DEM’in, Diyarbakır, İstanbul ve Van’da Nevruz’u vesile yaparak organize ettiği kutlama toplantıları ülkemizdeki siyasi Kürtçülük hareketinin yeni bir gösterisine dönüştü. DEM de zaten bunu istiyordu; amaçları kültürel bir etkinlik yapmak değil bir yandan kitlesel motivasyon oluşturarak taraftarlarının desteğini, bağlılığını artırmak, diğer yandan istedikleri yasal düzenlemelerin yapılması için hükûmet nezdinde psikolojik baskı kurmaktır. Nevruzu her zamanki gibi ajitasyon (kışkırtma) vesilesi olarak kullanıyorlar.
Bu yıl, kış çok çetin geçti. Son birkaç yıldır nazlı nazlı yağan kar, bu sefer geçmişin acısını çıkartırcasına toptan yağdı.
Kaybolmuşuz kalabalıklar ummânında, şehrin Yalnızlığı kuşanmış bir cinnet uğultusu var. Şafak sökmeyecek gibi pencerelerinde evlerin Ve birer ucûbe gibi üzerimize gelen gökdelenlerin,
Kaliteli uyku, sağlıklı ve kaliteli yaşamanın en önemli unsurlarından biridir.
Yıldızları tutmak istedim anne O kadar yakındaydılar ki Elimi uzatsam değecek idim sanki Dans ederek yanımdan hızla Geçip gittiler Beni fark etmediler bile
Yüce Rabbimiz' in biz insanlara verdiği en büyük, en önemli nimetlerin başında gelen akıl ve irademizle; hayatımızı yaşar, geleceğe ait kararları alır, uygular ve yasarız. Her yaş, bir anlamda Yaratıcının verdiği ömür, kendi çağında yaşanarak akıp gider, mazi denilen hatıralara dönüşür.
Nadide bir ramazan ayını idrak etmenin ardından, bayramın uhrevi havasını bolca yudumladık. Oruçla yakaladığımız huzurun mutluluğunu, bayramla idrak ettik.
“Ey Rabbim, benim ilmimi artır.” (Taha Suresi, 114)
Hollanda’da büyüyen Türk kökenli gençler çoğu zaman iki dil, iki kültür ve iki dünya arasında yaşıyor. Evde Türkçe konuşuluyor. Okulda ve sosyal hayatta Hollandaca kullanılıyor. İşte bu iki dillilik deneyimini, gençlerin kendi sözleriyle anlatmalarını sağlamak amacıyla, Hollanda’da dikkat çekici bir yarışma başlatıldı.
Hamd olsun Allah’a, son sahuru da yaptık. Mübarek ayın son gecesine elveda demeye hazırlanıyoruz. Müezzin her zaman olduğu gibi, seher yeli ile gönlümüzün hakimi sevgili Muhammed’e salat, selam, övgü ve hürmet gönderiyor. O’nun sünnetine yani davranışlarına duyduğumuz hayranlığı huşu ile yeniden hissediyoruz.
ABD-İsrail ittifakının İran'a açtığı kirli savaşın üçüncü haftasına girilirken Amerika’nın “Teröre Karşı Mücadele Merkezi Direktörü Joseph Kent” in tarihe not düşercesine yazdığı istifa yazısı her bakımdan önemli siyasi bir belgedir. Çünkü ayrıldığı makam ABD’nin ulusal politikalarının belirlendiği başlıca stratejik merkezlerden biridir.
Hayırlarla protesto edilen, evetlerle kabul gören bir savaş atmosferi içindeyiz. Ama savaş bu hayırlara da evetlere de aldırış etmeden almış başını gidiyor.
Camileri yakıp yıkan ırkçılara etiket yapıştırmayan medya, sinagog saldırısı yapan 3 Antilyanlı ve bir müslümana ‘terörist’ dedi.
Şimdiki anı düşman olarak görmeyin. Şimdiki an için şükran duymak gerçek zenginliktir. Şikâyet daima olanı kabul etmemek ve olan bitene direnmektir. Her nerede bulunuyorsanız orada olun. Şimdiki ana teslim olun ve tadını çıkarın. Teslimiyet zayıflık değildir. Onun içinde büyük bir güç vardır.
İnsanlar arasında iletişimi sağlayan dil, bir ulusun namusu, şerefi ve haysiyetidir. Dilini yabancı kültürlerin etkisinden kurtaramayan ulusların, geçmişin derinliklerinde yok olduklarını tarih yazmaktadır.
1-Hollanda’da konut krizine Türk çözümü: Rönesans Holding sahnede 2-Hollanda’da Müslümanları gizlice araştıran 10 belediyeye ceza 3-Corendon’a Türkiye güneş tatili ödülü 4-Lale gül için “bilgisiz” iddiam raporlandı. Dekolte kıyafetler de yayınevini kızdırdı…
Kaliteli uyku, sağlıklı ve kaliteli yaşamanın en önemli unsurlarından biridir.
Bu klasik bir savaş değil, insani değerleri ve ahlâki kuralları yok sayan, öldürmekten sadistçe haz duyan, tarihte benzeri bulunmayan bir toplumsal katliam. ABD-İsrail uçakları, 28 Şubat’ta başlayan hava saldırılarının daha ilk iki gününde İran kentlerine geçen yılki 12 gün savaşının tamamında attıklarından daha fazla bomba yağdırdılar.
Türkiye Dışında 18 Ülkede 80 Hastanesi Bulunan Acıbadem’in, İzmir’deki Kent Hastanesi’ne, Londra’da “En İyi Tasarım Ödülü” Verildi.
17- 21 Ekim 2012 tarihleri arasında Kudüs ve Mescid- i Aksa seyahatinde bulunmuş ve mübarek beldede ve Aksa mescidinde ibadet etmenin unutulmaz mutluluğunu yaşamıştık. Malumlarımız üzere Mescid- i Aksa, İslâm ' ın ilk kıblesidir. Mescid- i Nebevi' den sonra Kıble Camisi (Mescid- i Kıbli) adıyla Hz. Ömer zamanında, ağaç kütüklerinden inşa edilen ikinci camidir. Mescid- i Haram ve Mescid- i Nebevi'den sonra gelen 3. Harem- i Şerif bölgesidir.

