Dr. Zülfikar ÖZKAN

Avukat - Yazar - NLP Trainer

[email protected]

Ah, Şu Sorunlarımızın Sebebini Dışarda Arama Alışkanlığımız!

Şu sözleri her gün işitmeyen var mı? “Kayınvalidemin yüzünden yuvam yıkıldı.”, “Fizik öğretmenimin yüzünden tahsil hayatım bitti”, “Şefin yüzünden işten atıldım.” ” Şu kişinin yüzünden kanser oldum.”, “Sosyal medya beni oyalıyor.”
Sorumluluğu başkasına, bir nesneye, bir olaya yüklemede ustayız (!). Orhan Veli’de bir şiirinde şöyle diyor:
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım
Soruna bakış açımız, sorunun kendisidir. Çoğu zaman, sorunun kendisi gerçek bir sorun değildir, soruna karşı gösterilen tutum bir sorundur.
Suçu başkalarında arıyorsanız, diyor Douuglu Nuel Adams, kendi değişme gücünüzden vazgeçmişsiniz demektir.
“İçerden dışarıya “yaklaşımına göre, insan ilk önce kendisiyle, öz varlığıyla ve amaçlarıyla işe başlamalıdır. Bunun tersi olan “dışarıdan içeriye “yaklaşımından hareket ederek sorunlarımızı çözemeyiz, başarıya ulaşamayız ve mutlu olamayız.
David R. Hawkins’in, bilinç seviyelerini ölçerek 1’den 1000’e kadar derecelendirmiştir. Ölçüm sonuçlarını,” Güce Karşı Kuvvet" ve “ "Açıklamalı Bilinç Haritası” kitaplarında açıklamıştır. Bu sıralamaya göre 200’ün altındaki düşük seviyelerde insanlara göre, dünya umutsuz, üzücü, korkutucu ve sinir bozucu olarak görülür. Bilinç seviyesi 200’ün üstüne çıktığında hayat heyecan verici, mücadeleci ve teşvik edici görülür. Mutluluk bilinçteki ilerlemenin doğal bir yan ürünüdür. Önemli olan bilinci yükseltmektir.
Bilinç enerjisi, 350 (kabullenme) seviyesine çıkan insanlar, mutluluğun kaynağının veya sorunlarının sebebinin “kendi içinde” olduğuna inanıyor. Bilinç seviyesi 200’ün altında olanlar ise, sorunların sebebinin “dışarıda” olduğuna inanıyor. Birine öfkelendikleri zaman “Beni şu kişi öfkelendirdi” diyorlar. Oysa “haklı öfke” diye bir şey yoktur.
Üzüntümüz hiçbir zaman sandığımız sebeplerle ilgili değildir. Üzüntü duyduğumuzda bunun yaklaşık %90’ı geçmişle ilgilidir. Bizi üzdüğünü sandığımız şeylerle ilgisi yoktur. Genelde üzüntünün sadece %10 kadarlık bir oranı yaşadığımız deneyimle bağlantılıdır (GRAY, s. 276).
Bir sorunu çözmek için, odağınızı, dikkatinizi, bilincinizi sorunun ötesine uyarlamanız gerekir. “Hiçbir sorun, onu yaratan aynı bilinç seviyesinden çözülemez." diyor Einstein.
Ah şu bilinci yükseltme çalışmalarına eğitim kurumlarında ve hayatın her alanında bir başlayabilsek!
Kaynaklar
* John GRAY, Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten, İstanbul, 2015, s. 276.
Zülfikar ÖZKAN. Beynin Mutluluğa Ayarlanması, Pozitif Yayınları, İstanbul, 2021