KKTC Yaşayan Bir Gerçektir

Bir devlet düşünün! Kurulalı tam 36 yıl olmuş ama Türkiye’nin dışında tanıyan başka bir devlet yoktur! Adı: Kuzey Kıbrıs değil; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir.

Atatürk’ü Kaybettiğimiz O Sabah…

              (Onun ebediyete intikali ile gerçekten bir tarih göçmüştü…)         Tarih: 10 Kas ım 1938, Perşembe, saat: 09.00 Yer: Dolmabahçe Sarayı – İstanbul Tanık: Atatürk’ün Genel Sekreteri, Hasan Rıza Soyak anlatıyor:

Tarihten Bir Yaprak (Yaşanmış bir insanlık öyküsü)

15 Temmuz 1974… Kıbrıs adasında Yunan Cuntası destekli bir askeri darbe gerçekleşmiş, adanın her yanında kanlı olaylar yaşanmaktadır. Bu arada ‘Türk Kasabı’ lakaplı Nikos Samson, ‘Helen Cumhuriyeti’ adıyla yeni bir devlet kurulduğunu ilan etmiştir.

Kıbrıs’ta Bundan Sonra Ne Olur?

Kıbrıs’ta bundan sonra olabilecek yegâne şey;  her iki kesimde kurulu devlet yapısının, her iki halkın yaşam biçiminin devamı olacak; Kıbrıs adasının bugününden farklı bir çözüm şekli gelişmeyecektir. Onca yıldır devam eden müzakereler sürecine, uluslararası toplumun konuya yaklaşım biçimine, Rum-Yunan ikilisinin çözüm sürecinde oynadığı oyunlara, Türkiye’nin ada üzerindeki vazgeçilmez haklarına bakıldığında:

KKTC Cumhurbaşkanı ve Suriye Barış Pınarı Operasyonu

 KKTC Cumhurbaşkanlığı makamına geldiği tarihten bugüne yaptığı her açıklamasıyla, Kıbrıs müzakereleri süresince attığı her adımla eleştirilen, gündeme damgasını vuran bir siyasetçi… Yıllardır ülkemizin yaşamış olduğu terör sorununu adeta görmezden geliyormuşçasına öyle bir açıklama yaptı ki, yine gündeme oturmayı başardı!

Mevsimin Adı, Sonbahar…

‘’ Mevsimlerin en hüzünlüsüdür! Renklendir desen bu mevsimi; ona en yakışanı sarısıyla, kırmızının her türüdür…’’

TBMM Tutanaklarıyla Kıbrıs Konusu ve Garanti Antlaşması

Tarihe iz bırakan öyle olaylar vardır ki, bu olayların gerçekleri ne kadar göz ardı edilirse edilsin, çağın gerekleri bu gerçeğin artık değişmek zorunda olduğunu işaret ederse etsin; o olayların tarih sayfalarına bırakmış olduğu izleri silmek mümkün olmaz, olamaz…

Yine Kıbrıs Müzakeresi, Yine Birleşmiş Milletler..!

Yine bir Eylül sonu, yine bir Kıbrıs görüşmesi… Hiç bitmeyecek bir sevdaymışçasına süregelen müzakereler. 50 yılda kaç lider geldi, kaç lider gitti! Konu aynı Kıbrıs, zemin hep aynı; Birleşmiş Milletler.

‘’Gerçekleri mi İstiyorsunuz? İşte Size Gerçekler’’

Değerli Okurlar;  Kıbrıs’la ilgili güncel gelişmeleri kaleme alarak, ülkemizin en önemli dış sorunlarının başında gelen bu konuyu zaman, zaman Rum tarafının bakış açısıyla da sizlere aktarıyorum.

Kıbrıs’ta Çözüm Olur mu?

Kıbrıs adasında 1968 yılından beri devam eden müzakereler sürecine bakıldığında taraflar arasında yapılan görüşmelerin hiçbirisinden bir sonuç alınamamıştır.

Kıbrıs’ta Büyük Finale Doğru..!

Kıbrıs konusuyla ilgili geçen yıl sona eren müzakereler sürecinin yeniden başlayabilmesi için ilk temas geçtiğimiz Ağustos ayında yapılmış, Rum ve Türk tarafını temsil eden liderler Lefkoşa’da yeniden bir araya gelmişlerdi…

30 Ağustos, Bağımsızlığımızın İlk Günüdür

Bugün bağımsızlığımıza kavuştuğumuz o mutlu günün, 30 Ağustos zaferimizin 97’nci yıldönümüdür, hepimize kutlu olsun.

Hayalet Şehre, Hayalperest Başkan Seçimi..!

Kıbrıs adasında son zamanda adından çok söz ettiren bir bölge var, adı Maraş! 1974 yılından beri yasak bölge.

Kıymayın Bu Toprakların Yeşiline..!

Ne hazin bir manzara!  Günlerden beri televizyon ekranlarından izliyoruz; zümrüt yeşili ormanlarıyla Kaz Dağlarının tam da böğrüne saplı duran emperyalizmin o zehirli hançerini, içimizi yakıp kavuran o ağaç katliamını…

KKTC Cumhurbaşkanından Ters Köşe!

Geçtiğimiz yıl Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle sona eren Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için her iki tarafı temsil eden liderler 09 Ağustos 2019 Cuma günü yeniden bir araya gelecek. Ancak bu ikili görüşme öncesinde KKTC Cumhurbaşkanı S. Akıncı, Rum resmi haber ajansı CNA’ya yapmış olduğu açıklamalarıyla; KKTC’de göreve yeni gelen hükümete adeta ters köşe yapmıştır!

Kıbrıs Kuvva-i Milliyesi, ‘’T.M.T.’’

‘’ Artık biz yokuz ve hiçbir zaman olmadık. Şu andan itibaren tek başınasınız, dendiğinde büyüklerine kırılmadılar. Ve de yılmadılar. Aksine, çatık silahların gölgesinde, Kur’an’a el basıp, dava için ölümüne yemin ettiler. Onları umut susuzluğu ve çaresizlik içerisinde, karşı kıyıda bekleyenlere uzattılar ellerini. Kader birliği ettiler. ‘’ Ölmek var, dönmek yok,’’ oldu parolaları…’’ ( Ahmet Tolgay, K.T.M.D. yayını 2  ( Hep birlikte, gizlilik andı içtiler…)

Kıbrıs Türk’ünün Kaderi Bu mudur?

İşte yine açıklandı! Kıbrıs’ta görüşmeler yeniden başlıyor… 09 Ağustos 2019’da tarafları temsilen iki lider yeniden bir araya geliyor. Konuları aynı, konuşmaları aynı, temsil ettikleri halklar aynı!

45 Yılın Ardından Kıbrıs Gerçeği…

20 Temmuz 1974 sabahı uğruna savaşı göze aldığımız Kıbrıs konusu hala tüm sıcaklığı ile gündemimizde.

Kıbrıs’tan Sonra Sıra Doğu Akdeniz’de mi?

Emperyalizm, bir ülkenin başka bir ülke üzerinde, onun ‘’doğal veya üretilmiş zenginliğini’’ çalmak amacıyla, siyasal araçlarla doğrudan veya ekonomik araçlarla dolaylı olarak, tahakküm [hâkimiyet] kurması sürecidir.

Ya Türk Askeri Kıbrıs’a Gelmemiş Olsaydı?

Bir düşünün bakalım! Bundan tam 45 yıl önce Türk askeri adaya gelmemiş, Kıbrıs Türk’ü Rum’un insafına terk edilmiş olsaydı, Kıbrıs’ta neler yaşanacak, o günlerin izleri bugünlere nasıl yansıyacaktı?