BIST 100 yedi hafta düşerek 10.759 puana gerilerken fon tasfiyeleri başladı; zayıf makro veriler ve yeni düzenlemeler piyasayı baskılıyor.
Haftalık Kapanış
| Gösterge | Kapanış | Haftalık Değişim |
| USD/TRY | 49,94 | %0,49 |
| Ons Altın ($) | 3.876 | -%3,01 |
| Gram Altın (₺) | 6.222 | -%2,53 |
| BIST 100 | 10.759,56 | -%3,22 |
Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul'da satış baskısı sürdü ve BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,22 düşüşle 10.759,56 puandan tamamladı. Bu, endeksin 1987'den bu yana ilk kez yedi hafta üst üste gerilemesi anlamına geliyor; 11 Eylül–30 Ekim döneminde kayıp yüzde 25,6'ya ulaştı. Aynı hafta fon tasfiyesinin yasal çerçevesi tamamlandı ve ara ödemeler başladı. Haftanın hikâyesi, belirsizliğin hukuki tarafı netleşirken fiyatlama tarafında rahatlamanın görülmemesi.
Borsadaki seyir haftanın ilk bölümünde toparlanma sinyali verdi, ancak bu kazanımlar cuma günkü yüzde 3,64'lük satışla silindi. Sektör endekslerinde teknoloji yüzde 1,55 ile yükselen tek endeks oldu; madencilik endeksi yüzde 9,06, BIST 100 dışındaki şirketleri izleyen endeks yüzde 4,85 geriledi. Karşılaştırılabilir 626 hissenin 137'si yükselirken 481'i değer kaybetti. BIST Katılım 100 endeksi de BIST 100 ile aynı oranda, yüzde 3,22 düşüşle 12.174,34 puana indi. Döviz ve altında ise USD/TRY yüzde 0,49 artışla 49,94'ten kapanırken ons altın yüzde 3,01 düşüşle 3.876 dolara, gram altın yüzde 2,53 düşüşle 6.222 TL'ye geriledi.
Fon tasfiye sürecinde ara ödemeler başladı. Olağanüstü tasfiye kapsamındaki üç portföy yönetim şirketine ait yedi fonda 235.705 yatırımcıyı kapsayan 29,3 milyar TL'lik ödeme süreci cuma günü devreye alındı; ödemelerde fon başına 1 milyon TL'lik tavan geçerli olacak. Tasfiye sürecini düzenleyen kanun hafta içinde yürürlüğe girerek hem ödemelerin hem de hukuka aykırı şekilde çıkarılan varlıkların geri kazanılmasının yasal çerçevesini oluşturdu. Bunun yanında iki portföy yönetim şirketinin faaliyetleri geçici olarak durduruldu ve daha önce kapsama alınmamış fonlarının da tasfiyesine karar verildi. Yani süreç hem derinleşiyor hem de kapsamı genişliyor.
Düzenleyici tarafta nitelikli yatırımcı kabulüne ilişkin finansal kriterler belirgin biçimde artırıldı. Finansal varlık toplamı şartı 10 milyon TL'den 50 milyon TL'ye, işlem hacmi şartı 5 milyon TL'den 25 milyon TL'ye yükseltildi; gayrimenkul ile girişim sermayesi yatırım fonlarına yönelik istisnalar kaldırıldı. Fon portföy sınırlamalarına tam uyum tarihi 31 Ocak 2027'ye uzatılırken, kredili işlemlerde özkaynak oranının esnek uygulanması 13 Kasım seans sonuna kadar uzatıldı.
Veri tarafında zayıflama işaretleri öne çıktı. İşsizlik oranı eylülde 0,5 puan artışla yüzde 8,4 ile son yedi ayın zirvesine çıkarken, istihdam oranı 0,1 puan daralmayla yüzde 48,3 oldu. Ekonomik güven endeksi ekimde 101,3'ten 97,3'e geriledi; hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,4 gerilerken perakende ticaret yüzde 1,1, inşaat yüzde 0,4 arttı. Eylül ayı dış ticaret açığı 5,16 milyar dolar olarak gerçekleşti ve yıllık bazda yüzde 26 geriledi; enerji ve altın hariç açık 541 milyon dolar düzeyinde kaldı. Brüt rezervler 23 Ekim haftasında 6,9 milyar dolar azalarak 162,2 milyar dolara indi; azalışın 3,8 milyar doları altın rezervlerinin dolar değerinden kaynaklandı. Aynı hafta tüketici kredileri 35,4 milyar TL artarken takipteki alacaklar 19,5 milyar TL yükselerek 965,1 milyar TL'ye ulaştı. Para Politikası Kurulu toplantı özetinde ise ekimde gıda ve enerji kaynaklı olarak aylık manşet enflasyonun hızlanmasının, çekirdek göstergelerin ise daha ılımlı kalmasının beklendiği belirtildi.
Asıl mesele, tasfiye sürecinde netleşme ile borsadaki zayıflığın aynı anda yaşanması. Yasal çerçevenin tamamlanması ve ödemelerin başlaması, yatırımcılar açısından en önemli belirsizliklerden birini azaltıyor; buna rağmen endeks yedinci haftasını da kayıpla kapattı. Bu, borsadaki baskının yalnızca tasfiyenin hukuki belirsizliğinden kaynaklanmadığını düşündürüyor. Reel tarafta işsizliğin yükselmesi, ekonomik güvenin gerilemesi ve takipteki alacakların artması, genel iktisadi görünümün de zayıfladığına işaret ediyor. Düzenleyici adımlar ise piyasanın yapısını da etkiliyor: nitelikli yatırımcı eşiklerinin yükseltilmesi, daha riskli fon ürünlerine erişimi daraltarak orta vadede bu kanaldan gelecek yeni girişleri sınırlayabilir. Bu bir yorum; etkisini ancak zaman içinde görebileceğiz. Kredili işlemlerde özkaynak esnekliğinin 13 Kasım'a kadar uzatılması ise geçici bir rahatlama sağlıyor; bu tarihten sonra ne olacağı, piyasa açısından ayrı bir izleme başlığı.
Önümüzdeki hafta izlenecek başlıklar şunlar: ekim ayı enflasyon verisi ve bunun faiz beklentilerine yansıması, tasfiye kapsamındaki ödemelerin ilerleyişi ve yeni kapsama alınan fonların durumu, bilanço döneminin hisse ve sektör bazında ayrışmayı nasıl şekillendireceği, kredili işlemlerdeki esnek uygulamanın 13 Kasım'daki bitişine yaklaşırken piyasa davranışı ve düşüş serisinin sekizinci haftaya taşınıp taşınmayacağı. Rezervlerdeki seyir ile kredi tarafındaki takipteki alacak artışı da yakından takip edilecek göstergeler arasında.