Kayıp sayılar, Orman Okulu öğretmeni Goril Necmi ile karşılaşır; Necmi sayılardan ve matematikten bahsetmesiyle sayılar hatasını anlar.
Bir varmış iki yokmuş, üç ikiyi aramaya gitmiş kaybolmuş. Böylece sayılar şaşırmışlar. Sayı duvarını aşınca kendilerini mutluluk ormanında bulmuşlar. Bir de ne görsünler orma okulunun matematik öğretmeni Goril Necmi karşıdan geliyor. Kaçamamışlar, ne yapacaklarını da bilememişler.
Öğretmen Necmi:
Siz sayılar ne yapıyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Siz olmadan nasıl ders yapabilirim? Talebeler nasıl ders yapar? Çarşıda pazarda hayatın her anında sizsiz ne yaparız. Sayılar olmasa saatin kaç olduğunu bilemezdik. Sayılar olmasa gideceğimiz yerin kaç kilometre olduğunu bilemezdik. Sayılar hayatın her dalında aklınıza gelen gelmeyen yaşadığımız sürece gerekli olan her şeyin içinde vardır. Mesela mutfakta yemek yaparken aldığınız sebzenin fiyatını bilemezdik. Pasta yaparken tarifteki ölçüleri bilemezdik.
Bunu duyan sayılar yaptıkları ve oyun sandıkları şeyden çok utanmışlar. Ve matematik öğretmeninden özür dileyip okullarına geri dönmüşler. Sınıf arkadaşlarından özür dileyerek pişmanlıklarını belirtmişler. Arkadaşları da onları affetmiş.
Böylece biz de bu masalımızda sayılarımızın ne kadar kıymetli olduğunu ve ne çok yerde kullanıldığını anlamış olduk. Buradan alacağımız mesaj şu olmalıdır: Yaşantımızda bir şey yapacağımız zaman bu hareketimiz sonucunda kimlerin nasıl etkileneceğini düşünmeden hareket etmemeliyiz. Çünkü toplum içinde yaşamaktayız. Haydi çocuklar şimdi gökten düşmeye başlayan yıldızları saymaya başlayalım.