Bazı yazılı basın organlarında çıkan haberlere göre, Gagavuz Türklerinin özerkliği ellerinden alındı, bizim pek sesimiz çıkmadı.
Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in zamanında, diplomatik siyasetle kazanılan özerklik adeta kaybedilmiş gözüküyor.
1994 de elde edilen statü, 9 Temmuz 2026 da Moldova Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edilmiş. Mahkeme 23 Aralık 1994 tarih ve 344. sy. *Gagavuz Özerk Yeri'nin* ilgili kanunda yer alan bazı maddelerini iptal ederek, bölgenin bağımsız Seçim Komisyonu oluşturma yetkisini kaldırmış, adalet, İçişleri, bilgi ve güvenlik yetkililerini belirleme hakkını da geçersiz hale getirmiştir.
Sınırlı birkaç kalem erbabının dışında, yazılı ve görsel medya haberlerine konu bile olmayan bu gelişme; hukuki tartışmalardan öte, Gagavuz Türk kimliğini, kültürünü ve yakın geleceğini ilgilendiren önemli bir konudur. Başta Dışişleri Bakanlığı'mız olmak üzere, duyarlı hukuk ve STK larından bu konuya ilişkin açıklamaları ve atılacak diplomatik adımları, T.C.nin vatandaşları olarak bekliyoruz. Türk Dünyası ve uluslararası teşekküllerimizin, kendi soydaşlarımız olan Gagavuz'ların hak ve hukukunu savunacak güç ve iradeye sahip olduğunu düşünüyoruz. Gagavuzya'lılar, Moldova'nın güneyinde yaşaya, nüfusları 150- 200 bin civarında bir Türk boyudur.
Hıristiyan inancına bağlı olsalar da dilleri, kültürleri ve kırsal kesim örf ve adetleri tamamen Türk’tür. Dilleri Türkçemizin Oğuz lehçesine yakındır.1990 lar da Sovyetler Birliği'nin dağılması ile bağımsız olan Moldova' ya bağlı özerk bir bölge olarak yasal statü kazanmıştır. 2019 Haziran ayında Gagavuzya'nın başkenti Komrat' a tanıma ve kültür ziyareti için gitmiştim. Edebiyatçı Alla Demir Hanımın rehberliğinde, Komrat' Üniversitesi Rektörü Sn. Prof. Dr. Serghei Zaharia' yı, Belediye başkanını, bazı bakanlık yetkililerini, Yaşlılar ve Huzur evini ziyaret ederek; soydaşlarımızı yakından tanımaya çalışmıştık. Kırsal kesimde(köyde) önemli bir durak olan, Dmitry Kara Çoban'ın adına kurulan, Milli Gagavuz Tarih ve Etnografya müzesini de ziyaret ederek, müze ile ilgili belgesel filmi izleyip yetkililerden bilgi almış ve çok rahat bir şekilde Türkçe konuşarak anlaşma problemi yaşamamıştık.
Gagavuz Türkçesi, 2010 da UNESCO tarafından " Kaybolmaya yüz tutmuş diller" grubuna kaydedilmiştir. Sebebi de malum! Rusça, okullarda, devlet dairelerinde, hastanede, kiliselerde kısacası her yerde konuşulur ve hâkim durumda. Okullar tatil olmasına rağmen, rica ederek rehberimizin mahallesinde 10- 15 civarında öğrenci ve velilerini, okul açtırarak bir araya geldik. Yaptığımız tanıtım konuşmasını, rehberimiz Rusça' ya tercüme ederek meramımızı anlatabilmiştik. Acı olan gerçek şudur ki, kendi benliğini, kültürünü, ana dilini korumak ve yaşatmak için *Ana dilde eğitim hakkı* tanınmış olmasına rağmen, Gagavuz Özerk Yeri' yönetimi, bunu hayata geçirmemiştir. Şunu görüyoruz, orta yaşlı ve üstü insanlar ile, Anadolu Türkçesini konuşarak rahat anlaşırsınız. Fakat genç ve çocuklar la anlaşma mümkün değildir. NE YAPILABİLİR? Okullardaki Gagavuz dili ders saatleri artırılmalıdır. Sokakta, çarşıda, pazarda ve evlerde konuşulan dil, ana dilleri Gagavuzca olmalıdır.
Ülkemizin teknik desteği ile kurulan Gagavuz Radyo ve Televizyonu, rahat anlaşılır ve temiz bir Türkçe dili ile yayınlarını geliştirmelidir. Hıristiyan Ortodoks kilisesine bağlı aslı GÖKOĞUZ olan soydaşlarımızın, yüce dinimiz İslam ile tanışmaları daha doğrusu İslamiyet le şereflenmeleri maksadıyla; başta Diyanet İşleri Başkanlığı', STK larımız, ciddi şekilde programlar yaparak "Emri bil maruf" çerçevesinde tebliğ, irşad faaliyetlerine önem ve ağırlık vermeliler. Dil milletin ve milliyetin en önemli bir hayati unsurudur. Bu soydaşlarımız dilleri sayesinde milli kültür ve kimliklerini korumaya çalışıyorlar.
Bize düşen de fert, toplum ve STK lar olarak bu soydaş topluluğa maddi ve manevi her türlü desteği vermek için çaba sarf etmektir diye düşünüyoruz. Komrat seyahatimiz de kaleme aldığımız GAGAVUZ YA adlı siirimizi de yazımızın ekinde ileteceğiz. Ne demiş atalarımız?
*Sefer bizden, zafer Allah' tandır.



