Taassup karanlığında kaybolmamak için ilmin ışığına sığınmak: Gerçek âlim kimdir, nasıl yaşar ve hakikati nasıl savunur?
İlim ile taassup bir arada yaşayamaz. Taassup sahibini mutlaka yıkar. Bugün, sevinilecek bir husustur ki, dünyacılar büyük bir taassup içindedirler ve mutlaka yıkılacaklardır. Müslümanlar taassuptan ne zaman kurtulup ilmin hakemliğine razı ve teslim olmuşlarsa kurtulmuşlar, karşıt düşünceleri yıkmışlardır; ne zaman da taassuba kapılmışlarsa yıkılmışlardır.
Taassup bilmeden, bilgiye dayalı olmadan söz söylemektir; gözü kapalı hareket etmektir. Bugün, maalesef bazı kesimlerde bu taassup görülmektedir. Gazetecilik meslekinde olan adam tutyor bir alimi tenkit ediyor, dini fetvalar veriyor; bir kısım insanları cennete, bir kısmını cehenneme sokuyor. Âdam askerdir, doktordur, fakat dini alanda kurtarıcı kesiliyor, din adına fetvalar veriyor. Bununla da yetinmeyerek Ehl-i Sünneti tekeline almaya çalışıyor. Dilediğini Ehl-i Sünnete ithal ediyor, dilediğini ihraç ediyor. Halbuki dinde söz sahibi olmak bilimsel yetki işidir.
Esasen dini alanda yeterli bilgi ve ehliyeti haiz olmayanlar konuşmamalıdırlar. İşte dine en büyük zarar bu gibi zatlardan geliyor. Böyle kimseler, farkında olmadan Allah’ın şeriatına ve bu şeriat yolunda olanlara kötülük yapıyorlar. Bu gibi zatlar milli bütünlük açısından çok tehlikelidir.
Gerçek âlim yanılmaz. Çünkü hatasını anladığı zaman onu düzeltir, hatada ısrar etmez. Gerçek âlim duygusallıktan uzak olur.
Karşıt düşünceler ve şahıslar etrafında fırtınalar koparmaz. Gerçek âlim umutsuzluğa kapılmaz.
Bilime dayandığı için güçlü olur, hasımlarından çekinmez. Gerçek âlim kamil ahlak sahibi olur. Allah rızası için, gördüğü hataları, ilmi esaslar çerçevesinde düzeltmeye, insanları uyarmaya çalışır. Gerçek âlim gazeteci ve siyasetçi üslubu ile konuşmaz. Gerçek âlim, devlet adamlarına çok yakın olmaktan kaçar. Gerçek âlim ilmi her şeyin üstünde tutar. Gerçek âlim cömert olur.
Gerçek âlim dünyaya ve dünyevi menfaatlere değer vermez. Gerçek âlim mevki ve makamdan hoşlanmaz. Gerçek âlim kurtuluş rehberidir. Gerçek âlim rütbe, ödül vs. istemez.
Gerçek âlim bir takım maceracıların arkasından yürümez. Gerçek âlim daima toplumun önünden gider. Gerçek âlim ilmin vakarını korur. Gerçek âlim Allah’tan başkasına boyun eğmez. Gerçek âlim fani dünyanın alayişine aldanmaz.
Gerçek âlimlerin mürekkepleri şehitlerin kanlarından üstündür.