Oğuz ÇETİNOĞLU

Ekonomist, Araştırmacı-Yazar

ocetinoglu1@gmail.com

Öğrendim ki… 21

*Öğrendim ki… Türkiye’de her şey olunabilir. Sâdece rezil olunamaz. (Prof. Dr. Mehmet Maksudoğlu’dan)  
*Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit bir iştir. Ve hâliyle hiçbir değeri yoktur.                                                
*Öğrendim ki kalıcı huzur, insanın kendi içindedir.                                                                                                        
*Bütün sevdiklerimizle iyi ayrılmamız gereklidir. Hangisinin son görüşme olacağı belli değildir.   
*Öğrendim ki küçük meseleleri halledemeyenler, büyük meseleleri hiç halledemezler.           
*Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor olabilir.                                                                          
*Öğrendim ki en fazla ihtilaf, birbirlerine güvenenler arasında çıkıyor.                                                                                    
*Nasıl kazanıldığı önemli değilse, para ucuz ve rezil bir başarıdır.                                                                                 
*Öğrendim ki ruh bedenden üstündür.                                                                                                       
*İnsanoğlu çalışmaktan sorumludur. Neticeden değil. Netice, Cenâb-ı Allah’ın takdirindedir.                                                                                                         

                                                                                                                                                                          

İKTİBAS:

OSMANLI EMPERYALİST DEĞİLDİ

Prof. Dr. MEHMET MAKSUDOĞLU

Osmanlı'nın, Balkanlarda 400-500 yıla yakın kaldığı bölgelerde, 19. yüzyıl ortalarında istiklâlini elde eden halklar, Türkçe konuşamıyordu. Dâvâları olduğu zaman İstanbul'a gelip kendi dilleriyle şikâyette bulunuyorlardı. Emperyalizmin en etkili, en derin iz bırakan veçhesi, dil sömürüsü Osmanlı’da yoktu, olmadı.

Batılıların yapıştırdığı ‘imparatorluk’ lafı ders kitaplarımıza kadar girmiş, lâfın nereye vardığını kestiremeyen okumuşlarımızın, Osmanlı ile iğrenç ‘imparatorluk’ kelimesini yan yana kullanan târihçilerimizin kulakları çınlasın! Hele târihçilerimizin: mâlûmât deposu olmayı târihçi olmak zannedenlerin…

(Hatırladıklarım: Akıl Fikir Yayınları, s: 118)