Yaşam Kalitesi ve Bazı Mevzular

12 Mayıs 2020, Ramazanın 19 cu günü. İstanbul’da dünkü hava yaz günü havasıydı. Masamda iç ve dış mekânın hava sıcaklığını aynı anda ölçüp gösteren bir termometrem var. Akşam iftar saatinde hem oda sıcaklığı hem dış sıcaklık 25 °C gibiydi. Sahura kalkınca dış sıcaklığın ancak 20 °C civarına düştüğünü gördüm. Beykoz Çavuşbaşı’nda bahçede kalıyorum ve orman kenarındayım. Dolayısıyla neredeyse gece boyu kuş sesleri var. Dış hava sıcaklığı üşütmeyecek seviyede olduğu için yatak odamın penceresini açıp kuş cıvıltılarıyla uykuya dalayım dedim. Pencereyi açınca kuş cıvıltılarını bastıracak kadar köpek havlaması işittim. @mesutugur twitt hesabımı takip edenler görmüştür.

Tarihten Örnekler Siyasi ve Sosyolojik Açıdan İsabetli mi?

Birçok siyasetçi, konuşmacı, makale yazarı günümüz olaylarını tarihle bağdaştırmaktadır. Geçmişle övünenler çoktur. Teknikle, bilimle ilgili bir toplantıya gittiğimizde asıl konu terk edilerek zembereği kurulu bir saat gibi hemen tarihi konulara geçilip kürsüdeki duruş, davranış bile değişmektedir. Aynı tutum ve davranışlar farklı tv kanallarında yapılan siyasi açık oturumlarda kendini göstermektedir.

2019 Yılına Veda Ederken

Kıymetli dostlar, Yıl sonu veda yazısı yazma alışkanlığımı sürdürmek için beynim Aralık ayı başından beri telkinde bulunuyor. 2019 yılı nasıl geçti, neler yeni yazacağım yazının içinde olmalı diye genelde araç kullanırken aklıma geliyor. 2019 yılı film şeridi gibi gözümün önünden akıp gidiyor. Aklıma gelenleri unutmadan yazmalıyım diye kendi kendime telkinde bulunuyorum.

Komplo Teorileri: Dış Güçler, Emperyalizm Var mı veya Güncel mi?

Bazı yazıları okuduğumda veya toplantılara katıldığımda “Biz Türkler olarak veya bu ülke sınırları içinde yaşayan topluluk olarak öyle bilgili, öyle görgülüyüz ki ak sütten çıkmış ak kaşık gibiyiz, emperyal güçler (dış güçler) bizim çocukları bozuyor” hissiyatına kapılıyorum çoğu zaman. Eli kalem tutanlar, ağzı laf yapanlar bu koroya katılıyor.

2018 yılına veda ederken

Kıymetli dostlar,  Geçen hafta bir arkadaşımız 2017 yılı sonunda yazdığım yıla veda mesajımı hatırlatmış, arzuladıklarımı gerçekleştirip gerçekleştiremediğimi ve 2018 değerlendirmemi ve 2019 beklentilerimi merak ettiğini yazmış. Şunu ifade etmeliyim ki yazmak, yazdıklarımı paylaşmak beni çok mutlu ediyor.  Kendi kendime çoğu zaman soruyorum. Beni diğer insanlardan farklı düşündüren, görüş belirten içimdeki tepkisel veya paylaşımcı itkinin nedeni nedir diye? Karakterim muhalif olma karakteri mi diye. Sonra bakıyorum kesinlikle öyle değil. Merak ediyorum, araştırıyorum, okuyorum, çalışıyorum, deniyorum. Hepsi belirli rasyonalite çerçevesinde oluyor. Çoğu zaman benim düşünce tarzımdaki farklılıkların genç yaşımda gittiğim ve 16 yıl yaşadığım İsviçre ölçüm mesnetlerine göre oluştuğunu söylüyorum. Bir grup arkadaşla eski diyanet işleri başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez’le kahvaltı yapıp sohbette bulunmuştuk. Ben değerlendirmelerimi gençliğimde gittiğim İsviçre’de oluşan ölçüm mesnetlerime göre yapıyorum deyince; „ölçüm mesnetleri“ kavramını ilk defa işitiyorum güzel bir kavrammış demişti. İsviçre’ye tahsil için gittiğimde okuyacağım bölüm iki üniversitede vardı. Birisi doğu İsviçre’de Almanca konuşulan bir kasabada diğeri ise batı İsviçre’de Almanca-Fransızca konuşulan küçük bir şehirde. İlk başta fazladan Fransızca öğrenirim diye seçtiğim bu şehrin bana çok kültürlülüğü anlamak adına kattıklarını sayfalarca anlatabilirim.      

Dr. Alaattin Büyükkaya Vefa Gecesini Katılımcı Olarak Yaşarken ve Sonrasında Aklımdan Geçenler

“Vatan için yaşamak, vatanın ilerlemesi ve yükselmesi için çalışmak da, vatan için ölmek kadar şereflidir” Beyaz Zambaklar Ülkesi -  Grigory Petrov