Girne’den Doğan Güneş (20 Temmuz 1974)

Tam 47 yıl geçmiş o savaş günlerinin ardından… Yıllar öncesine dönmek; o günleri tekrar yaşamak, satırlara dökmek, savaşı anlatmak ne kadar zor! Hele, hele kana kan; cana can katarak kurulmuş bir devleti anlatıyorsa o zaman, Hele, hele gönderlere çektiğimiz, çekilmiş ay yıldızlı bayrakların gölgesine emanet edilmişse şühedalar…

Gazi Mustafa Kemal Paşanın Anlatımıyla 19 Mayıs 1919

Milletler yaşadığı topraklarda öylesine önemli olaylar, dönemlerle karşı karşıya kalırlar ki! Bu dönemler; onların geleceklerini şekillendiren, yaşamlarına şekil veren değer yargılarını da test eder.    Türk Milleti binlerce yıllık tarihi boyunca pek çok önemli olaylarla, dönemlerle karşı karşıya kalmış ama daima doğup büyüdükleri topraklara, atalarımızdan devir alınan emanetlere, vatan, bayrak, inanç, gelenek, görenek, dil birlikteliği, ülkü beraberliği gibi değerlere sahip çıkmış; özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için nesiller boyunca binlerce vatan evladımız bu uğurda hayatlarını seve, seve feda etmiş ama tarihin hiçbir döneminde düşmanına diz çökmemiştir.

Kıbrıs’tan Günümüze Yansıyanlar…

27-29 Nisan 2021 tarihinde BM öncülüğünde Cenevre’de başlayacak olan 5+1 Garantör ülkeler ve taraflar arası gayrı resmî Kıbrıs konferansı öncesinde;  50’li yıllardan beri adada yaşananlara bakarak kısa bir analizle Kıbrıs gerçeklerini hatırlamak gerekir:

Bir Zamanlar Kıbrıs…

Tarih, 20.07.1974. Mersin Ovacık Sahilleri… Günün ilk ışıkları Akdeniz’i henüz aydınlatmış, yaz sıcağının ıslak nemli havası bölgeye iyice sinmiş, nefes almayı dahi zorlaştırıyordu.  Çevrede sadece cır cır böceklerinin gevezeliği duyuluyor, tabiat ana büyük bir suskunluk yaşıyordu. Yaşam, az sonra büyük bir olaya tanık olacağını nerden bilebilirdi ki? Savaşa katılacak askerler, kaderin onlara neyi, nasıl sunacağını bilmeden büyük bir heyecanla komutanlarından gelecek emri bekliyorlardı…

Türk Milleti ve Vatan

TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa Kurtuluş Savaşımı­zın en kritik günlerinin yaşandığı vatan topraklarında; düşman topçusunun sesleri Polatlı’dan duyulurken, savaş meydanlarının yenilmez komutanı, o eşsiz hitabet yeteneği ile 13 Ocak 1921 ta­rihli TBMM oturumunu büyük vatan şairimiz Namık Kemal’in yüzyılı aşkın bir süredir akıllardan silinmeyen, vatan mersiyesi­nin iki cümlesiyle açıyor; milletvekillerine şöyle hitap ediyordu:

Biz Kimiz?

Andımızın tartışıldığı, ulus devlet özelliğimizi, milli birlik ve beraberliğimizi en üst seviyelere çıkarmaya ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde ‘’BİZ KİMİZ?’’ sorusunu cevaplayarak, Türk Milletinin tarihe damgasını vuran niteliklerinin bir kez daha hatırlanması, bilinmesi gerekir.

Çanakkale’yi Geçilmez Yapan İki Gerçek…

18 Mart 1915’te başlayan Çanakkale savaşlarının, kanla yazılan o destanın ardından tam 106 yıl geçti.

Selam Olsun Sana Mehmetçik

‘’ Sana dar gelmeyecek Makber-i kimler kazsın ! “ Gömelim gel seni tarihe ”  desem , sığmazsın ’’                                                         (Mehmet Akif Ersoy)

Kıbrıs’ta Neler Oluyor?

Korona salgının esir aldığı dünyanın her köşesi bu öldürücü hastalık ile mücadele ederken, bir taraftan da bölgesel anlaşmazlıklar, bölgesel savaşlar, tüm hızıyla devam ediyor.

Veresiye Defterleri…

Son dönemde ne çok konuşulur oldular. Televizyon haberlerinde, gazete manşetlerinde hep onun adı var... Adına veresiye defteri diyorlar! Her birinin yeri de, içinde yazanları da aynı…

Bir Hayalim Var…

Bir hayalim var dostlar, arkadaşlar, bu güzel ülkenin her yöresinde yaşayan güzel insanlar. Bu öylesine bir hayal ki! İçerisi sevgi dolu, bedeli ise sadece umut…

Mehmetçik ve Komutan

‘’Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin en büyük payı senindir.’’(Gazi Mustafa Kemal Atatürk)

Susuzluğa Hazır mıyız?

Çok değil bundan 25 -30 yıl önce, özellikle İstanbul’da hemen, hemen her evin banyosunda tavana yakın, ya da çatı katında plastik ya da galvanizli su depolarımız vardı! Her gün yaşanan saatlerce su kesintisinin verdiği zorlukları aşmak için böylesine bir çareye başvurmuştu insanlarımız…

Affet Bizi İstanbul..!

İstanbul; Asırlar boyunca pek çok medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir dünya incisi… Dünya genelinde ülkemizin en çok bilinen, aranan, gezilen şehri, turizm sektörümüzün her mevsimine hizmet eden eşsiz bir hazine…

Girne’den Doğan Güneş…

Yazımın başlığı bundan 28 yıl önce kaleme aldığım, 1974 Kıbrıs Savaşlarını anlatan ilk kitap olma özelliğine sahip kitabımın adıdır.

Son Sabah…

Tanık: Atatürk’ün Genel Sekreteri, Hasan Rıza Soyak anlatıyor: ‘’ Gözleri kapalı, göğüs mütemadiyen inip, çıkmakta… Sarayda ve oda da ruhani bir sessizlik hâkim. Yatağının sağ tarafında, hemen yanı başında Op. Mim. Kemal Öke ayakta duruyor. Dr. Kamil Berk, başını Mim Kemal’in omzuna dayamış hıçkırıklarına hâkim olamıyor. Prof. Akil Muhtar Özden kendinden geçmiş, odanın içinde telaşlı adımlarla durmadan dolaşıyor; hem ağlıyor, hem de mütemadiyen ‘Aman Yarabbi, Aman Yarabbi…’ diye söyleniyor.

Göz Göre, Göre! Biline, Biline…

İnsanın doğayla savaşı, insanlık tarihi kadar eskidir. Toplumlar büyüyüp yaygınlaştıkça, teknoloji geliştikçe, insanoğlu doğayı daha çok kontrol altına almak istemiş, bu yönde hesapsız müdahaleler yapmıştır.

İşte Devlet, İşte Bayrak (37 yıl önce Lefkoşa…)

Ne çabuk geçip gidiyor yıllar! Tam 37 yıl olmuş o günün sabahından, bugüne geçen zaman… O günün sabahında takvimler, 15 Kasım 1983 Tarihini gösteriyordu…

97 Yıl Önce Yaşanan Mucizevi Gerçek...

‘’Cumhuriyet karşıtları kıs, kıs güldüler! Bu yeni devlet, bu deneysiz yöneticilerle ne bu büyük sorunları çözebilirdi, ne bu dev düşmanları yenebilirdi. Haklı gibi görünüyorlardı. Ama bir şeyi unutmuşlardı: Yurtseverlik. Onun yenemeyeceği ne vardı?’’  (Turgut Özakman, Cumhuriyet - Türk Mucizesi-2009)

Yaşama İz Bırakanlar…

‘’Yok, öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak… Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak…’’ (Nazım Hikmet)