Mükemmel ebeveyn olmaya çalışmak yerine mutlu ve huzurlu bir bağ kurmak önemlidir. Çocukların hatasız değil, yeterince iyi ebeveynlere ihtiyacı vardır.
Anne baba olmak zordur; kendi kendine yetmeyen bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak ve onu hayata hazırlamak, bir yetişkinin üstlenebileceği en büyük sorumluluktur. Anne baba olmanın en zorlu yanlarından biri de, “yeterince iyi bir anne baba mıyım?” sorgulamasıdır.
“Mükemmel anne babalık yoktur” diyor Prof. Dr. Neriman Samurçay ve “Kendini mükemmel sanan anne babalar vardır, ama mükemmel anne babalık yoktur” diye ekliyor.
Bir başka uzman, Leyla Navaro, “Beni Duyuyor musun?” adlı kitabında; “Diğer meslekler deneme yanılmayı kaldırabilir ancak anne babalık mesleğinde deneme yanılmaların sonucu ne yazık ki çok ciddidir” diyerek konunun önemini vurguluyor. Aynı kitapta söylenen şu sözleri de hatırlatalım; “İnancımız, mükemmel anne babanın mükemmel çocuk yetiştirdiği değil, mutlu anne babanın mutlu çocuk yetiştirdiğidir”.
Samurçay’a göre, öğrenilenle yapılanlar arasındaki çelişki, öğrenilenin özümsenip, özümsenmemesine bağlıdır. Bu da bir anlamda, insanın neyi, niçin öğrendiğini çok iyi bilmesi demektir. Bilgiye, sorunları fark edebilmek için ihtiyacımız var. Kendimizi yetersiz bulup suçlayarak, çocuğumuzla ilişkimizde yeni sorunlar açsın diye değil, Çünkü farkındalık, çözüme ulaştırmayı kolaylaştırıyor. Unutmayın. Kendinizi suçlamakla geçirdiğiniz saatler çocuğunuzla geçirebileceğiniz mutlu dakikalardan çalınıyor.
Pembe dizilerdeki gibi bir hayat beklemeyin! Çocuğun gelişim sürecinde sorunlar yaşanması normaldir. Her şeyden önemlisi, bu sorunların fark edilip, fark edilmediğidir. Anne babalar işte bu noktada, sorunları fark etme noktasında, duyarlı olmalıdır. Anlamak, çocuğuyla başarılı bir ilişki geçirmek isteyen anne babaların elindeki en büyük GÜÇTÜR.
Ancak bir de anlaşılma gereksinimi var. Anlaşılmak çocuklar kadar her anne babanın da hakkı. Anne baba olarak yorulduğunuzu, yalnız kalmak istediğinizi dile getirebilmelisiniz. Herkesten önce kendinize. Bu sadece size değil, çocuğunuza da iyi gelecektir. Çünkü çocuklar, karşılarında yıkılmaz kayalardansa, kendileri gibi insanlar görmekten hoşnut olacaklardır.
Anne babanın çocukla kurabileceği en iyi ilişki biçimi, içtenliğe, sevgiye ve temel bir güven duygusuna dayanır. Bir kez bu duygu karşılıklı olarak oluştuktan sonra, hayat herkes için çok daha kolay olacaktır. “Dozajı iyi ayarlayarak çocuğunuza acınızı, kızgınlığınızı göstermekten kaçınmayın”. Siz kendinizi ne kadar açık ve rahat ifade edebilirseniz, çocuğunuz da aynı beceriyi o ölçüde kazanacaktır.
Peki, hedef mükemmel değil mutlu anne babalar olmak ise, bu nasıl sağlanır? Samurçay, bu yolda şu çabaların önemini vurguluyor; “içgüdüsel” yanımızı, bir başka ifadeyle içimizdeki çocuğu keşfetmeli ve zaman zaman serbest bırakabilmeliyiz. Anne babalığı sadece kuralları aktarmak gibi kabul etmemeliyiz. Anne babalık “çalış” demek kadar, oturup gayet doğal bir biçimde çocukla oynayabilmek, bundan zevk alabilmek demektir.
Hepimiz çocuk yetiştiriyoruz ve bunu yaparken elimizden gelenin en iyisini yapmaya çaba gösteriyoruz. Hata yapmıyor muyuz? Elbette yapıyoruz bazen yaptığımızı bilerek ya da bilmeyerek. Çocuk yetiştirmek konusunda ideal olan davranışlar kitaplarda yazsa da kendi çocuğuna uygulamak farklı oluyor. Oysa zaman su gibi akıp geçiyor, göz açıp kapayıncaya kadar büyüyor çocuklarımız. Bu yüzden onlar büyüdüklerinde keşke dememek için daha sabırlı daha hoşgörülü ve daha bilinçli davranmamız gerekiyor.
Çocuk kitapları yazar, başarı koçu Diane Loomans diyor ki; “Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı”:
-
Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine, parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.
-
Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.
-
Daha bilgili olmaya çalışır, ona daha çok şefkat gösterirdim.
-
Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.
-
Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim.
-
Onu daha çok kucaklar, daha az hırpalardım.
-
Ona karsı katı davranmaz, onu daha çok yüreklendirirdim.
-
Önce benlik saygısını kazanmasını sağlar, bir ev sahibi olmayı daha sonra düşünürdüm.
-
Ona güce karşı sevgi duymak yerine, sevginin gücünü öğretirdim.
Mükemmel ebeveyn olmaya çalışmak yerine, çocuğunuzla kurduğunuz bağda huzuru ve huzurlu bir iletişimi seçmek, hem sizin hem de çocuğunuzun ruh sağlığı için çok daha değerlidir. Mükemmeliyetçilik düşüncesi sürekli bir kaygı ve tükenmişlik duygusu oluşturur. Mutlu ebeveynler hatalarını kabul eder ve bundan korkmazlar. Çocuklar hatasız robotlar değildir, insan olan, hata yapan ama telafi eden ebeveynlerden hayatı öğrenirler. Çocuk doktoru, çocuk psikolojisi ve psikanalizi alanında ünlü, yazar Donald Winnicott’un da belirttiği gibi: “Çocukların hatasız değil, yeterince iyi ve sevgisini hissettiren anne babalara ihtiyaçları var.” Sevgiyle kalın…