Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

Avukat

Türkiye’nin İç ve Dış Düşmanlarına Karşı Alınması Gereken Tedbirler

Millet PKK’ya karşı alınan mevzii, tedbirleri kâfi görmüyor. Davanın kökten halli için (MAŞA)’ların değil (MAŞA)’ları himaye edenlerin maskelerinin indirilmesini bekliyor. Başımı yüzyıllarca geriye çeviriyorum, büyük bir millet hak ve adalete âşık bir millet olarak asırları aşmışız.

Bugünde yine misakı milli hudutları içinde şerefli ve itibarlı bir millet olarak yaşıyoruz. Fakat nedir memleketteki bu huzursuzluk? Niçin yurdumuzda siyasi ahenksizlikten doğan sert havanın esmesini uzatıyoruz. Düşmanlarımızın bağrımızda açtığı yaraları Cumhuriyetin 98 yıllık feyziyle saran bizler sandalye ve koltuk ihtirasıyla bugünün dertlerine ve yarının davalarına daha ne zamana kadar sırt çevireceğiz.

Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Her siyasi partinin hedefi Türkiye’yi en iyi şekilde yönetmektir. Türkiye’nin milli konularında bütün siyasi partiler milli mutabakatlarda birleşmelidirler. Mesela ülkemizde ilk defa askerin müdahalesi olmadan bir sivil anayasa hazırlanma çalışmaları yapıldı. Ancak hala 80 darbesinin ürünü olan anayasa ile yönetiliyoruz. Ülkemizde bir sivil anayasa yapılmalı bu anayasa hazırlanırken iktidar partisi ile bütün siyasi partilerin milli mutabakatlarda birleşmesi gerekmektedir. Bu zemini hazırlayacak olanda iktidar partisidir.

Dünya sirki üzerinde üç rejim çarpışmakta ve birbirini alt etmek için bütün kuvvetini sarf eden bu üç ideoloji birbirinin sırtını yere getirmek için parende atmaktadır. Bunlardan birisi demokrasi diğeri emperyalizm ve tahakkümü seçen kominizmdir. Çin ve Rusya günümüzde kominizm ideolojisini temsil etmesine rağmen kominizm ideolojisi dünyada bitmiştir. Emperyalizmin günümüzdeki en güçlü temsilcisi ABD, demokrat görünmesine rağmen bu kisve altında tek güç olarak dünyayı acımasızca sömürmeye devam etmektedir.

Böyle nazik bir ahval içinde her millet gibi harekât hattını tayin zorunda olan Türk milleti ezeli prensiplerine uyarak insanlığın hak ve hürriyetine hürmeti şiar edinip demokrasi safında yer almıştır. Demokrasi gönüllüsü olan Türk milliyetçileri her zaman demokrasiye bağlı olarak devletin bölünmez bütünlüğünü şartlar ne olursa olsun koruma azmindedirler.

Türkiye’de bölücülere verilen tavizler onları şaşırtıcı şekilde şımartmış ve artık kimseden korkmadan devlete ve demokrasiye başkaldırır hale gelmişlerdir. Bu sebeple demokrasi denilen muhteşem sistem mahiyet ve prensiplerinden bambaşka bir şekle adeta bir ( UCUBE ) haline getirilmiş bulunmaktadır.

Koltuk kaygısı ile milli irade aleyhine yaratılan bu hareketler, memleketin uğradığı kayıpları düşünmeyenler, yarın ki tarihin kendilerinden ne şekilde bahsedeceğini bile bir an olsun hatırlarına getirmiyorlar.

Memleket gençliği bir ülkü meselesine sahip olamamak yüzünden müthiş bir başıbozukluk fantezisi içinde bocalayıp duruyor. Gün oldu damarlarımızda ki kanın asaletini dile getirerek Türkçüyüz ve Milliyetçiyiz diyenlerin sesi kısılmak istendi.

Gün oldu tarihimizle, ananelerimizle mukaddes olan her şeyimizle alay eden ve milli değerlerimizi çürütmek isteyenler kanat altına alındı.

Gün oldu köy çocukları hazmedemeyeceği ve görgülerine aykırı bir öğretim sisteminin kucağına atılarak fikir ve düşünceleri yolundan saptırıldı.

Ve gün geldi bütün ömrü memleket ve milletine hizmetle geçen ve Türklük tarihine şerefli sahifeler katan bir memleket evladı yıllarca cezaevlerinde tutuklu işkencelere maruz kaldı. Fakat diğer tarafta mazhar oldukları himaye sayesinde gemi azıya alan sapıklar, bölücüler korundu. Bu yüzden de memleketimizi bölüp parçalamak isteyen PKK’lılar atlarını oynatmaya meydan buldular.

Türk Milletinin sabrı kalmadı artık millet PKK’ya karşı alınan mevzi tedbirleri kâfi görmüyor. Davanın kökten halli için maşaların değil maşaları himaye edenlerin maskelerinin indirilmesini bekliyor.

Ne mutlu Türküm diyene, Tanrı Türkü korusun ve yüceltsin…