Mutluluk ormanındaki konuk yoğunluğunu çözmek için açılan Mutlu Otel, farklı hayvanların ihtiyaçlarına göre özel tasarlanarak büyük başarı yakalamıştır.
Bir varmış bir yokmuş. Gökte yıldızlar çokmuş. Var varanın sür sürenin, destursuz bağa girenin hali harapmış. Gelelim masalımıza; Mutluluk ormanına çok fazla misafir gelmeye başlamış çünkü mevsim yazmış. Kral Güçlü orman meclisini toplamış ve bu kadar çok misafiri ağırlayacakları konusunda fikirlerini sormuş. Her kafadan çeşitli fikirler çıkmış ve oylama yapılmış; sadece otel açma fikri çoğunlukla kabul edilmiş. Otel yapılmasına karar verilmiş ama bir taraftan da bir geyik ailesi otele gelse boynuzları otele sığmazmış, ya da bir zürafa ailesi gelse yataklar kısa gelirmiş.
Bunun üzerine otelin yan tarafına iki üç otel odası daha yapılmış ve bunlara tavan yapılmamış. Tavanı özel bir kumaştan, açılıp kapanır şekilde dizayn edilmiş. Bu açılır kapanır kapının sıcak ve soğuk geçirmeme gibi özelliği de varmış. Bu kapının fikir babası olan baykuş fakir Niyazi'ye teşekkür etmişler. Otelin adını da Mutlu Otel koymuşlar ve bir parti ile bu otelin açılışını kutlamışlar. Gelen misafirler artık kapıda kalmıyorlarmış ve onları ağırlamak da Kral Güçlü'yü mutlu ediyormuş.
Bugünkü masalımız bu kadar. Mutlu Otel yaz boyunca misafirlerle dolup taşmış. Gelen herkes oradan mutlu ayrılmış ve Mutluluk ormanının şanı da arşı aşmış. Buradan alınacak ders, kendi aklımızı bir yana koyup başkalarının fikirlerini dinlediğimizde de kıymetli şeyler elde edebileceğimizdir.