Prof. Dr. Yunus Vehbi YAVUZ

Akademisyen

Müslüman’ın Günlük Hayatı

Fıkıh konusundaki temel bilgiler kitaplar serisinin ilki “Müslüman’ın Günlük Hayatı” olmalı ve kısaca Kur’an ve Sünnetteki Talimatların tamamını kapsayacak şekilde hazırlanmalıdır.
Müslüman’ın günlük hayatının bir özetini verelim:
1. Sabah namazından önce kalkıp iki rekât sabah namazının sünnetini evde farzını ise camide cemaatle kılmak.
2. Sabah namazından sonra erken işe çıkmak ve rızkı sabah vaktinin bereketinde aramak.
3. Beş vakit namaz için cemaate devam etmek.
4. Sabah namazından sonra 100 kere “Sübhanellah ve bihamdihi”,
5. “100” kere estağfirullah ve etûbuileyh” demek.
6. “100” defa “La ilahe illellahuvahdehû lâ şerike leh” demek.
7. “Lâ havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim” duasına devam etmek.
8. “Yâlatîf”, “Yâ Kabız” isimlerini sıkça okumak.
9. Beş vakit namazın sünnetlerini de kılmak.
10. Beş vakit namazı Allah ile buluşma merasimi gibi büyük bir huzur duyarak ve tazim ile rahat kılmak.
11. Yatsı ve sabah namazlarını camide cemaatle kılmayı ihmal etmemek.
12. Yatarken uyku duasını okumak
13. Gün boyunca dedi-kodu yapmamak.
14. Yatmadan önce, manevi kâr-zarar muhasebesi yapmak.
15. Tuvalete girmeden önce ve çıktıktan sonra dua etmek. Hz. Peygamber (s.a.), helaya girince şöyle dua ederdi: “Allahım! Pislikten ve pis şeylerden sana sığınırım.” (Buhari, Daavat, 15, 8/88)
16. İş hayatında doğruluktan ayrılmamak.
17. İşi hakkıyla yapmak.
18. Âdil davranmak.
19. Gelirini aile fertleri ile paylaşmak.
20. Halk ile karşılaşınca Müslümanlara selam vermek.
21. Herkese karşı güzel davranmak.
22. Rızkına haram karıştırmamak.
23. Söz taşımamak.
24. Anlaşmazlığı olan kimseleri barıştırmak.
25. İşlerini yürütürken danışmak.
26. Başarılı insanları tebrik ederek teşvik etmek.
27. Kötülük işleyenlere nasihatte bulunarak vazgeçirmeye çalışmak.
28. İyilikleri tavsiye etmek.
29. Maddi-manevi değerlerini çevresiyle paylaşmak.
30. Mâlayani söz ve işlerle uğraşmamak.
31. Her zaman hayır konuşmak.
32. İnsanlara güzel söz söylemek.
33. Yalan konuşmamak.
34. Komşu haklarına riayet etmek.
35. Aile fertleri ile güzel geçinmek ve huysuzluk yapmamak.
36. Dua etmek. Dua da bir ibadettir. Kur’an dua yapmayı emrediyor. Hz. Peygamber (s.a.) dua ederdi. Onun dualarından birkaçı:
Hz. Âişe’den rivayet olunduğuna göre, Hz. Peygamber (s.a.) şöyle dua ederdi: “Allahım! Tembellikten, yaşlanmaktan, günah işler işlemekten, borçlanmaktan, kabir azabından, cehennem ateşinin fitnesinden, cehennem azabından, zenginliğin fitnesinden, fakirliğin fitnesinden; Mesih Deccal’ın şerrinden sana sığınırım. Allahım! Hatalarımı benden kar suyu ile, buz suyu ile temizle; beyaz elbiseyi kirlerinden temizlediğin gibi, kalbimi hatalardan pakla; hatalarımla benim aramı doğu ile batı arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır.” (Buhari, 8/98)
Huzeyfe’den rivayet olunduğuna göre; Hz. Peygamber (s.a.) yatağına girince elini yanağının altına koyarak şöyle derdi: “Senin adınla ölürüm, senin adınla yaşarım. Yatağından kalkınca da: Bizi dirilttikten sonra tekrar yaşatan Allah’a hamd olsun.” (Buhari, Daavat, 7, 8/85)
“Hz. Peygamber (s.a.) yatağını alınca iki ellerine üfleyerek Felak ve Nas surelerini okuyarak ellerini yüzüne sürerdi.” (Buhari, Daavat, 12, 8/87)
İbn-i bbas’tan rivayet olunduğuna göre; Hz. Peygamber (s.a.) sıkıntılı zamanlarında şu duayı yapardı: “Halîm ve azîm, göklerin ve yerin, yüce Arş’ın rabbi olan Allah’tan başka bir ilah yoktur.” (Buhari, Daavat, 27, 8/93)
“EbûHüreyre’den rivayet olunduğuna göre; Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: “Her ki günde 100 kere (Lâ ilahe illallahuvahdehû lâ şerike lehu, lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamdü ve huve ala külli şeyin kadir.) kelimesini söylerse o gün akşama kadar bu kelime onun için şeytana karşı bir kalkan olur. Daha çok söyleyen dışında, hiçbir kimse bundan daha üstün bir kelime ile ile gelmez.” (Buhari, Daavat, 64, 8/106)
“Ebû Hüreyre’den rivayet olunduğuna göre; Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: Kim her gün 100 kere (sübhanellah ve bihamdihi) kelimesini söylerse, denizlerin köpükleri kadar da olsa, onun hataları silinir.” (Buhari, Daavat, 64, 8/107)
İbn-i Abbas’tan rivayet olunduğuna göre; Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurdu: “Onlardan biri hanımına yaklaştığı zaman: “BismillahiAllahummecennbini eş-Şeytane ve cennibi’ş-şeytaneannamarazektena= Allah’ım! Bizi şeytandan şeytanı da bize rızık olarak verdiğin nesilde uzaklaştır.” Derde aralarında bu ilişkiden bir çocuk olmuşsa ona ebedi olarak şeytan zarar vermez.” (Buhari, Daavat, 56, 8/103)
EbûHüreyre’den rivayet olunduğuna göre; Resûlullah(s.a.) şöyle buyurmuştur: “Namaz için ezan okunduğu zaman, ezan sesini işitmemek için zuraatı olduğu halde, şeytan sırtını döner. Ezan bitince döner. Sonra namaz için tesvib yapılınca sırtını döner; tesvib de bitince döner, nihayet kişi ile nefsi arasına girerek hatırlamadığı şeyler için şöyle der: “Şunu şunu hatırla. Öyle ki, kişi kaç rekât namaz kıldığını hatırlayamaz olur.” (Buhari, Mevakit, 1, 1/158)
“Ebû Hüreyre’den rivayet olunduğuna göre, istiğfar
“O kimseler ki, çirkin bir iş işledikleri yahut kendilerine zulmettikleri zaman, günahlarından ötürü bağışlanmaları Allah’tan isterler, - Allah’tan başka günahları kim bağışlayabilir ki? - yaptıkları üzerinde bilerek ısrar etmezler.” (Âl-i İmran, 3/135)
Ebû Hüreyre’den şöyle dediği rivayet olunmuştur: “Fakirler Hz. Peygamber (s.a.)’e gelerek şöyle dediler: Mal sahipleri mallarından, sevapları ve ebedi nimetleri alıp götürdüler; bizim namaz kıldığımız gibi onla da namaz kılıyorlar, bizim oruç tuttuğumuz gibi oruç tutuyorlar; malları sebebiyle onları elde ettikleri fazlalıklar vardır; malları ile hac yapıyorlar, umre yapıyorlar, cihad ediyorlar ve sadaka veriyorlar.” Buna karşılık Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurdu: “Size öyle bir şey söyleyeyim mi ki onu yaptığınız zaman sizi geçenlerin önüne geçersiniz? Sizden sonra hiç kimse de size yetişemez; sizin gibi yapanların dışında, beraber yaşadığınız kimselerin en hayırlıları olursunuz? “Her namazın peşinden 33 kere “sübhanellah”, 33 kere “el-hamdülillah”, 33 kere “Ellahu Ekber” dersiniz.” (Buhari, 1/213)
Cabir (r.a.)’tan şöyle dediği rivayet olunmuştur: “Hz. Peygamber (s.a.), bütün işlerimizde, Kur’an’dan bir sûre öğretir gibi istihare yapmayı şöyle öğretirdi: Sizden biri bir iş yapmak istediği zaman, önce iki rekât namaz kılsın, sonra şöyle dua etsin: Allahım! Bilgin sebebiyle senden hayırlısını istiyorum, kudretin sebebiyle sen kudret istiyorum. Senin yüce fazlından istiyorum. Çünkü senin gücün yeter, benim ise gücüm yetmez, sen bilirsin ben ise bilmem, sen gaybı çok iyi bilensin. Allahım! Eğer sen bu işin benim için, dinim, yaşayışım ve âkıbetim bakımından hayırlı olduğunu biliyorsan onu benim için takdir et. Yok, eğer bu işin benim için, dinin, yaşayışım ve âkıbetim bakımından şerli olduğunu biliyorsan onu benden, beni ondan uzaklaştır; bana hayırlısı ne ise onu takdir et, sonra da olana beni razı et.” Bu duayı yaparken Allah’tan istediği şey ne ise onu söyler.” (Buhari, Daavat, 48, 8/100)