Türk dünyasını ortak bir dilde buluşturacak sözlük mümkün mü? Mirziyoyev’in önerisi, yüzyıllık dil ve kültür bağlarını yeniden gündeme taşıyor.
29-30 Ekim 2026 tarihleri arasında Ankara’da toplanan Türk Devletleri Teşkilâtı (TDT) 13. Zirvesi’nde konuşan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, “Türk Dünyası’nda dil ve kültür bağlarının kuvvetlenmesi’ için “ORTAK TÜRKÇE KELİMELER SÖZLÜĞÜ” hazırlanması teklifinde bulundu.
Muhakkaktır ki; bu teklif, devletleşmiş ve devletleşememiş Türk topluluklarının herbiri için çok önemli, hayırlı ve geleceğe dâir ümitleri artırıcı, geliştirici ve şevk verici bir düşüncedir.
Türk Dünyâsı ‘dilbilimcileri’nin, bunun üzerinde ciddî olarak düşünmesi gerekir.
Elbette ki, sâdece dilbilimcilerinin değil; mesele, bir başka cephesiyle sosyo-kültürel olduğu için, ‘toplumbilimcileri’nin de bu konuda hassasiyet göstermeleri gerekir.
Dil; bir milletin varlık şartıdır. Millî kültür hâfızasıdır.
Orhun/Göktürk Kitâbeleri (720-735)’nden başlayarak ve ilk Türkçe sözlük olan Kâşgarlı Mahmud (1008-1102)’un Dîvân ü Lûgat-it Türk (1072-1077)’ü temel/esas alınarak, kayda geçmiş /veya geçememiş bütün kelimeler taranmalı ve ortak bir sözlüğe ulaşılmalı/kavuşulmalıdır.
Böyle bir sözlüğün meydana getirilmesinin kolay olmadığını / ol(a)mayacağını, bu işe gönül vermiş ve bu hususta takriben iki yüze yakın makale yazmış biri olarak, elbette ki, biliyorum. Ancak, bunun, her şeye rağmen, çok gerekli olduğunu da, söylemeyim.
Türk Dünyası’nın dilbilimcileri, Başkan Mirziyoyev’in bu teklifini bir fırsat kabul etmelidir.
Bilinmedir ki, kökümüz kuvvetlidir ve bu, mutlaka başarılacaktır.
Yusuf Has Hâcib ( 1017 ?- 1077 ? ) , Kutadgu Bilig'de şunları söylüyor:
"Akıl süsü-dil, dil süsü- sözdür; insanın süsü-yüz, yüzün süsü-gözdür.
İnsan sözünü dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.
Eğer dikkat edersen, görürsün ki, dünya beyleri arasında en iyileri türk beyleridir. " ( 1 )
Burada; “Benim; birçok makalemde sözünü ettiğim "Türk Dünyâsı Türkçesi" (*) hedef ilke olmadıktan sonra, bütün bu nemelâzımcılıklar, ilimsizlik içinde sürüp gidecektir. Türk Dünyâsı Türkçesi'ni hedefleyen millî bir Türk Dili çalışmasının, mevcut şartlarda, mevcut üniversitelerimizde yapılabileceği kanaatini taşımıyorum. Millî Türk Dili şuûru yeterince gelişmemiş yapıların, bu mes'eleye yaklaşmaması ve ona çözüm aramaması zâten görünür vaziyettedir.” (2)
Bu düşüncelerimi ifade ettiğim zamandan bugüne ‘onüç sene’ geçti ve şimdi, bir ümit ışığı doğdu.
Peki, biz, bu meseleyi bugüne kadar niçin ihmâl ettik? Denilebilir ki, zararın neresinden dönülürse kârdır; doğrudur. Bakınız; bundan yirmi beş sene önceki bir gazete haberini arzediyorum:
Bu, aynı zamanda, bütün İstanbul gazetelerinde yer alan ibretlik bir haberdir:
26-27 Nisan 2001 tarihinde Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi"nin yedincisi İstanbul'da yapıldı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Kazakistan Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Askar Akayev, Türkmenistan Saparmurat Türkmenbaşı ve Özbekistan Meclis Başkanı Erkin Halitov ve ev sahibi Türkiye Ahmet Necdet Sezer.
Türkiye ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları ancak TÜRKÇE konuşabildi. Zirvenin ortak dili RUSÇA oldu. İstanbul Türkçesi ile ortak alfabe hâlâ gerçekleşmedi.
Türkiye, maalesef, endişeli, çekingen ve ürkek hareket ediyor.
8. zirve 2002'de Türkmenistan'da ( Aşkabat'ta) yapılacak. "
Bu habere hiçbir yorum yapmama gerek yoktur sanıyorum. Mes'ele apaçık ortadadır ve bu durum, vahîm bir şekilde hâlen de devam etmektedir.” (3)
Türk Dünyâsı'nın büyük şâiri Bahtiyar Vahapzâde'den aldığım 26. 9. 2001 târihli mektupta şöyle yazıyordu:
“(...) Türkçe’nin Geleceği (Bu makalem, Türk Yurdu Dergisi’nin Türkçe’ye Saygı Özel Sayısı, Şubat-Mart 2001, Sf. 267-268’de yayınlanmıştır. M. H.K.) konusundaki makalenizi büyük memnuniyetle okudum. Benim Azerbaycan’daki 50 yıllık mücadelemin esasını Ana Dili ve onun korunması teşkil ediyor. Siz doğru yazıyorsunuz, haklısınız ki, Türkiye’de dil kurumunun yarattığı (Azerbaycan’da, bu kelime, “meydana getirmek” yerine çokça kullanılmaktadır. M. H.K.) uyduruk sözler (eser-yapıt, millî-ulusal, hikaye-öykü gibi) Türkiye Türkleri’ni Türk Dünyası halklarının dilinden koparıyor. Siz bir yandan ortak dile gelelim diyorsunuz, öte yandan Türk Dünyası ile ortak kelimelerimizi dilinizden çıkarıyorsunuz. Sizin bu konudaki düşüncelerinize katılıyorum. Bu bakımdan “Öğrenci Seçme Sınavı” adlı makaleniz benim kalbimi fazlasıyla rahatlattı. Bu konularla ilgili olarak sizinle karşı karşıya konuşmak arzusundayım, İnşallah Allah nasip ederse dertlerimizi, fikirlerimizi karşılıklı olarak konuşuruz...” (4)
Bahtiyar Vahabzâde, onsekiz kıt’alık ‘Kendimden Şikayet” başlıklı şiirinin ir kıt’asında da şöyle der:
“Bir zaman Ruscaydı reklam-ışıklar
Şimdi İngilizce dürtülür göze
İtin de diline hürmetimiz var,
Yalnız öz dilimiz yaramır bize” (5)
Vahabzâde’nin bu sitemli mısralarında bir büyük hakikat yatmaktadır. Bu hakikat; her an yeniden kendimizi keşfetmemizin de işareti olmaktadır..
Bu bakımdan; Özbekistan Cumhurbaşkanı Muhterem Şevket Mirziyoyev’in teklifini de çok değerli buluyorum.
Ancak; bir hususa dikkat çekmek isterim ki, mademki böyle bir faaliyet düşünülüyor, bir Türk Cumhuriyeti’nde kullanılıp, bir başkasında kullanılmayan fakat özbeöz Türkçe olan kelimeler de tespit edilmeli ve kayda geçirilmelidir.
Meselâ; Azerbaycan Türkçesi’deki “açar” kelimesi, Türkiye Türkçesi’nde, herkesin bildiği, Yunanca’dan geçme “anahtar”dır ve bu kelimeyi, Türkiye’de, herkes mutlaka bilir. Çünki, günlük hayatın vazgeçilmezlerindendir.
O hâlde, “açar” kelimesinin de, bütün Türk devletlerince bilinmesinde fayda vardır.
Zîra; bilinmektedir ki, bir dilde, bir mefhumu/nesneyi/ objeyi /kavramı birden fazla kelimeyle ifade etmek, o dilin zenginliğidir.
O hâlde; “ortak olanların yanında”, dünyadaki bütün Türk devletlerinde ve topluluklarında kullanılan kelimelerin tespiti cihetine gidilmeli ve zaman içinde, bu kelimelerin ‘ortaklaşması sağlanmalı’dır.
Hülâsa olarak demek istediğim şudur:
Sâdece “ORTAK TÜRKÇE KELİMELER SÖZLÜĞÜ” değil; “TÜRK DÜNYASI TÜRKÇE SÖZLÜĞÜ” adı altında, bütün Türk Devletleri’nde ve topluluklarında kullanılan kelimelerimiz de, -ORTAK OLSUN, OLMASIN-, kesif ve yaygın bir çalışmayla kayda geçirilmelidir.
Elbette ki; Özbekistan Cumhurbaşkanı Muhterem Şevket Mirziyoyev’in bu muhteşem teklifine bütün kalbimle katılıyor; Türkçe sevdâlarının her türlü katkıyı sağlamalarını ve bunun, hedefine ulaşmasını temenni ediyorum.
KAYNAKLAR
1 . Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, Çeviri: Reşid Rahmeti Arat, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1974, sy. 31
2. Dünya Dili Olarak Muhteşem Türkçe, M. Halistin Kukul, Yeni Türkiye Dergisi Türkçe Özel Sayısı, Kasım-Aralık 2013, Yıl: 9, Sayı:55, Sf. 1452-1462
( * Bknz. M. Halistin Kukul: Türkçe hakkında, yayınlanan makalelerimin bâzılarını, bilgi bakımından arzediyorum:
(Türkçe'de Yabancılaşma Sıkıntısı Ve Bâzı Düşünceler, Erciyes Dergisi, Temmuz 1995, sf. 1-3; Yabancı Dil İstilâsı, Çağrı Dergisi, Ocak 1998, sf. 7-8 ; Yabancı Dil Karmaşası Veyâ Yeni Amerikancacılık, Erciyes Dergisi, Mayıs 1999, sf. 1; Türkçe'nin Geleceği, Türk Yurdu Dergisi, Türkçe Özel Sayısı, Şubat-Mart 2001, sf. 267-268 ; İstiklâl Marşı'nın Dil Yapısı, Türk Edebiyatı Dergisi, Mart 2003, sf.20-21 ; Türkçe- ÖzTürkçe-Uydurmaca-Mandaca, Erciyes Dergisi, Şubat 2011, sf. 7 ; Kültür Bozulması Ve Dil, Çıngı Dergisi, Ağustos 2012 , sf.4-7 ; Ord. Prof. Dr Ali Fuat Başgil'e Göre Türkçe 2012, sf. 6-17 ; İmlâ Kargaşamız, Erciyes Dergisi, Haziran 2005, sf. 6-7 ; Bireysel Mes'elesi, Türk Yurdu Dergisi, Ekim 2012, sf. 39-44; Türk Dili'nin Ve Türk Kültürü'nün Kimyâsına Dâir, Erciyes Dergisi, Ekim Denen Ucûbe, Erciyes Dergisi, Nisan 2006, sf.12; Necip Fâzıl Ve Türkçe, Yeniden Diriliş Dergisi, Ocak 2008, sf. 26-29; Türkçe'de Entelektüel Buhranı, Erciyes Dergisi, Ağustos 2008, sf. 1-4; Türk Yurtlarının Hâfızası,: Türkçe, Toşayad Kümbet Dergisi, Ekim-Kasım Aralık 2015, Sf.4-8; Dünya Dili Olarak Muhteşem Türkçe; Yeni Türkiye Dergisi, Türkçe Özel Sayısı, Kasım-Aralık 2013, Sayı:55, Yıl:9, Sf. 1452-1462; Türk Dünyası Türkçesi, Edebice Dergisi, Sayı:26, Bahar:2021, Sf. 57-59; Türkçe’nin Çektikleri, Wwwkapsamhaber.com-01 Kasım 2026; Türkçe’miz Sıkıntıda, Wwwwkapsamhaber.com-04 Kasım 2026 ); ( ÖSS'nin Dili, Türk Yurdu Dergisi, Ekim 2000 , sf. 44-46 ; Erciyes Dergisi, Ağustos 2000, sf. 1-2 ; ÖSS'nin Türkçe Anlayışı, Erciyes Dergisi, Temmuz 2006 sf. 15-16 ; ÖSS Ve Türkçe, Erciyes Dergisi , Nisan 2007, Sf. 1-3 ; 2009'un ÖSS Türkçesi, Erciyes Dergisi, Haziran 2010 , sf.8-9 ; 2011 YGS Türkçe Soruları, Erciyes Dergisi, Mayıs 2011, sf. 20-21 ); Bahtiyar Vahabzâde ve Türkçe’miz, Wwwkapsamhaber.com-14.02.2020)
3.M.Halistin Kukul, a.,g.,Makale
4. M. Halistin Kukul, Bahtiyar Vahabzâde’nin Mektupları, Toşayad Kümbet Dergisi, Yıl:11, Sayı:44, Nisan-Mayıs-Haziran 2017, Sf. 4-10/Prof. Dr. Bahktiyar Vahabzâde’nin M. Halistin Kukul’a 26.9.2001 tarihli mektubun’dan.
5.Gurub Düşünceleri, Bahtiyar Vahabzâde, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, İstanbul 1995, Sf. 182