Mehmed Şevket Eygi'nin hayatı, gerçek dava adamlığının kibirle değil, tevazu ve samimi hizmet anlayışıyla mümkün olduğunu gösteriyor.

İnancını Yaşayan Münevver başlıklı 14 Temmuz 2026 tarihli köşe yazımızda; merhum Mehmed Şevket EYGİ ile ilgili vefatının 7. yıl dönümü vesilesiyle katıldığımız anlamlı vefa toplantısını ve basın dünyasındaki yeri ve hizmetlerinden kısaca bahsetmiştik. Bu yazımızda da Mehmet Nuri Yardım Bey'in, büyük bir ustalıkla kaleme aldığı "İnancını Yaşayan Münevver" adlı biyografi kitabında dile getirdiği fikir dünyasından alıntılarla ilgili kısa yorumları sizlerle paylaşmayı düşündüm.

1- " HİZMETKÂR OLABİLMEK.". "Bugün İslâmî hizmetlerin içinde olduğunu iddia eden bazı kişilerin kibirlerini görünce şaşırıyorum. Doğrusu bu tavır İslam adabına, dinimizin yüksek ahlâkına tamamen terstir. M. Şevket Bey, insan- ı kâmildi, olgun bir müslümandı. Çok büyük hizmetlere imza attığı halde, sanki hiçbir şey yapmamış gibi her zaman ve her yerde büyük tevazu içindeydi. Mütevazı davranmadığı kimseler ancak gururlu, kibirli ve İslam düşmanı olan hasımlarıydı.". A.g.e:sh, 67.

YORUM: Yıllardan beri, fikir, düşünce ve ideal birliği içinde bulunduğumuz bazı dernek, vakıf, platform v.b STK da görev almış bazı "ülküdaş, gönüldaş" arkadaşlarımızın, yukarı da ifade edildiği gibi, kibirlerinden yanlarına bile yaklaşmakta zorluk çekildiğini işitiyor veya bizzat tanık oluyoruz. Yapılan bütün hizmetlerin artı ve başarıları kendilerine, noksanları ise o kurumun diğer mensuplarına ait gibi davranarak, örfe, âdete ve töreye uymayan hal ve davranışlar sergilemektedirler.

Halbuki, bir müessese de başarı sadece bir şahsa ait olamaz veya değildir. Var ise bu başarı, kurumlardaki (en alt kademeden en yüksek kademeye varıncaya kadar) ulaşan bir Ekip- Ruhu işidir ve herkesin o başarıda, karınca kararınca bir payı vardır.

Şu hususu da göz ardı etmeyelim! Elbette kurum- kuruluşun başının iradesi, gayreti ve önemlisi yönetimindeki liderliği çok kıymetlidir.

Fakat dava adamlığı iddiasındaki kişilerin, kibir ve gurura kapılmadan " TEVAZU" içinde olmaları ve kişiliklerine yakışır vakar ve olgunlukla hizmetlerine devam etmeleri esas olmalıdır diye düşünmekteyiz.

Güzel bir ata sözü ile konuyu noktalayalım." Gururlanma Padişahım Senden Büyük ALLAH var."

Vesselam…