" Salih amele-iyilik hareketine götürmeyen ilmin,sahibine bir faydası olmaz".

Sevgili ve şerefli Peygamber efendimizin ( s.a.v.) ilim, âlim ve salih amel hakkında çok sayıda sahih hadis- i şerifleri vardır .Bilgilerimizi tazelemek bakımından bir kaç tanesini hatırlatalım." Kişi ilmiye amel etmedikçe âlim olmaz"."İlim iki kısımdır.Bir kısmı dille söylenip anlatılandır.Bu tebliğ ve talim içindir.Bir kısmı da kalbe yerleşendir.Sahibine fayda veren, ilmin bu kısmıdır." Kim bir ilmi kendine saklarsa, Allah Teâlâ onun ağzına ateşten gem vurur ." İlmi arttıkça,hidayeti artmayan bir kimse, gittikçe Allah Teâlâ' dan daha çok uzaklaşır."Ahir zamanda çok sayıda cahil abidler( ibadet edenler,kendilerini zühd ve sufiliğe verenler) ve fasık âlimler bulunacaktır. İsa Aleyhisselam'ın Yahudi âlimlere şöyle dediği rivayet edilmiştir:"* Ne zamana kadar başkalarına ışık tutarken,kendiniz karanlıkta kalacaksınız? Başkalarına yol gösterirken,kendiniz sağa sola sapacaksınız?* Yine Hz.Ömer( r.a) şöyle dermiş:"Bu ümmet için en çok korktuğum kimseler, ağzı laf eden,fakat amel ve takvası olmayan âlimlerdir.". Yukarıda arz edilen hadisler ve rivayetler ,ilim sahibi olmanın önemini ve sorumluluğunu ortaya koymaktadır . Çünkü İLİM,sahiblerine,takva, tevazu ,vakar ve ilim haysiyeti vb.güzel hasletler kazandırabildiği gibi; kibir, kendini beğenmek ,ilmiyle övünmek gibi tasvib edilmeyen sıfatlar da kazandırabilmektedir. Halil İbni Ahmed şöyle demiştir:" İnsanlar dört sınıftırlar.Birinci sınıf,bilen ve bildiğini de bilenlerdir.Bu sınıfa dahil olan bir kimse âlimdir,ona uyunuz. İkinci sınıf,bilen ve fakat bildiğini bilmeyenlerdir.Bu sınıfa dahil olan bir kimse uykudadır,onu uyandırınız. Üçüncü sınıf,bilmeyen ve fakat bilmediğini bilenlerdir.Bu sınıfa dahil olan bir kimse,öğretilebilen insandır.Ona öğretin. Dördüncü sınıf,bilmeyen ve bilmediğini de bilmeyenlerdir.Bu sınıfa dahil olan bir kimse, iflah olmayan bir cahildir.Onunla uğraşmayın.(İmam Gazali,Kalplerin Keşfi,Sancak Koleji Kültür Hizmeti, Haziran 2021 baskı.Sh:456.dan alıntıdır). Fudayl şöyle demiştir:"Üç kimseye acırım, bunlar bir zaman aziz iken zelil hâle gelen,bir zamanlar zengin iken fakirleşen ve âlim iken dünyanın elinde oyuncak olan kimselerdir.". Allah Rasulü (s.a.v.) buyurdu ki:" Kıyamet gününde, fasık olan âlimin çarpıldığı azap,azap ehlini bile dehşete düşürür.Fasık olan âlim ateşe atılır.". İsa Aleyhisselam' ın " kötü âlim,kuyunun ağzını kapatan taş gibidir.Ne kendisi sudan faydalanır,ne de başkalarının ondan istifadesine imkan bırakır" dediği rivayet edilmiştir. Yukarıda özetlenen Nebilerin ve Allah c.c. dostlarının ifadelerinden anlaşılacağı üzere,ilmiyle amil, gerçek âlimler;ilimlerini kendilerine saklamazlar, insanlığın hizmetine ve faydasına sunarlar.İlimlerini,sadece şan, şöhret, dünya malı kazanma vb. maksadıyla öğrenmez ve de satmazlar.Kendilerine ilim tahsil etme ve yayma imkanı bahşeden Yüce Yaradan' ın rızasını da gözeterek,toplumun hizmetine sunarak,SALİH AMELE dönüştürürler. Günümüz dünyasında,ilim tahsil etme, öğrenme,haberleşme - iletişim imkanlarının baş döndürücü bir hızla hergün geliştiği ortam da;azda olsa* ilim adamı* denen bazı bilim insanlarının,tabiri caizse burnundan kıl aldırmadığı, uzmanlığında zirveye ulaştığı halde,herkese tepeden baktığı gibi,toplum değerleri, inanç- itikad konularında büyük bir zafiyet hatta münkirlik için de olduğuna üzülerek tanık oluyoruz.Yine ilmi kariyer ve yeteneğini, insanlığın ve toplumun yararına değil, hırsızlık, yolsuzluk,vurgun ve kamu mallarını talan gibi gayri meşru,illegal güç ve odakların hizmetine sarfettiklerini ibretle izliyoruz. Neticeten, ilmiyle amil,ilmini salih amele çeviren,toplumun örf, adet ve geleneklerine saygılı,iyilik hareketlerine hizmet eden,gerçek İLİM ERBABI na selam olsun.Vesselam.