Tebriz gezisi; Türk kültürü, Kendovan köyü, ekonomik zorluklar, tesettür kurallarındaki esneme ve Şii ibadet ritüelleriyle değerlendirilmiştir.
Aynı gün Tebriz ' e 30 km. mesafede bölgenin Kapadokya'sı olarak bilinen ünlü Kendovan köyüne gittik. Köy tam bir turizm yeri olmuş. Sahand dağının eteklerinde, peri bacalarına benzeyen mimari görüntüsüyle, taş mağaralar, hem market- işyeri olmuş, hem de üst katında yaşayan ev halkına yuva olmuş." Şiir- peste" denilen balından tadıyor, köyün ortasından geçen derenin kıyısındaki çeşmelerden " maden suyu" içiyorsunuz. Türk olduğunuzu öğrenince, tebessüm ederek hoş geldiniz diyen bu güzel insanlar; birbirine ve size " GELEN GÜNÜN HAYR OLSUN" cümlesiyle, mukabele de bulunarak, zarafet dolu duada bulunuyorlar. Akşam otelimize döndüğümüzde, cuma sabahı taslak olarak kaleme aldığımız " Tebriz Destanı" adlı 25 kıtalık şiirimize son şeklini vererek, resepsiyon salonunda canlı okuyarak, Tebriz hakkındaki duygu ve düşüncelerimizi dile getirdik.
Ertesi sabah 6 Eylül 2026 Pazar günü, İran Air Tour havayolu uçağı ile saat 09.30 da hareketle, Tebriz ' den İstanbul' a uçarak, seyahatimizi sağ salim tamamlamış olduk elhamdülillah.
GENEL DEĞERLENDİRME: Bir özet halinde arz ettiğimiz Tebriz hakkında daha geniş bilgileri, internet ortamında okuyarak, tarihi, coğrafyası, sosyal ve kültürü ile ilgili bilgileri edinebilirsiniz. Biz bazı açılardan, gözleme dayalı bilgilerle genel bir bakışla değerlendirme yapacağız.
1- Yıllar önce, (2004) İstanbul Atatürk havalimanı Mülki İdare Amiri olarak görevli iken, başkent Tahran' a yapmış olduğumuz resmi- protokol sayılabilecek ziyaretimizde; İstanbul 'da uçağa binen bazı başları açık bayanların, uçak da başlarını örttüklerine şahit olmuştuk. İran'da, Mahsa AMİNİ adlı bayanın, gözaltına alındıktan sonra ölmesiyle sonuçlanan üzücü olayların ardından büyük çapta protestolar yapılmış, resmi olmayan bilgilere göre,17 kişi hayatını kaybetmişti. Aldığımız bilgiye göre, bu acı olaylardan sonra, İran genelinde," zorunlu başörtüsü" kuralı biraz gevşetilmiş ve baskıcı tutumdan vazgeçilmiştir. İran Air Havayolları check-in işlemlerinden itibaren gerek uçak içinde gerekse havaalanında bayan yolcuların yarısından fazlasının, başlarını kapatmadıklarını gördük. Demek ki zorla yaptırılan " Tesettür" bir sonuç vermiyor. Sonunda esas olanın, insanların hür irade ve akıllarıyla, kendi kararlarını kendileri vermeleri ve fiillerinden mes' ül olmalarıdır.
2-1979 İran İslam devriminden bu yana, İran ve İran halkına batılı emperyalist zihniyetli ülkeler tarafından uygulanan siyasi ve ekonomik ambargolar, halkın genel ekonomik refahını olumsuz etkilemiş, belli bir azınlık dışında, çoğunluğun; hayat pahalılığı, ekonomik dar boğaz, enflasyon vb. sebeplerle, çok zor durumda olduğu tespit edilebilir. Dövizle alışverişin tamamen yasak olduğu, bir toplu iğnenin bile alınamadığı,1 Amerikan dolarının (sondan bir sıfır atılmış haliyle) 137.200 ( yüz otuz yedi bin iki yüz) İran Tümeni olduğunu düşünürsek, paralarının PUL olduğunu söyleyebiliriz. Rehberimize 100 Amerikan dolarını bozdurmasını rica ettiğimizde, bir deste halinde,12 milyon tümeni elde veya cepte taşıyamayacağımdan dolayı, kendi kredi kartına yüklenmesi sayesinde çarşı, pazar, işyeri ve müzeleri, tarihi yerleri gezerek harcama yapabildiğimizin bilinmesini isteriz. Devletin halkına en büyük desteklerden birisinin, petrol ürünlerinin ucuz bir fiyata almaları olduğu gerçeğidir. Misal olarak 1 litre benzinin, bizim parayla sadece 1 TL. olduğunu hatırlatalım. Yani bizde bir fincan kahve fiyatına 45- 50 liraya depoyu doldurabilirsiniz.
3-Tebriz, tarihiyle, coğrafyasıyla, sosyal ve kültürel hayatı ile tam bir Türk şehridir. Her mekânında Türkçe konuşur, rahat bir şekilde anlaşır ve meramınızı ifade edebilirsiniz. Dil konusunda hiçbir zorluk çekmezsiniz. Şehir genel olarak temiz, cadde ve sokakları bakımlıdır. Sokaklarda pek dilenci yoktur. 4 gün gece gündüz dolaştığımız Tebriz' de bir ana caddede kıvrılmış yatan sadece bir gariban gördük. Rehberimiz, onun yüzde 99, uyuşturucu müptelası olabileceğini söyledi. Tebriz' in yemekleri temiz, helal ve Türk lezzet ve damak tadına uygundur. Her restoranda yemek yersiniz, ücretleri de bize göre daha hesaplıdır.
4- Ekonomik zorluklara rağmen, son İran- Amerikan İsrail savaşından sonra, İran halkının daha da bilinçlendiğini, şuurlandığını söylemek mümkündür. Kaldığım otelde, birisi Azerbaycan Türkçesi, diğerleri Farsça yayın yapan yaklaşık 20 TV. kanalında; sürekli olarak ABD- İsrail karşıtlığı diri tutulmakta, protesto gösterileri aralıksız yayınlanmaktadır. Cuma günü, müsellada namazdan sonra, cami önündeki caddede bir grup topluluk, ellerinde İran bayraklarıyla " kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail" diyerek, sloganlar atarak protesto gösterilerine bizzat şahit olduk.
5-Camii ve mescitlerde mihrabın sağ ve sol yan tarafların genellikle, İmam Humeyni, öldürülen (şehit edilen) Ali Hamaney ve yeni ruhani liderleri, oğlu Mücteba Hamaney'in renkli posterleri, ışıklı levhalar halinde, VAAZ esnasında yansıtılmaktadır. Tebriz Musella Camiinde, Cuma namazı başlayınca, ışıklı panolardaki resimlerin kaldırılıp yerlerine ayet ve hadislerin konulduğunu gördük. Ülkemizde, resim ve benzeri objelerin camii ve mescitlerde bulunmadığı dikkate alındığında, İran'ın genelinde bu uygulamanın, şer' i ve fıkıh kuralları açısından, bizim sünnet- i seniyye usullerine uygun olmadığını düşünebiliriz. Bu konuyu İran'lı dostlara sorduğumuzda bunun dinî liderlere bir saygının ifadesi olduğunu, resimlere asla ta'zimde bulunmadıklarını söylüyorlar. İran'da genel olarak 5 vakit yerine, 3 vakitte namazı eda ediyorlar. Şia mezhebine göre, öğle namazı vakti girdiğinde, öğle kılındıktan sonra, ikindi namazı kılınabilir. Aynı şekilde, akşam namazı kılındıktan sonra da yatsı namazı kılınabilir. Böylece farz olarak, sabah 2, öğle ve ikindi 4+4, akşam ve yatsı 3+4 olmak üzere, Şii müslümanlar 17 rekat farz namazı kılıyorlar. Malumdur ki, ehli sünnet alimlerinin fetvalarına göre, sadece hacda, Arafat ile Müzdelife' de bir de zaruret varsa seferi hallerde namazlar CEM edilir. Detaylı bilgiler, fıkıh ve internet sitelerinde mevcuttur.
6-Elbette gönlümüzden geçen, İran- ABD-İsrail savaşının adil ve dengeli bir anlaşmayla sona ermesidir. Yıllarca süren ve hâlen devam eden ekonomik ve siyasal ambargoların bitmesi veya azaltılarak; İran halkının daha rahat nefes alması, ekonomisinin ve sosyal refahının artması elzemdir. Petrol ve doğalgaz vb. enerji kaynakları bakımından zengin olan İran da turizm sektörü de önemli gelir kaynaklarından biridir. İran Devletinin bu konuda, daha ciddi adımlar atarak, İran Turizm acentelerine destek vererek, İran ve İran halkının daha iyi tanınması, bilinmesi konusunda daha duyarlı olmasını, dünyayı gezen bir seyyah olarak candan temenni ederiz.
NETİCE OLARAK: İran halkı, dost, kardeş ve İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Güney Azerbaycan eyaletlerinde, 35-40 milyona yakın etnik olarak kendilerini TÜRK olarak kabul eden, İran İslam Cumhuriyetinin vatandaşı vardır. T.C. vatandaşları ve sivil toplum olarak yabancı ve duyarsız olamayız. Mezhep ve siyasi görüş aykırılıkları, bizleri birbirimizden ayırmamalıdır. Dost ve kardeş İran halkına, Tebriz'li Türk kardeşlerimiz nezdinde, huzur, barış ve esenlik dolu günler de olmalarını Cenab-ı Hak' tan temenni ve niyaz ediyoruz. Tebriz' de işittiğim şu güzel cümle ile bitirelim.
"GELEN GÜNLERİNİZ HAYR OLSUN".
Vesselam.