Hayır diyebilme lüksü, başkaları benim adıma karar verdiği için benim
sahip olamadığım bir durum. Bu mevzu sanırım bende özgüven eksilmesine
yol açtı. Düşünce tembelliğine, ayrıca hoşgörüsüzlüğe sebep oldu.
Mesela bir restorana gidince yanımdakinin benim yerime karar vermesi
beni çok rahatsız ederdi. Hayır, deme hakkımın olduğunu hastalandıktan
sonra öğrenebildim. Evet demek benim yetiştirilme tarzımın bir parçası
idi. Evdeki en küçük ben olduğum için çocukluğum hep evet demekle
geçti. Bu kelime adeta bir itaat sembolü idi. Bizim zamanımızda
evlerde bazı şeyler madde madde yazılıp, asılmasa da etrafa bakarak
öğrenilir ve sorgulamadan kabul edilirdi. Demin de bahsettiğim gibi
itaatkâr, iyi evlat ve cici kız olmak bunu gerektirirdi. Evlendikten
sonra evet demeye devam ettim.
Hastalandıktan sonra hayır demeyi öğrendim. Bu yeni benliğim
şaşkınlık, isyankârlık ve asilik olarak yorumlandı. Ama hayırları
birdenbire o kadar çoğalttım ki sanki geçmiş evetlerimin acısını
çıkarıyor gibiydim. Çok kullanılan şeylerin anormal derecede
değersizleştiğini acı şekilde tecrübe ettim. Ben değiştim, pişman
değilim. Hayata daha farklı bakıyorum. Şu safhada hayır demenin benim
için kıymetini daha iyi anladım. Çünkü hayır diyebilmek için bilgili
olmak, seçici olmak, hayırı açıklarken anlamlı sebepler bulmanın bana
iyi geldiğini fark ettim. Sanki bir özgürlük ifadesi, hayatı
özgürleştirmenin bir yolu olduğunu anladım.
Hayır diyebilmek lüks, çünkü ileride başkalarının gerçekten benim
yerime karar vermesi gerekeceğini de görebiliyorum. Henüz tahlil
yetilerim yerindeyken, kendi kararlarımı ölçüp tartabilirken evet
kadar hayır da diyebilmek benim için çok önemli. Bu özellikle benim
için çok cesaret isteyen bir şey. İsyan ettiğim için değil, elimdeki
karar yetisini kullanabilmek adına kullanıyorum hayır demeyi. Asilik,
inatçılık olarak değil, benliğimin ve kendi düşüncelerimin de yeri
olması gerektiğini düşündüğüm için de bu yazıyı yazıyorum. Evet kadar
hayır da değerli. Hayatta hayır diyebildiğim kadar yerimi
savunabilirim gibi hissediyorum. İşte bu yüzden hayır diyebilme
lüksümü kullanmaya devam ediyorum!