Oğuz ÇETİNOĞLU

Ekonomist, Araştırmacı-Yazar

ocetinoglu1@gmail.com

Deneme Üzerine Bir Deneme…

Yazarın; herhangi bir konuyu, kendi kendisi ile konuşuyormuş gibi rahat ve akıcı bir üslupla yazdığı, şahsî görüşlerini, tecrübelerini ve olaylara bakış açısını yansıttığı, orta uzunluktaki yazılar, ‘deneme’ olarak isimlendirilmektedir. Dünya edebiyatında, deneme türündeki yazıların ilk uygulayıcısı Michel de Montaigne (*)’dir.  

Deneme türündeki yazılar; Tanzimat sonrasında özellikle de Servet-i Fünûn döneminde Türk edebiyatında görülmeye başladı. Asıl gelişmesi Cumhuriyet döneminde oldu. Günümüzde ‘deneme’ türündeki kalem ürünleri, yazarlar tarafından sıkça kullanılan yazı çeşitlerinden biridir.

Deneme türündeki yazılar; iddialı olmayan, ispat kaygısı taşımayan; temel anlamda insanın iddiasız düşüncelerini anlatan yazılardır. Ancak; alanın, desteksiz ve serbest atışlara açık olduğu düşünülmemeli.

Özellikle ‘dil kaygısı’ndan hiçbir yazar âzâde değildir. 

İster deneme, ister edebiyatın başka bir çeşidi… Yazı yazmak, Türkçe bilmeyi gerektirir.

Bir deneme yazarı, şöyle bir cümle kullanmış: ‘Bu hali yaşayanlara kendi yaşayışı ile gönderme yaparken ‘tüccar’ olarak anılmaktan erinmemişti.’ 

Ne demek istediğini bir tarafa bırakalım. Zeki olanlar, algılama (?!) gücü yüksek olanlar, el terâzi-göz mizan yöntemiyle ve biraz da zorlanarak belki bir şeyler anlayabilirler.

‘Erinmek’ kelimesi üzerinde duralım:

Bu kelime, çok eski zamanlardan beri bilinir, kullanılır. ‘üşenmek’, ‘tembellik etmek’ anlamındadır ve Türkçedir. 

Ancak; kelime, cümlede yanlış kullanılmıştır.

Evet! Deneme yazarı okuyucudan, kendisine hak verilmesini beklemez. Fakat bu durum, ‘yanlış kullandığı kelimeler sebebiyle muâheze edilmez (kınanamaz, suçlanamaz)’ anlamına da gelmiyor elbette...

Hiçbir deneme yazarı, ‘asırlar değişti, kelimelerin de anlamı değişmeli’ düşüncesiyle kendisine;  kelimelere yeni anlamlar yükleme salahiyeti veremez.

Bir yazımda;  ‘Mektup veya masal, makale veya deneme, roman veya hikâye, şiir veya destan… hatta şarkı sözü (!?) veya senaryo, komedi veya trajedi… Türkçe bir metin yazmayı tasarlayan herkesin, mutlaka ve mutlaka okuması gereken kitaplardan söz etmiştim. Tekrarlayayım: Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş’ın ‘Türkçemiz ve Uydurmacılık’, Yavuz Bülent Bâkiler’in ‘Sözün Doğrusu’ (2 Cilt), Prof. Dr. Mustafa Argunşah’ın ‘Dil Yarası’ ve ‘Sözüm Türkçe Üstüne’, Nihat Sâmi Banarlı’nın ‘Türkçenin Sırları’, Prof. Dr. Necmeddin Hacıeminoğlu’nun ‘Türkçenin Karanlık Günleri’ ve ‘Edebiyat Tahlilleri’ Şâkir Alparslan Yasa’nın ‘Türkçenin Istılâh Meselesi ve İdeolojik Kaynaklı Sapmalar’, Ahmet Kemal Yahyaoğlu’nun ‘Türkçenin Katli’ isimli eserleri, Sâmiha Ayverdi, Peyâmi Safâ, Refik Hâlid Karay, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Ahmet Kabaklı’nın eserlerini okumalı. Özellikle İlhan Ayverdi’nin ‘Misalli Büyük Türkçe Sözlük’ ile Yaşar Çağbayır’ın ‘Ötüken Türkçe Sözlük’ isimli eserlerini mutlaka el altında bulundurmalı. Son iki eser aynı zamanda birer yazım kılavuzudur. Herkese lazım.

Bu kitapları okuyanlar kültürümüze ve kültürümüzün aslî unsuru olan dilimize en iyi hizmeti verme imkânını elde ederler. Yaptıkları hizmet, kendilerinden sonra ve nesiller boyu devam eder. Diğer taraftan da Türkçemizi yozlaştırmak, öğütüp ufalamak isteyenlerin değirmenine su taşımamış olurlar.

(*)Montaigne:  Tam adı Mıchel De Montaıgne’dir.  28 Şubat 1533 tarihinde Fransa’nın Bordeaux şehrinde doğdu. 13 Eylül 1592 tarihinde aynı şehirde, 59 yaşında öldü.

Ailesi çok varlıklıydı. ‘Borteaux Şatosu’ adı ile anılan mâlikânede yaşıyorlardı. Babası, oğlunun iyi bir eğitim görmesini sağladı. Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını öğrendi. Bir süre, bulunduğu bölgede Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Ailesinden kalan geniş malikânede günlerini kitaplarıyla ve yazılarıyla geçirdi. Bu çalışmaların sonucu olarak çok bilinen ‘Denemeler’ adlı kitabı oluştu. Montaigne Denemeler’inde başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, hürriyet ve okuma alışkanlığı üzerine, ilk defa dile getirilen düşünceleri içeren yazılar kaleme aldı. Bu yazıları herkesin anlayabileceği sâde bir anlatımla okuyucularına ulaştırdı.