İyiliksever görünmeye çalışan çıkarcı bir berberin susturmak için bayat çikolata verdiği çocuğun zehirlenmesi ve görünüşe aldanmanın sonuçları.
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde var varanın sür sürenin destursuz bağa girenin hali harapmış.
Mutluluk ormanına yakın köylerden birinde adı Mustafa olan bir berber yaşarmış. Çok iyi insan olarak tanınırmış. Halbuk yaptığı iyilikler gösteriş içinmiş. Kendine iyi insan dedirtmek için her şeyi yaparmış.
Bir gün annesi ile birlikte bir çocuk dükkana gelmiş. Çocuğun annesi saç kestirmeye geldiklerini söylemiş. Çocuk bunları duyunca bağıra bağıra ağlayarak;
-Sen bana yalan söyledin, sen bana yalan söyledin!
Kuaför Mustafa çocuğun ağlamasına çok bozulmuş. Gönlünü almak ve müşteriyi kaçırmamak için;
-Sana çikolata versem susar mısın?
Çocuk da;
-Evet susarım
diyince Mustafa dükkanın arkasına geçerek oradaki çikolata kutularından en eski olanını seçip çocuğa götürmüş. Çocuk mutluluk içinde çikolatayı yemiş.
İyi görünümlü kötü kalpli berber bir yandan çocuğun saçını kesiyor bir yandan da
-Oh çocuğu susturdum hem de eskı çikolatadan da kurtuldum
diye içinden geçiriyormuş.
Bir anda çocuk bayılmış ve ağzından köpükler çıkarak kusmaya başlamış. Hemen ambulans çağırmışlar hastaneye gitmişler. Yaptıkları tetkikler sonucunda gıda zehirlenmesi teşhisi koymuşlar. Buna sebep de kötü kalpli berberin verdiği çikolata olduğu kesinleşince kötü kalpli berberi cezaevine yollamışlar.
Çocuk da evinde yaşayıp büyürken uslu olmayı öğrenmiş. Kimsenin görünüşüne aldanmayın.