Oğuz ÇETİNOĞLU

Ekonomist, Araştırmacı-Yazar

ocetinoglu1@gmail.com

Türkler

Târih kitaplarından Türklere ait bölümler çıkartılırsa, ortada boş bir defter kalır. Eski dünya üzerinde hiçbir millet yoktur ki kendi târihini ve medeniyetini Türkler olmaksızın oluşturabilmiş olsun. Türkler, insanlık târihinin ve medeniyetinin yürüyüşüne hız kazandıran, kendisinden sonra târih sahnesine çıkan milletlerin-devletlerin oluşmasına zemin hazırlayan en eski milletlerden biridir. Atlılarımızın nal izlerinin bulunmadığı toprak, suyunu içmediği ırmak ve göl, kılıç şakırtılarının yankılanmadığı dağ, ‘Allah Allah ’ nidalarını, Mehter Takımının ‘Hücum Marşı’nı dinlemeyen ova yok gibidir.

Yeryüzünde, Türkler kadar geniş alana yayılmış başka bir millet yoktur. Târih boyunca yerleştikleri bölgelerde yaşamaya devam eden Türk topluluklarının sayısı Türklere ait özel bir rekor teşkil eder.

Türkler, Asya’nın merkezinden sâdece kuraklık, kıtlık gibi iklim şartlarının zorlaşmasından dolayı ayrılmadılar. Orada şimdi de Türk boyları yaşamaktadır. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne, ABD’den Japonya’ya, Avrupa’nın tamamından Avustralya’ya kadar Türkler yeryüzünün hemen hemen yerinde vardır.

Türk, bir kişi değildir… Türkler bir boy değildir… Ortak müşterek özellikleri taşıyan Müslüman Türkler Türkmenistan’da, Kırgızistan’da, Kazakistan’da, Tacikistan’da, Hindistan’da, Pakistan’da, Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da, Afrika’da, Ortadoğu’da kollarıyla, dallarıyla, boylarıyla ve kültürleriyle yaşamaktadırlar.

Anadolu’da, kök saldıkları Anadolu’da Büyük Selçuklulardan Anadolu Selçuklularına, Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne kol kol, boy boy, beylik beylik her biri bir devlet ruhuyla vardırlar. Kayı boyu, Oğuzlar, Karamanoğulları, Dulkadiroğulları, Germiyanoğulları, Danişmendler, Rumeli akıncı boyları, Osman oğulları ile diğer birçok kol ve Müslüman Türk boyları dün de dünya coğrafyasında yaşamaktaydılar bu gün de yaşamaya devam ediyorlar.

Balkanlarda ve Orta Asya’da değil Avrupa’nın tamamında yeryüzünün birçok yerinde ve Anadolu’nun birçok ilinde, kasabasında, beldesinde ve köyünde yine 4.000 veya 40.000 sene öncesindeki özüyle, inandığı gündeki imanıyla, kendine has gelenek ve görenekleriyle kültürüyle yaşıyorlar. Dünya durdukça yaşamaya devam edecekler. Biz Türkler dünyanın en büyük, en muhteşem ailesiyiz.

Bâzıları erime-yokolmanın eşiğinde bulunan bu Türkler, yaşadıkları bölgenin kültüründen etkilenmeler sebebiyle nüansta farklılıklar göstermektedirler. Mesâfelerin kısaldığı, iletişim imkânlarının alabildiğine geliştiği çağdaş dünyamızda Türk toplulukları arasındaki ilişkiler geliştirildikçe, farklılıklar kalkmasa bile en aza indirilebilecektir.

Bu yazının hacmini sınırlı tutma mecburiyeti sebebiyle bu toplulukların isimleri verilmekle yetinilmiştir:

Afşarlar, Ağaçeriler, Baltık Türkleri, Baraba Türkleri, Beltirler, Culim Türkleri, Çalkandular, Çiğiller, Darhadlar, Delikanlılar, Dolganlar, Dukhalar, Halaçlar, Hamseler, Hotanlar, İli Salarları, İli Uygurları, Kacarlar, Kafkas Türkmenleri, Kamasinler, Kanglılar, Karabağ Türkleri, Karadağ Türkleri, Karagaslar (Tofalar), Kaşkaylar, Kosova Türkleri, Kundur Türkleri, Makedonya Türkleri, Meluncanlar, Merkitler, Mingatlar, Naymanlar, Pamir Kırgızları, Polonya Tatarları, Romanya Türkleri, Sabirler, Salarlar, Sancak Türkleri, Sarı Uygular, Songorlar, Soyotlar, Stavropol Türkmenleri, Şahsevenler, Şato Türkleri, Şor Türkleri, Tahtacılar, Tertep Türkleri, Uranhaylar, Urum Türkleri, Votyaklar (Besermenler),Yağmalar, Yuğurlar, Yurt Tatarları…