdiği ve ne yapmamız gerektiğini inceliyor.

Para ve Muhasebe Felsefesi (Dursun Ali Yaz)

Dursun Ali Yaz Mesleği ile ilgili iki adet popüler bilim kitabı yazmış. Youtube videolarına rastladım. Anlattıkları ilgimi çekti ve kitaplarını okudum. Onlar hakkında yorum yapmadan bilgi vermeye gayret edeceğim.

Ekmeğin muhtemel zararları

Ekmek ve diğer unlu gıdalara karşı olanların savundukları birkaç tez var.

Ekmek Üzerine

Son zamanlarda ekmek tüketimi üzerine tartışmalar yapılıyor. Bir kısım uzmanlar tamamen yasaklanmasını önerirken, ekşi mayalı, organik buğdaylı, tam buğday unlu vs tüketilmesi tavsiyesi yapılıyor.

Palm Yağı Meselesi

Son günlerde Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA- European Food Safety Authority ) bir çikolata üreticisinin ürünlerinde bir kanserojen maddenin üst limitlerde olduğunu ve bu nedenle tüketiminin azaltılmasını önerdi.

Manken Dede Olabilir miyiz?

Yakınlarda gazete ve televizyonlarda seksen yaşında, sağlıklı ve atletik bir çinliden haberdar olduk. Bizim birçok yaşlımız bu yaşta kendi öz bakımını dahi yapamazken adam mankenlik yapıyordu. İnsan ister istemez imreniyor. Peki, biz de manken dede gibi olabilir miyiz?

Hastalıkların Hatalı veya Geç Teşhisin Nedenleri

Amerikan kaynaklarına göre erişkinlerde hastaların %5’inde hatalı veya geç teşhis konulmaktadır ve buna bağlı ölümlerin kalp-damar hastalıkları, kanserden sonra en sık ölüm nedenidir.