SAS, NAVY SEALS VE AVUSTRALYALI KOMANDOLARIN RUS ASKERLERİNİ AVRUPA’DA EĞİTTİĞİ İDDİASI DÜNYAYI KARIŞTIRDI
• Bu kapsamlı dosyayı, yıllardır en önemli konularda görüşlerine başvurduğum danışmanım ve sırdaşım ‘GÖLGE ADAM’ın araştırma desteğiyle hazırladım. Bir gazete kupüründen yola çıktık. Sızdırılan istihbarat notuna ilişkin haberleri, şirket bağlantılarını, kursları, fiyatları, Gazprom ilişkisini ve olayın Türkiye’ye uzanan izlerini birlikte araştırdık.
• Avustralya Gizli İstihbarat Servisi ASIS için hazırlandığı öne sürülen sızdırılmış not, Batılı seçkin birliklerin eski mensuplarının Bulgaristan ve Sırbistan’daki özel kamplarda Rus vatandaşlarını ve muvazzaf Rus askerlerini eğittiğini iddia ediyor.
• İddiaya göre eğitimlerde yakın mesafe çatışma, ileri keskin nişancılık, özel kuvvet taktikleri ve drone kullanımı öğretiliyor. Kurs ücretleri birkaç günlük programlarda 1.230 avrodan başlayıp, daha uzun uzmanlık eğitimlerinde 6.560 avroya kadar çıkıyor.
• Haberde adı geçen Alfa-Metal, bütün suçlamaları reddediyor. Şirket, 2020’den bu yana hiçbir Rus vatandaşına eğitim vermediğini ve SAS ya da Avustralya komandolarını Rusları eğitmek amacıyla çalıştırmadığını savunuyor.
• Şirketin kendi internet sitesi ise geçmiş veya mevcut ortak ve müşterileri arasında Gazprom International B.V. ile ZAO Gazprom Zarubezhneftegaz adlarını sıralıyor; 2026 takviminde keskin nişancı, yakın mesafe çatışma ve savaş drone’u kursları açıkça satışa sunuluyor.
• Alfa-Metal kendisini NATO ve Birleşmiş Milletler için kayıtlı hizmet sağlayıcı olarak tanıtıyor. Bu kayıt, NATO’nun şirkete askerî güvence verdiği veya kursları denetlediği anlamına gelmiyor.
• Gazprom’un Türkiye’deki eski ortağı ise, Fenerbahçe’nin eski başkanı ve şahsımın çok iyi dostu Ali Şen’in ailesine ait Bosphorus Gaz’dı. Gazprom’un şirketteki yüzde 71 hissesi 2018’de Şen Grubu’na geçti. Bu tarihî ortaklığın askerî eğitim iddialarıyla bağlantısı bulunduğuna ilişkin hiçbir kanıt yok.
Değerli Okurlarım,
Bu kez sizlere sunacağım dosyanın hazırlanmasında, yıllardır önemli konularda fikirlerine başvurduğum danışmanım ve sırdaşım ‘GÖLGE ADAM’ın çok değerli katkısı oldu.
Önümüze çıkan küçücük bir gazete kupürünün arkasında çok daha büyük bir hikâye bulunduğunu fark ettik. ‘GÖLGE ADAM’ ile birlikte konunun izini sürünce, Bulgaristan ve Sırbistan’daki askerî eğitim kamplarından İngiliz SAS gazilerine, Avustralya istihbaratından Amerikan Navy SEALs mensuplarına, Rus Alfa Region şirketinden Gazprom’a ve oradan Türkiye’ye kadar uzanan çok geniş bir bağlantılar zinciri ortaya çıktı.
Hollanda basınında yer alan haber, Avustralya istihbaratına ait olduğu öne
sürülen sızdırılmış nota dayanıyor.
Elinizdeki çalışma, yalnızca yabancı basında yayınlanan bir haberin Türkçeye aktarılması değildir. İddiaları, reddiyeleri, şirketin kendi açıklamalarını, kurs programlarını, ücretleri, ortaklık geçmişini ve cevapsız kalan soruları ayrı ayrı incelediğimiz kapsamlı bir araştırmanın ürünüdür.
Savaş denildiğinde gözümüzün önüne cephe, tank, füze ve asker gelir. Oysa modern savaşların bir de görünmeyen pazarı var…
Yıllar boyunca devletlerin en seçkin birliklerinde yetiştirilen askerler emekli olduktan sonra, sahip oldukları bilgiyi özel güvenlik ve askerî danışmanlık şirketleri aracılığıyla para karşılığında başka ülkelere aktarabiliyor. Şimdi ortaya atılan iddia, bu pazarın Ukrayna savaşında karşı cepheye kadar uzanmış olabileceğini gösteriyor.
İngiliz The Daily Telegraph gazetesinin ele geçirdiği ve Avustralya Gizli İstihbarat Servisi ASIS için hazırlandığı belirtilen bir değerlendirme notuna göre, İngiliz SAS, Amerikan Navy SEALs ve Avustralya Komando Alayı gibi seçkin birliklerde görev yapmış bazı eski askerler, Rus vatandaşlarına ve hatta görevdeki Rus askerlerine savaş eğitimi vermek üzere Avrupa’daki özel kamplara çağrıldı. İddiaların merkezinde Bulgaristan’ın Gabrovo bölgesindeki Alfa-Metal adlı uluslararası taktik eğitim merkezi bulunuyor.
Notun, iki eski Avustralya özel kuvvet mensubu ile görevdeki bir yedek askerin anlatımlarına dayandığı bildiriliyor. Bu üç kişinin, Bulgaristan ve Sırbistan’da Rus müşterileri kabul ettiği öne sürülen kamplarda eğitmen olmaları için kendilerine teklif götürüldüğünü söylediği belirtiliyor. Sızdırılan değerlendirmenin Five Eyes, yani Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Beş Göz istihbarat ağı içinde paylaşılmış olabileceği de ileri sürülüyor.
En ağır iddia şu: Görüşülen özel kuvvet mensupları, kampın mevcut çalışanlarından aldıkları bilgiye dayanarak Rus vatandaşlarının 2025 yılında da eğitilmeye devam ettiğini söylüyor. Bu anlatım doğruysa, mesele 2022’de başlayan geniş çaplı Ukrayna işgalinden önceki sıradan ticari ilişkilerle sınırlı değil. Eğitim faaliyetinin savaş sürerken devam ettiği öne sürülüyor.
ÜÇ TANIK NE ANLATIYOR
Sızdırılan nota ilişkin haberlerde, tanıkların adları güvenlik gerekçesiyle açıklanmıyor. Bu nedenle kamuoyu, anlatımların kimlere ait olduğunu, askerî geçmişlerinin hangi belgelerle doğrulandığını ve kendilerine yapılan teklifin yazılı mı yoksa sözlü mü olduğunu henüz bilmiyor. The Telegraph da iddiaları bağımsız biçimde doğrulayamadığını açıkça belirtiyor. Bu eksiklik, iddiayı önemsiz kılmıyor; fakat onu kesinleşmiş mahkeme bulgusu haline de getirmiyor.
Tanıkların anlatımını güçlendiren çevrim içi izler bulunduğu öne sürülüyor. Şirketin internet sitesinde SAS armasının bir eğitmen tanıtımında kullanıldığı, ayrıca 2026’nın ilk aylarında LinkedIn üzerinden Birleşik Krallık vatandaşı, güçlü operasyonel geçmişi ve eğitmenlik deneyimi bulunan bir ‘SAS eğitmeni’ arandığı bildirildi. İlanda, deneyimli bir SAS eğitmeninin ekibe katılmasının istendiği açıkça yazıyordu. İlan daha sonra haber sitelerindeki ekran görüntüleriyle gündeme geldi.
Burada önemli bir ihtimal daha var. Gerçek SAS gazileri, birlik adının özel güvenlik pazarında sık sık sahte özgeçmişler için kullanıldığını söylüyor. Habere konuşan bir SAS kaynağına göre yaklaşık 5 bin gerçek SAS gazisine karşılık, özgeçmişinde SAS geçmişi bulunduğunu ileri süren çok daha fazla kişi var. Emekli SAS Albayı David White da bu tür iddiaların çoğunun gerçeği yansıtmadığını savunuyor. Dolayısıyla eğitmenlerin askerî geçmişi, kursiyerlerin kimliği ve tanık anlatımlarının doğruluğu ayrı ayrı araştırılmalıdır. Mevcut bilgiler, hangi açıklamanın doğru olduğunu kesinleştirmeye yetmiyor.
ALFA METAL NASIL BİR MERKEZ
Alfa-Metal kendisini Avrupa’nın önde gelen taktik eğitim merkezlerinden biri olarak tanıtıyor. Şirketin açıklamasına göre merkez 2006’da eski özel kuvvet mensupları tarafından kuruldu; Bulgaristan’daki eğitim faaliyeti 2008’den beri sürüyor. Şirket, 7 binden fazla güvenlik görevlisi, büyükelçilik ve devlet başkanı koruması ile özel askerî yüklenici adayına eğitim verdiğini ileri sürüyor.
Merkezin altyapısı sıradan bir atış poligonundan çok daha büyük. Şirket 30 hektarlık bir araziden, 17 bin metrekarelik açık atış alanından, binalar ve araçlar içinde yakın mesafe çatışmasının öğretildiği bir CQB köyünden, özel havaalanından, konaklama tesisinden, havuzlardan, spor ve dinlenme alanlarından söz ediyor. Tesisin tamamının veya belirli bölümlerinin özel gruplara kiralanabildiği de şirket sitesinde yazıyor.
Müşteri kitlesi yalnız polis veya askerlerden oluşmuyor. Şirket, askerî ve polis personelinin yanında sivillerin de programlara katılabileceğini belirtiyor. Beş veya daha fazla kişilik bir grup oluşturulduğunda, takvimde bulunmayan bir tarihte özel kurs düzenlenebileceği ilan ediliyor. Başka bir sayfada ise şirket, yüksek riskli bölgelerde çalışacak güvenlik personeli, koruma görevlisi, özel askerî yüklenici, deniz güvenliği uzmanı ve konvoy sürücüsü arayan işverenlere uygun aday bulabileceğini bildiriyor.
KURSLARIN FİYATI VE İÇERİĞİ
Alfa-Metal’in 11 Eylül 2026 tarihinde erişilebilen kurs takvimi, merkezin ne sattığını açıkça gösteriyor. Programlar, kişisel korunmadan savaş alanı becerilerine kadar uzanıyor. Bazı kurslar sivillere de açık; bazıları ise özel güvenlik, polis, asker ve özel askerî yüklenici adaylarına yönelik hazırlanmış.
| Kurs | Tarih | Ücret | Öğretilen alan |
| İleri Keskin Nişancı Seviye II | 12–21 Eylül 2026 | 4.950 € | İleri atış ve hedefleme |
| Yakın Koruma Seviye 3 | 12–25 Eylül 2026 | 3.300 € | Koruma ve güvenlik |
| DJI ve FPV Savaş Drone’u | 15 Eylül–9 Ekim 2026 | 5.500 € | Drone operatörlüğü |
| Araçtan Atış ve Yakın Muharebe | 22–24 Eylül 2026 | 1.430 € | VCQB ve CQB |
| Tabanca ve Karabina | 27–29 Eylül 2026 | 1.230 € | Temel silah eğitimi |
| Taktik Keskin Nişancı Seviye I | 27 Eylül–10 Ekim 2026 | 6.560 € | Taktik konuşlanma |
Takvimde görülen fiyatlar, gazete haberindeki ‘yaklaşık 4 bin avro’ ifadesinin tek bir sabit ücret olmadığını gösteriyor. Kısa temel kurslar 1.230 avrodan başlıyor; iki haftaya yaklaşan taktik keskin nişancı programı 6.560 avroya çıkıyor. Haberde başka paketlerin 9 bin dolara kadar ulaşabildiği bildiriliyor. Ulaşım, silah, mühimmat, konaklama ve özel grup talepleri nihai bedeli değiştirebilir.
RUSYA BAĞLANTISINDA GAZPROM AYRINTISI
İddiaların en dikkat çekici taraflarından biri, Bulgaristan’daki Alfa-Metal ile St. Petersburg merkezli Rus güvenlik şirketi Alfa Region arasındaki geçmiş ilişki. Haberlerde, Alfa Region’un kendi internet sitesinde Bulgaristan kampının reklamını yaptığı ve eğitmenlerin Bulgaristan, Amerika, Rusya, Yunanistan, İsrail ve Ukrayna’daki özel kuvvetler ile polis birimlerinde geniş deneyime sahip olduğunu yazdığı aktarılıyor.
Alfa-Metal önce güncel bir bağlantı bulunmadığını açıkladı. Daha sonra iki şirket arasında ‘tarihî meslekî temaslar’ olduğunu kabul etti ve eski bir sayfada karşısına çıkan ‘ortaklık anlaşması’ ifadesi üzerine geçmiş tanıtım malzemelerini incelemeye aldığını bildirdi. Bu açıklama, bugünkü işbirliğini kanıtlamıyor. Fakat geçmişte meslekî temas bulunduğunun kabul edilmesi, bu temasların tarihinin ve kapsamının ayrıca araştırılmasını gerektiriyor. Daha da çarpıcı olanı, Alfa-Metal’in bugün kendi sitesinde yayınladığı ortak ve müşteri listesidir. Listede Gazprom International B.V. ve ZAO Gazprom Zarubezhneftegaz adları açıkça bulunuyor. Şirket bu isimleri ‘geçmiş ve mevcut ortaklarımız ve müşterilerimiz’ başlığı altında birlikte sıraladığı için ilişkinin hangi tarihte, hangi hizmet kapsamında ve ne kadar sürdüğü anlaşılmıyor. Bu kayıt, Alfa-Metal’in Rus devleti adına asker eğittiğini kanıtlamaz. Ancak Rusya ile hiçbir ticari geçmişi olmadığı izlenimini de doğrulamaz.
Gazprom Rus devletinin denetimindeki stratejik enerji şirketidir. Bir güvenlik eğitim merkezinin Gazprom bağlantılı kuruluşlara hangi hizmeti verdiği, hizmetin çalışan koruması mı, tesis güvenliği mi, silahlı eğitim mi olduğu açıklanmış değildir. Bu belirsizlik, şirketten yanıt istenmesi gereken başlıca sorulardan biridir.
GAZPROM’UN TÜRKİYE’DEKİ ESKİ ORTAĞI ALİ ŞEN’İN ŞİRKETİYDİ
Alfa-Metal’in kendi sitesinde müşteri olarak gösterdiği Gazprom’un Türkiye’de de dikkat çekici bir geçmişi bulunuyor. Gazprom, Fenerbahçe’nin eski başkanı ve şahsımın çok iyi dostu Ali Şen’in ailesine ait Bosphorus Gaz’ın uzun yıllar çoğunluk hissedarıydı. Gazprom önce şirkete yüzde 40 ortak oldu; payını 2009’da yüzde 51’e, 2010’da ise yüzde 71’e yükseltti. Rus enerji devi, yüzde 71 oranındaki bütün hisselerini 2018 yılında Şen Grubu’na satarak Bosphorus Gaz’dan tamamen ayrıldı. Böylece şirketin yüzde 100’ü Şen Grubu’na geçti.
Bu tarihî ortaklığın Alfa-Metal’deki askerî eğitim iddialarıyla doğrudan bağlantısı bulunduğuna ilişkin hiçbir kanıt yoktur. Ali Şen’in veya Bosphorus Gaz’ın dosyada anlatılan eğitim faaliyetleriyle ilişkili olduğu da öne sürülemez. Ancak Alfa-Metal’in Gazprom şirketlerini müşteri listesinde göstermesi, Gazprom’un Türkiye’deki eski ortaklık geçmişini dosyanın Türkiye’ye uzanan gerçek ve belgeli halkalarından biri haline getiriyor.
NATO VE BM ADININ KULLANILMASI NE ANLAMA GELİYOR
Alfa-Metal internet sitesinde kendisini ‘NATO ve BM onaylı hizmet sağlayıcı’ olarak tanıtıyor; NATO için 015BU, Birleşmiş Milletler Küresel Pazarı için 820655 numarasını veriyor. Hemen ardından şirketin NATO veya BM’nin parçası olmadığını, bu statünün tedarikçi ve hizmet sağlayıcı kaydını ifade ettiğini de ekliyor.
Bu ayrım son derece önemli. Büyük uluslararası kurumların satın alma sistemlerine kaydolmak, o kurumların bir şirketin bütün faaliyetlerini güvenlik bakımından onayladığı anlamına gelmez. Kayıt, şirketin teklif verebilmesine veya belirli ihale süreçlerine katılabilmesine yarayan idarî bir statüdür. Dolayısıyla ‘NATO onaylı merkez Rus askerlerini eğitti’ biçimindeki kesin bir cümle, eldeki veriyi aşar. Doğru soru şudur: NATO tedarikçi sisteminde kayıtlı olduğunu ilan eden bir şirket hakkında böylesine ağır bir istihbarat iddiası ortaya çıktığında hangi inceleme mekanizması devreye girer?
Şirket ayrıca Bulgaristan’ın Ulusal Meslekî Eğitim ve Öğretim Ajansı NAVET tarafından akredite edildiğini, çeşitli ISO standartlarına sahip olduğunu, uluslararası diploma, sertifika ve Europass belgesi düzenleyebildiğini ileri sürüyor. Bunlar kurumsal görünüm sağlar; fakat bir kursiyerin gerçek kimliğinin, askerî bağlantısının veya öğrendiği bilgiyi nerede kullanacağının denetlendiğini tek başına göstermez.
ŞİRKET BÜTÜN SUÇLAMALARI REDDEDİYOR
Alfa-Metal, 15 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, 2024 yılında merkezde Rusça konuşan Ukrayna vatandaşlarının eğitim gördüğünü, bunların çoğunlukla sivil hayata hazırlanmak için meslekî eğitim alan, farklı derecelerde engelliliği bulunan gaziler olduğunu savundu. Şirket, kısa süreli bir ziyarette Rusça duyulmasının kursiyerlerin milliyeti hakkında yanlış bir kanaate yol açmış olabileceğini belirtti. Bu açıklama da bağımsız biçimde doğrulanmış bir bulgu değil, şirketin savunmasıdır.
Alfa-Metal, The Telegraph haberini doğrulanmamış, sızdırılmış bilgilere dayanan bir yayın olarak nitelendiriyor. Şirketin cevabı üç noktada toplanıyor. Birincisi, 2020’den bu yana Rus vatandaşlarına, Rus şirketlerine veya bağlantılı kuruluşlara hiçbir eğitim hizmeti verilmediği savunuluyor. İkincisi, İngiliz SAS veya Avustralya Komando Alayı’nın görevdeki ya da emekli mensuplarının Rusları eğitmek amacıyla hiçbir zaman çalıştırılmadığı belirtiliyor. Üçüncüsü, bütün faaliyetlerin Avrupa ve uluslararası hukuk ile yetkili Bulgar makamlarının denetimine uygun yürütüldüğü ileri sürülüyor.
Şirketin açıklaması dosyada tam ağırlığıyla yer almalıdır. Çünkü ortada henüz isimleri açıklanmış sanıklar, mahkeme kararı, resmî soruşturma sonucu veya kamuya sunulmuş ASIS belgesi yok. Buna karşılık iddiaların bir istihbarat değerlendirmesine dayanması, üç askerî kaynağın benzer tekliflerden söz etmesi, SAS eğitmeni arayan ilan, Alfa Region ile kabul edilen tarihî temas ve Gazprom şirketlerinin müşteri listesinde bulunması, konunun yalnız söylenti diye geçiştirilemeyeceğini gösteriyor.
RUSYA NEDEN DIŞARIDAN EĞİTİME İHTİYAÇ DUYABİLİR
Ukrayna’da uzayan savaş, Rus ordusunun yeni personel bulma ve bu personeli kısa sürede cephe şartlarına hazırlama ihtiyacını artırıyor. Burada mesele yalnız asker sayısını tamamlamak değildir. Yeni katılan personele silah kullanmayı, birlik içinde hareket etmeyi ve savaş alanında hayatta kalmayı öğretecek deneyimli eğitmenlere de ihtiyaç vardır. Deneyimli askerlerin kaybı veya cephede görevlendirilmesi, eğitim için ayrılabilecek personeli de azaltabilir. Böyle bir ortamda, başka ülkelerin seçkin birliklerinde yetişmiş eski askerlerin bilgi ve tecrübesi değerli görülebilir. Ancak bu ihtiyacın varlığı, dosyada anlatılan özel kamplarda Rus askerlerine eğitim verildiği iddiasını tek başına doğrulamaz; bunun ayrıca somut belgelerle ortaya konması gerekir.
Savaşın niteliği de değişti. Siper savaşı, küçük birlik baskınları, bina içi çatışma, termal görüntüleme, keskin nişancılık ve FPV drone saldırıları aynı cephede birleşiyor. Cephede aylarca deneme yanılma yoluyla öğrenilecek bir taktiğin, deneyimli bir eğitmenden birkaç haftada alınması büyük avantaj sağlayabilir. Bu nedenle askerî eğitim, silah kadar değerli bir ihracat ürününe dönüşmüş durumda.

RAFALE HABERİ DE GÖSTERİYOR: SİLAH KADAR, EĞİTİM DE ÖNEMLİ
Yukarıdaki gazete kupüründe, Ukraynalı pilotların Fransız Rafale savaş uçaklarını kullanmak üzere eğitime başlayacağı bildiriliyor. Haberin dikkat çekici yanı, gelişmiş uçaklara sahip olmanın tek başına yeterli olmadığını vurgulaması. Pilotların yanında bakım personelinin ve teknisyenlerin de yetiştirilmesi, gerekli lojistik altyapının kurulması gerekiyor. Başka bir deyişle, savaş gücü yalnızca satın alınan silahla değil, o silahı kullanacak ve çalışır durumda tutacak insanların bilgi ve becerisiyle oluşuyor.
Bu durum, dosyamızda ele aldığımız askerî eğitim meselesinin neden önemli olduğunu da açıklıyor. Bir savaş uçağını kullanmayı öğrenmek ile yakın mesafe çatışma, keskin nişancılık veya savaş drone’u eğitimi almak farklı uzmanlık alanlarıdır. Ancak hepsinin ortak noktasında, askerî bilgi ve deneyimin aktarılması bulunur. Bir ordunun yıllar içinde biriktirdiği tecrübe, başka bir ordunun savaşma kapasitesini güçlendirebilir.
Burada iki haber arasındaki ayrımı korumak gerekir: Kupürde anlatılan, Fransa ile Ukrayna arasındaki anlaşma kapsamında yürütülecek eğitimdir. SAS gazileri dosyamızdaki konu ise, Batılı eski özel kuvvet mensuplarının özel kamplarda Ruslara eğitim verdiğine ilişkin, şirket tarafından reddedilen ve henüz bağımsız biçimde doğrulanmamış iddialardır. Rafale haberi bu iddialara kanıt oluşturmaz; askerî eğitimin stratejik değerini gösteren ayrı bir örnektir.
Tam da bu nedenle, özel kamplara ilişkin iddialarda yalnızca hangi silahların kullanıldığına değil, kimin, kime, hangi bilgiyi, hangi izinlerle öğrettiğine bakılması gerekiyor. Çünkü savaş alanında etkili olan, yalnızca silahın teknik gücü değil, onu kullanacak insanın eğitimidir.
Eğer bir Batılı özel kuvvet gazisi Rus askerlerine yakın mesafe çatışma, hedef seçimi veya keşif öğretmişse, aktarılan bilgi bir gün Ukrayna askerlerine karşı kullanılabilir. Daha da önemlisi, aynı yöntemler gelecekte NATO ülkelerinin askerlerine karşı da kullanılabilir. Eski SAS personeli Phil Campion’un itirazının özü budur: Böyle bir davranışın etik olmayacağını, ancak tamamen başına buyruk veya para hırsıyla hareket eden kişilerin bunu yapabileceğini söylüyor.
KANUNLAR ESKİ ASKERLERİ NASIL SINIRLIYOR
Avustralya, askerî bilgi sızıntısına karşı 6 Mayıs 2024’te yürürlüğe giren Askerî Sırların Korunması düzenlemesini uyguluyor. SAMS adıyla bilinen sistem, belirli eski Avustralya Savunma Kuvvetleri mensupları ve eski savunma çalışanlarının yabancı bir devlet veya yabancı askerî kuruluş için çalışmadan önce izin almasını gerektiriyor. İzinsiz biçimde yabancı askerî yapılara eğitim veya hizmet vermek ağır hapis cezalarına yol açabiliyor.
Birleşik Krallık’ın 2023 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası, korunan bilgiyi yabancı bir güce aktarmayı ve yabancı istihbarat hizmetinin faaliyetlerine esaslı destek sağlamayı suç haline getiriyor. Yasanın uygulanması, kişinin ne öğrettiğine, bilginin korunan nitelikte olup olmadığına, yabancı güç bağlantısına ve Birleşik Krallık’ın güvenliğine zarar ihtimaline bağlı. Bu nedenle ‘Her eski SAS mensubunun yurt dışında verdiği her eğitim otomatik olarak suçtur’ demek doğru olmaz. Fakat Rus devletine veya onun adına hareket eden bir yapıya hassas taktik bilgi aktarılması halinde son derece ağır suçlamalar gündeme gelebilir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ise ITAR ihracat kontrolleri, yabancı kişilere verilen bazı askerî eğitim ve danışmanlık hizmetlerini ‘savunma hizmeti’ sayıyor. Bu tür hizmetler, faaliyetin içeriğine göre Dışişleri Bakanlığı iznine tabi olabiliyor. Yani devletlerin sırrı yalnız belge değildir; yıllar içinde kazanılan taktik, yöntem ve operasyon bilgisi de denetlenen bir ihracat değeridir.
TÜRKİYE BAĞLANTISI VAR MI?
Bu dosya hazırlanırken Alfa-Metal’in internet sitesi, kurs takvimi, ortak ve müşteri listesi, haberlerde belirtilen eğitmen ülkeleri ve açık kaynaklardaki şirket izleri Türkiye bağlantısı bakımından ayrıca incelendi. Ulaşılabilen belgelerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir eğitmenin, Türk şirketinin, Türk güvenlik biriminin veya Türk askerinin Alfa-Metal’deki Ruslara eğitim iddiasına katıldığına dair doğrulanmış kayıt bulunamadı. Bunu varmış gibi yazmak dosyayı büyütmez, tersine güvenilirliğini zedeler.
Bununla birlikte Türkiye’yi ilgilendiren küçük fakat gerçek bir bağlantı var: Haberde tartışılan özel askerî eğitim modeli Türkiye’ye yabancı değil. İstanbul merkezli SADAT, kendi tanıtımında uluslararası savunma danışmanlığı, askerî eğitim ve lojistik hizmetleri sunduğunu belirtiyor. Şirket, emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi öncülüğünde eski askerler tarafından kuruldu ve yıllardır yabancı ülkelerde eğitim verdiği, silahlı gruplarla ilişki kurduğu yönündeki iddiaların merkezinde bulunuyor. SADAT bu suçlamaların önemli bölümünü reddediyor.
Alfa-Metal ile SADAT arasında bir ortaklık veya temas bulunduğuna ilişkin kanıt yoktur. Benzerlik, şirketlerin suçlandığı faaliyetlerde değil, iş modelindedir: Devlet ordusunda edinilmiş askerî bilgi, emekli personel ve özel şirket yapısı üzerinden uluslararası müşteriye sunuluyor. Avrupa’daki son iddia Türkiye için şu soruyu doğuruyor: Emekli Türk özel kuvvet mensuplarının yabancı devletlere veya özel yapılara aktarabileceği hassas taktik bilgi hangi açık, özel ve denetlenebilir kurallarla korunuyor?
Türkiye ayrıca Rusya ve Ukrayna ile aynı anda ilişki kurabilen bir NATO ülkesi. Ankara, Kyiv’e silahlı drone sağlarken Moskova ile enerji, ticaret ve diplomasi bağlarını sürdürdü; Batı’nın Rusya yaptırımlarına bütünüyle katılmadı ve barış görüşmelerinde arabulucu rolü üstlendi. Bu denge, Türkiye’yi özel askerî eğitim ağları konusunda hem hassas hem de dikkat çekici bir kavşak haline getiriyor. Fakat eldeki Alfa-Metal dosyasında Türkiye’ye uzanan doğrudan operasyonel bir hat saptanmış değildir.
SIRBİSTAN NEDEN DOSYADA?
Sızdırılan değerlendirme yalnız Bulgaristan’dan söz etmiyor; teklif götürülen Avustralyalı askerlerin Sırbistan’daki kamplardan da bahsettiği aktarılıyor. Ancak kamuya yansıyan haberlerde Sırbistan’daki merkezin adı, yeri ve işletmecisi açıklanmıyor. Bu nedenle Bulgaristan’daki Alfa-Metal hakkında çevrim içi izler bulunurken, Sırbistan ayağı şimdilik daha karanlık kalıyor.
Sırbistan’ın Rusya ile tarihî ve siyasî yakınlığı, Rus vatandaşlarına vizesiz seyahat imkânı ve Avrupa Birliği’ne aday olmasına rağmen Moskova’ya karşı yaptırımlara katılmaması, ülkeyi Rus ağları açısından elverişli hale getiriyor. 2023’te Wagner’in Sırp vatandaşlarını Ukrayna savaşı için toplamaya çalıştığı haberleri üzerine Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić sert tepki göstermiş ve Sırpların yabancı savaşlara katılmasının yasak olduğunu hatırlatmıştı.
Daha yakın dönemde Sırbistan’da yabancı kişilere protesto ve kargaşa eğitimi verildiği yönünde başka soruşturmalar da açıldı. Bunlar Alfa-Metal iddiasının kanıtı değildir. Fakat Balkanlar’da askerî ve yarı askerî becerilerin özel kamplarda sınır aşan müşterilere aktarılması riskinin hayal ürünü olmadığını gösteriyor.
BEŞ GÖZ AĞI NEDEN DEVREDE?
ASIS Avustralya’nın dış istihbarat servisidir. İddiaya konu değerlendirmenin Beş Göz ortaklarıyla paylaşılması beklenir; çünkü adı geçen muhtemel eğitmenler Avustralya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nden geliyor. Olası suçlar da tek ülkenin sınırları içinde kalmıyor. İşe alma ilanı Birleşik Krallık’ta görülebilir, şirket Bulgaristan’da faaliyet gösterebilir, eğitmen Avustralyalı veya Amerikalı olabilir, kursiyer Rusya’dan gelebilir ve öğrendiği beceriyi Ukrayna’da kullanabilir.
Bu yapı soruşturmayı zorlaştırıyor. İstihbarat servisleri tehdit değerlendirmesi yapabilir, fakat ceza davası için kimlik, sözleşme, ödeme, seyahat kaydı, kursiyer listesi ve verilen eğitimin içeriği gerekir. Her ülkenin sır, ihracat kontrolü ve yabancı devlet adına çalışma yasası farklıdır. Bir ülkede kuşkulu görülen faaliyet, başka bir ülkede özel güvenlik eğitimi adı altında yasal kalabilir.
DOSYANIN CEVAP BEKLEYEN 12 SORUSU
1. ASIS için hazırlandığı öne sürülen belgenin tarihi, sınıflandırma derecesi ve tam metni nedir?
2. Üç askerî kaynakla kim görüştü ve kaynakların özel kuvvet geçmişi nasıl doğrulandı?
3. Rus müşterilerin 2025’te kabul edildiği iddiasını destekleyen kursiyer, ödeme veya seyahat kaydı var mı?
4. Eğitim aldığı öne sürülen kişiler sivil Rus vatandaşları mı, muvazzaf askerler mi, yoksa özel askerî şirket mensupları mıydı?
5. Alfa-Metal’in SAS eğitmeni aradığı LinkedIn ilanına kimler başvurdu ve işe alım yapıldı mı?
6. Şirket sitesinde SAS armasının kullanılmasına kim izin verdi?
7. Alfa Region ile ‘tarihî meslekî temaslar’ hangi yıllarda ve hangi sözleşmeler kapsamında sürdü?
8. Gazprom International B.V. ve ZAO Gazprom Zarubezhneftegaz’a hangi hizmetler verildi?
9. Alfa-Metal’in 2020’den sonra hiç Rus müşterisi olmadığı iddiası bağımsız kayıtlarla denetlendi mi?
10. Sırbistan’daki kampın adı, işletmecisi ve yeri neden açıklanmadı?
11. NATO ve BM tedarikçi kayıtları, ağır güvenlik iddiaları karşısında yeniden incelenecek mi?
12. Avustralya, İngiltere, Amerika, Bulgaristan ve Sırbistan makamları ortak adlî soruşturma başlatacak mı?
SONUÇ
Ortaya çıkan tablo, henüz hüküm kurulacak kadar tamamlanmış değil; fakat görmezden gelinecek kadar da zayıf değil. Bir istihbarat değerlendirmesi, üç askerî kaynağın anlatımı, SAS eğitmeni arayan ilan, Rus Alfa Region ile kabul edilen geçmiş temas, Gazprom şirketlerinin müşteri listesinde yer alması ve savaş becerilerinin açıkça satıldığı güncel kurs programı aynı noktada birleşiyor.
Şimdi sorumluluk Avustralya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Bulgaristan ve Sırbistan makamlarında. İddialar doğruysa, Batı’nın yıllarca ve büyük bütçelerle yetiştirdiği seçkin askerlerin bilgisi Rus savaş makinesine para karşılığında aktarılmış demektir. İddialar yanlışsa, bir Avrupa şirketinin itibarı sızdırılmış fakat doğrulanmamış bir belgeyle ağır biçimde zedelenmiştir. Her iki durumda da kamuoyuna açıklanması gereken gerçekler vardır.
Bu dosyanın asıl meselesi birkaç eski askerin nerede çalıştığından daha büyüktür.
Devletlerin gizli tuttuğu savaş bilgisi, emeklilikten sonra kime aittir?
Üniforma çıkarıldığında sadakat yükümlülüğü biter mi?
Özel şirketler, birkaç bin avro ödeyen herkese yakın mesafe çatışma, keskin nişancılık ve savaş drone’u kullanmayı öğretebilir mi?
Ukrayna’daki kanlı savaş, bu soruların artık ertelenemeyeceğini gösteriyor.