Zekât malın şükrü ve fukaranın hakkıdır; devlet eliyle organize edilerek eğitim, Kur'an kursu ve hayri hizmetlerde de yürütülmelidir.

Zekât mal nimetinin bir şükrüdür, Allah’ın fakir düşen kulların bir güvencesidir. Zekât mali zikirdir. Zekât mal eğitimidir. Zekât bereketin anahtarıdır. Fukaranın zenginlerdeki hakkıdır. Dolayısıyla zekât muhasebesi yapmak, zengin kullara farzdır. Zekât sadece fukaranın hakkı değil, Allah’ın Kur’an’da belirlediği yerlere de verilmesi gerekli olan bir haktır. Zekâtta temlik sadece fukara şahıslara verilince gerekli değil, belki sekiz yere de verilirken de şarttır. Allah yolunda olmak kaydıyla binaya, binayı donatmaya, kütüphane ve medrese, Kur’an Kursu yaptırmaya ve yaşatmaya zekât verilir. Mescit dışında, Allah yolundaki binalara zekât verilemeyeceği konusunda kaynaklarda bir bilgi yoktur. Zengin Müslümana, Müslüman olmayana, çocuklar ve torunlara, ana baba, dede ve nenelere zekât verilemez. Zekât dünyevileşmeyi önleyen bir ilaç gibidir. Zekât, mal verme sevgisini besleyen bir eylemdir. Zekât matematiktir. Zekât nefis muhasebesidir. Zekât malın ibadetleştrilmesidir. Zekât ibadetini organize etmek devletin işidir. İlk farz kılındığı zaman devlet tarafından organize edilerek yaşanmış ve kesin sonuç alınmıştır. Zekâttan sonuç almak için tekrar devlet eliyle yürütülmelidir. Namaz gibi, zekâtta da devletin eline ihtiyaç vardır.