Oğuz ÇETİNOĞLU

Ekonomist, Araştırmacı-Yazar

ocetinoglu1@gmail.com

Kutadgu Bilig 3

Nüshâlar:

Yazıldıktan bir süre sonra unutulmuş ve çok dar bir kesimin istifâdesiyle sınırlı kalmış olduğu anlaşılan eser, üç defa ortaya çıkarılmıştır. İkinci defa ortaya çıkarıldığında manzûm mukaddime ilave edilmiştir. Daha sonraki bir devreye ait olan üçüncü defa ortaya çıkışında ise ilk ortaya çıkışında ilâve edilen manzûm mukaddimenin eksik ve kötü bir hulâsası olan mensûr bir mukaddime eklenmiş, ancak ne zaman ve nerede yazıldığı hakkında bilgi verilmemiştir. Kutadgu Bilig’in bugün elimizde bulunan her üç nüshası, eserin bu üçüncü tedvinine[1] aittir. Aynı nüshaların birer istinsahlarıdır.[2]

 Herat Nüshâsı:

Kutadgu Bilig’in ilk defa bulunan, Uygur alfabesi ile yazılan nüsha, 1439’da, Herat’da istinsah edilmiştir. Bu nüshanın Anadolu’ya geçmesi, önce Tokat’a ve sonra 1474’de, Fatih Sultan Mehmed Han döneminde, İstanbul’a gelmiş olması hakkında, esere sonradan eklenmiş bir kayıt vardır.

Fergana Nüshâsı:

1925 yılında Zeki Velidi Togan (1890-1970), Türkistan’ın Fergana bölgesindeki Nemengân şehrindeki özel bir kütüphânede, Kutadgu Bilig’in ikinci nüshasını buldu. Bu, Fergana Nüshası’dır. Arap harfleriyle yazılmıştır.

Kutadgu Bilig’in ele geçen nüshaları arasında en önemlisidir. Bu nüshayı Türkistan’da, Fergana’da bulan Zeki Velidi Togan, eser hakkında genel bir bilgi vermiştir. Buna göre, kitabın dağınık sâhifeleri sonradan bir araya getirilerek dikilmiş ve dörtlükler altın suyu ile yazılmıştır. Diğer nüshalara göre daha itinalı yazılmış olan bu nüshanın baş ve son kısmı eksiktir ve nerede, ne zaman, kimin tarafından, kimin için yazılmış olduğu hakkındaki kayıtlar da, bu eksik sâhifeler ile birlikte kaybolmuştur. Herat ve Mısır nüshalarında başta mensûr mukaddime, sonra manzûm mukaddime, ardından babların fihristi ve sonunda Kutadgu Bilig metni gelirken Fergana nüshasında manzûm mukaddime yoktur. Türkiye’de, 1943 yılında, Türk Dil Kurumu tarafından tıpkıbasım hâlinde yayınlanmıştır.

Mısır Nüshâsı:

Bu nüsha, 1896’da, Kahire’de, Hidiv (bugünkü Kral) Kütüphanesi’nin o zamanki müdürü Alman âlim Moritz tarafından bulunmuştur. Memlük komutanlarından İzzettin Aydemir adına 14. Asırda Arap harfleriyle yazılan bu nüsha, bodrum katında bir kenara atılmış dağınık kitap ve sahifeler hâlinde idi. İncelendiğinde, Kutadgu Bilig olduğu anlaşıldı.  Parçalar toplanarak, bir araya getirildi. Bu nüsha da ‘Kahire nüshası’ olarak kayda geçirildi ve kaybolmaktan kurtarıldı. Nüshanın bazı kısımları zâyi olmuş, başında ve ortalarında bazı sâhifeler, rutubet tesiri ile zedelenmiş, geri kalan kısmı ise iyi muhafaza edilmiştir. Nüsha çok dikkatle yazılmış ve atlanılmış kelime ve beyitlerin yerleri işâretlenerek sâhife kenarına eklenmiştir. 1943 yılında bu nüshanın da tıpkıbasımı Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanmıştır.

Eserin Türkiye’de gün yüzüne çıkmasını sağlayan Zeki Velidi Togan ile Reşit Rahmeti Arat’ı hürmet ve rahmetle anıyorum.

Ord. Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat ve Kutadgu Bilig:

Yabancı Türkologlar dâhil, pek çok ilim adamının çalıştığı eser üzerinde en önemli çalışma Reşit Rahmeti Arat tarafından yapılmıştır. Bu üç nüshanın karşılaştırmalı metni 1947'de, metnin tercümesi de 1959 yılında, ölümünden kısa bir süre önce yayınlanmıştır.

***

Türk dili ile yazılmış muhteşem eserlerin ilki konumundaki Kutadgu Bilig’i uzun ve yorucu çalışmaları neticesinde Türk kültür hayatına kazandıran Reşit Rahmeti Arat ve Zeki Velidî Togan hakkında sessiz kalmak Türk-İslâm örf ve âdetlerine aykırılık olurdu.

Ord. Prof. Dr. Reşit Rahmetî Arat:

Tataristan’ın başşehri olan Kazan yakınlarındaki Eski Ücüm’de, 15 Mayıs 1900 târihinde doğdu. Çocukluğu ve ilk gençliği Eski Ücüm'de ve Kazan'da geçti.

İlköğrenimini, doğduğu köyde yaptı. Daha sonra, amcası tarafından şimdiki Kazakistan’ın Kızılyar (Peterpavel) şehrine götürülerek, Ceditçi anlayışla öğrenim veren Türk-Tatar Mektebi'ne verildi. Burada Rusça öğrendi. İç savaş üzerine askere alındı. Yaralı bir halde Mançurya’nın Harbin şehrine gitti. Harbin’deki Türk-Tatar cemaati arasında yaşamaya ve çalışmaya başladı.

1921’de yarım kalan lise eğitimini tamamladı. 1922’de yüksek eğitim için Almanya’ya gitti.

Berlin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe bölümünde Prof. Willi Bang'ın öğrencisi oldu. Mezuniyetinden sonra bir süre hocası Bang ve arkadaşı Annemarie von Gabain'le birlikte Berlin'de çalıştı. Bu süre zarfında Turfan'da bulunan Uygur metinlerinin tasnifi ve neşri ile meşgul oldu. Doktor unvanına hak kazandı. Berlin Üniversitesi’nde ve Prusya İlimler Akademisi’nde öğretim üyesi iken 1933’te İstanbul Üniversitesi’ne dâvet edildi ve burada Eski Türk Dili Kürsüsü ordinaryüs profesörü oldu. 1964 yılında İstanbul’da vefat etti.

Eserleri: Çalışmaları, ilmî bir tasnife tâbi tutularak şöyle belirtilebilir: 1-Avrupa’da Uygurca üzerindeki çözümlü metin yayımları, 2-Uygur harfleri ile yazılmış metinlerin çözüm ve yayımları,  3-Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakayık ve Eski Türk Şiiri,  4-Türk yazı dilinin târihî inkişafına dâir makale ve bildirileri,  5-Târih çalışmaları,  6-İslâm Ansiklopedisi’ndeki yazıları ve yönetimi,  7-Öğretim maksadıyla yazılmış yazıları.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                          

(Türk Târih Kurumu tarafından yayınlanan Belleten’in 1965 yılına ait 29. Sayının 177-195. Sayfalarında Prof. Dr. Saâdet Çağatay imzalı yazıda daha geniş bilgiler vardır.)

Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan ve Kutadgu Bilig:

Özbekistan’ın Fergana şehrinde ilmî araştırmalar yaparken 1914 yılında Arap harfleriyle yazılmış Kutadgu Bilig kitabını buldu. ‘Fergana Nüshası’ olarak bilinir ve Kutadgu Bilig'in en önemli nüshasıdır. Eldeki nüshaların en eskisidir ve 13. yüzyılda, Harezm coğrafyasında kopyalandığı tahmin edilmektedir. Togan, bir makale ile eseri ilim ve edebiyat çevrelerine tanıttı. Bu nüshanın, 4 farklı kopyası mevcuttur. Mısır ve Viyana nüshaları nispeten birbirine yakındır. Fergana nüshası ise bu iki nüshadan farklı özelliklere sâhiptir. Aynı zamanda, Kutadgu Bilig'in bilinen bu üç nüshası içinde en derli toplu olanıdır. Özbekistan'ın Fergana vilâyetine bağlı Namangan şehri kütüphanesinin kayıtlarında yazmanın dili Uygurca, yazıldığı yer Kâşgar, yazılış yılı da Hicrî 462 şeklinde yer almaktadır. Yazma, Özbekistan (Taşkent) Ebu Reyhan el- Biruni Enstitüsü yazma eserler kütüphanesi, nâdir eserler bünyesinde korunmaktadır.

Türkolog, târihçi ve siyâset adamıdır. Tahsil hayatını Ötek Medresesi’nde, Gayri Rus Mektebi’nde ve Kazan Üniversitesi’nde tamamladı. Kazan’da Kasimiye ve Ufa’da Osmaniye medreselerinde Arap edebiyatı, Türk târihi dersleri verdi. Çarlık Rusya’sının son dönemlerinde Ufa Müslümanları temsilcisi olarak milletvekili seçildi. 17 Ekim 1917 Bolşevik İhtilali’nden sonra da o dönemin karışık ortamı içinde Rusya’daki Türk topluluklarına bağımsızlık kazandırma çalışmalarına katıldı. Başkurdistan Devleti’nin Cumhurbaşkanı oldu. Ancak Cumhurbaşkanlığı uzun sürmedi. Bolşevikler Türk topraklarını yeniden istila ederek kurulan devletleri ortadan kaldırmaya başladılar. Zeki Velidi Togan, toplumun başında istilacılarla silahlı mücâdeleye girişti. Mücâdelesine Türkistan’da devam etti. Ancak bu mücâdeleden, güç dengesizliği, toplumun yeterince uyanık olmaması yüzünden beklediği neticeyi alamayınca, önce Paris’e sonra Berlin’e gitti.

Avrupa’da iken akademik kariyeri ve ilmî çalışmalarını ilerletme fırsatı buldu. Viyana’da ‘İbn-i Fadlan’ın Seyahatnâmesi’ tezi ile doktorasını tamamladı. Almanya’da İslâmî ilimler okuttu. Türkiye’ye döndüğünde İstanbul Üniversitesinde görev aldı.

1970 yılında İstanbul'da vefat etti.

Eserleri:

*Türk Kavimlerinde Dört Mısralı Şarkılar *Umûmî Türk Târihine Giriş *Türk ve Tatar Târihi, *Bugünkü Türkistan ve Yakın Mâzisi, *Moğollar Devrinde Anadolu’nun İktisâdî Vaziyeti, *Türkistan Târihi, *Bruni’nin Dünyâ Hakkında Tasavvuru, *Moğallar Cengiz ve Türklük, *Târihte Usul, *Harezmce Tercümeli Mukaddimetü’l Edep, *Hâtıralar, *Türklüğün Mukadderatı Üzerine, *Kur’ân ve Türkler, *Oğuzlar.

 

(BİTTİ)