Hollanda’da büyüyen Türk kökenli gençler çoğu zaman iki dil, iki kültür ve iki dünya arasında yaşıyor. Evde Türkçe konuşuluyor. Okulda ve sosyal hayatta Hollandaca kullanılıyor. İşte bu iki dillilik deneyimini, gençlerin kendi sözleriyle anlatmalarını sağlamak amacıyla, Hollanda’da dikkat çekici bir yarışma başlatıldı.
Camileri yakıp yıkan ırkçılara etiket yapıştırmayan medya, sinagog saldırısı yapan 3 Antilyanlı ve bir müslümana ‘terörist’ dedi.
1-Hollanda’da konut krizine Türk çözümü: Rönesans Holding sahnede 2-Hollanda’da Müslümanları gizlice araştıran 10 belediyeye ceza 3-Corendon’a Türkiye güneş tatili ödülü 4-Lale gül için “bilgisiz” iddiam raporlandı. Dekolte kıyafetler de yayınevini kızdırdı…
Türkiye Dışında 18 Ülkede 80 Hastanesi Bulunan Acıbadem’in, İzmir’deki Kent Hastanesi’ne, Londra’da “En İyi Tasarım Ödülü” Verildi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl da dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Hollanda’da da binlerce kadının katıldığı etkinliklerle kutlandı. Amsterdam’dan Rotterdam’a, Arnhem’den Den Haag’a kadar birçok şehirde düzenlenen yürüyüşler, toplantılar ve dayanışma programları, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin hâlâ ne kadar güçlü ve canlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Aylarca süren koalisyon pazarlıkları. Zor geçen görüşmeler. Uykusuz geceler. Kıran kırana müzakereler. Ve sonunda kurulan yeni hükümet. Bu hükümetin başına geçen isim ise Rob Jetten .
Ramazan yaklaşınca aynı tartışmalar yeniden başlıyor. İsraf konuşuluyor. Gösteriş konuşuluyor. İftar sofralarının ruhundan uzaklaştığı söyleniyor. Herkes eleştiriyor. Herkes itiraz ediyor. Herkes söz söylüyor. Ama akşam olunca aynı isimler yine aynı sofralarda buluşuyor.
Bazen bir cümle, uzun bir rapordan daha fazlasını anlatır. Bazen bir diplomatın tek satırlık notu, sayfalarca strateji belgesinden daha derin bir anlam taşır.
Avrupa’da bir otelin deposunda, “artık bize yakışmıyor” denilerek rafa kaldırılan bir ceket, Gambiya’da bir çocuğun hayatını değiştiriyor.
Yedi Dünya Kupası ve yedi Avrupa Şampiyonası izlemiş bir gazeteci olarak açıkça söylüyorum: Senegal sahada oynadığı futbolla kupayı hak etti, buna itirazım yok.
Hollanda’daki Türk iş dünyası, yarım asırlık göç hikâyesinin ardından, bugün yeni bir eşikte duruyor. Amsterdam’da kurulan “Turkish Dutch Business Platform” (Türkiye Hollanda İş Platformu) , işte bu eşiğin sembolü olarak sahneye çıktı. Artık mesele yalnızca ayakta kalmak değil, iki ülke arasında yön veren bir ekonomik akla dönüşebilmek.
Hollanda’daki Türk asıllıların bugüne kadar elde etmiş oldukları başarılar, artık tek tek isimlerle anlatılamayacak kadar geniş ve etkileyici bir tablo ortaya koyuyor.
Değerli okurlarım, Bugün sizlere, “Yine mi bunlar?” diyebileceğiniz iki haberi art arda okutacağım. Bu tepkinin nereden gelebileceğini çok iyi tahmin ediyorum. Hatta zaman zaman aynı soruyu kendi kendime de soruyorum. Çünkü her iki isim de bugüne kadar defalarca sitayişle söz ettiğim, her başarılarında gururla yazdığım kişiler. Bir yerden sonra insan hem okuru yormaktan hem de “hep aynı isimler” duygusu yaratmaktan çekinir oluyor.
Lale Gül, mütedeyyin ve kapalı bir aile ortamında büyüdüğünü anlatan genç bir kadındı. Kendini bu aile yapısının baskısı altında ezilmiş, susturulmuş ve hayattan koparılmış biri olarak sundu. Yazdığını söylediği şey bir romandı; ama ortaya çıkan metin, edebî bir kurgu olmaktan çok, ailesiyle ve inanç dünyasıyla hesaplaşmaya dönük sert ve çirkin bir iç dökümüydü.
Stratejik bir pazarda bu yokluk nasıl açıklanabilir? Türkiye standını bulamayan ziyaretçiler, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Bulgaristan standına akın ettiler. Türkiye makamlarından katılım olmayacağına dair bir mesaj gelmedi. Türkiye’ye en çok turist taşıyan Corendon da fuarda yoktu.
BU BİR DIŞ SİYASET YAZISI DEĞİLDİR Ben, yorumlarımda iç siyaset ve dış siyaset konularına hiç girmem. Bunu beni tanıyan okurlarım çok iyi bilir.
Siyonistleri çileden çıkaran ödülün planlayıcısı olan, ‘Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi’ Başkanı Muammer Karabulut amacına ulaştı.
Yeni yıl, çoğu zaman geleceği değil, aslında kendimizi tarttığımız bir eşiktir.
‘Savaşzede’ Ukraynalılar’a kapılar açıldı, ‘Depremzede’ Türkler’e kapılar duvar oldu. Hollanda’nın çifte standart uygulamasından iki örnek: 1- Türk olduğunu söyleyen 5 yaşında bir çocuk, polis korumasına alındı. 2- 4 çocuklu Zeynep ve eşine ‘Size yardım edemeyiz’ denildi. Aynı ülke, iki ayrı refleks: Sistem nerede esniyor? Hukuk mu, insanlık mı?
İzmir’in kalbinde, Tarihi Bıçakçı Han’ın taş duvarları içinde, Türkiye ile Hollanda arasındaki 400 yılı aşkın dostluğun hikâyesi bu kez resimle, halıyla, çiniyle ve insan öyküleriyle anlatılıyor.

