Benim tespit edebildiğim ve bildiğim kadarıyla, Trabzon’da üç ‘han’ mevcuttu.
Biri; Trabzon Cumhuriyet Meydanı’nda, Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa tarafından (1825-1840) tarihleri arasında yaptırılmış olan iki katlı SULUHAN adlı binaydı.

Bu binanın alt katı, garaj –ki, Suluhan Garajı diye adlandırılırdı- , üst katı ise, oteldi. Bu otelde, 1957 yılı eylül ayında, henüz 14-15 yaşında bir çocukken, Erzincan Askerî Lisesi giriş imtihanına giderken bir gece kalmıştım. Sarı boyalıydı. Ne zaman, hangi maksatla ve kim tarafından yıkıldığını/yıktırıldığını öğrenemedim/ bilemiyorum. Bu sebeple; ‘mevcuttu’ kelimesini kullandım. Yâni şimdi mevcut değil!.. Ne yazık ki, ‘târihî eserlerimizin korunması’ bahsinde dâimâ sınıfta kalmışız! Onun yerinde, aynı isimle anılan birçok özel kuruluşun bulunduğunu gördüm, fakat ‘tarih’ yokolmuştur!..

İkinci han; ALACAHAN’dır. Alacahan’ın ise, kayıtlarda, 18. yüzyılda yapıldığı, üç katlı olduğu ve 2014 yılında tâmir edilerek sanat merkezi hâline dönüştürüldüğü bilgisi var ki, -târih hâriç- tespitlerim de, bu yöndedir. Bir târihî esere, “18. yüzyılda yapıldı” deyip geçmedeki lâkaytliği, vurdumduymazlığı ve ilimsizliği de hasseten belirtmek mecburiyetindeyim. Sözü edilen bir eserin; o yüzyılın, başında mı, ortasında mı yoksa sonunda mı olduğu bile belirtil(e)miyor; bu, nasıl bir tarih anlayışı ve tarihimize sahip çıkmadır, anlamak mümkün değildir!.. Yâni; başı ile sonu arasında 99 yıl var!..
Sözünü edeceğim ve üzerinde esas durmak istediğim üçüncü han ise, “Vakıf Han” diye de adlandırılan TAŞHAN’dır. Bu han; Trabzon’un Merkez Ortahisar İlçesi’nde, Çarşı Mahallesi’nde bulunan târihî Çarşı Câmisi (1839)‘nin güney-doğu cephesinde bulunmaktadır. Resmî kayıtlara göre, Trabzon Valisi İskender Paşa tarafından 1531-1533 tarihleri arasında yaptırılmıştır.

Bu hanı; 14 Temmuz 2026 Salı günü ‘üçüncü defa” ziyâret ettim. Bu makalemle birlikte yayınlayacağım fotoğrafları da, bu tarihte çektim Bundan bir süre önce, bu han hakkında aşağıdaki iki makaleyi yayınlamış, ilgili, salâhiyetli ve mes’ulleri uyarmaya çalışmıştım. Olmadı!.. 1.Türkiye Taşhanları ve T(ı)rabzon Taşhanı (Bknz. M. Halistin Kukul, wwwkapsamhaber.com-17 Ocak 2024-00.00) 2. Trabzon Taşhanı’nı İkinci Ziyâretim (Bknz. M. Halistin Kukul,wwwkapsamhaber.com-27 Haziran 2025-12.04)
TAŞHAN’ı, bu üçüncü ziyâretimle, -takriben- bir sene sonra tekrar ziyaret etmiş oldum. Yukarda da ifade ettiğim gibi, ilgili makalelerimde salâhiyeli ve mes’ulleri uyarmaya çalışmıştım. Takriben (500) senelik bir mâzîye sahip olan T(I)RABZON TAŞHANI bugün, ‘sâhipsizlik’ mahkûmu olarak, hâlâ, tam bir virâne hâlindedir. Virâne kelimesi belki de azdır!..Ona baktıkça hüzünlenmemek mümkün değildir!.. Aslında; fazla söze de gerek yoktur. Fotoğraflar her şeyi açıklamaya yetiyor!..
Aynı tarihlerde yapılmış olan Samsun Taşhanı’na, “altı milyon TL” harcanarak tamirat adı altında bir de “asansör” yapan ‘beceriksiz, müsrif kültür ve san’at anlayışı’, bugün, ona, kapısına koskocaman bir asma kilit takma bahtsızlığını yaşatmaktadır. Görünen ve anlaşılan odur ki, Trabzon Taşhanı’na göz ucuyla bile bakılmamış / bakılmamaktadır. Tarihinden kopan milletlerin hükmünü, elbette ki, yine tarih verir…Fakat, târihi de insanlar/ilim adamları yazar. Bunda; şehirlerimizin “büyük” diye anılmasının; ‘köylerimizin’ ise, mahalle olmasının hiçbir önemi yoktur.
Görünen odur ki; bir şehirde, üç tane üniversitenin bulunması veya her Devlet kuruluşunun kapısında, bilmem kaç tane ‘kültür dâiresi’ yazısının olması da, hiçbir şeyi değiştirmemektedir. Sâdece şunu söylemek isterim ki, ‘kültürün ne olduğunu’ hâlâ anlamamışız!.. Artık, çok da söyleyecek bir şeyim yok Zîra; yukarda da ifade ettiğim gibi, fotoğraflar, her şeyi ortaya koyuyor!.. TAŞHAN’a ait fotoğrafların arasına, ibret alınması için, bir de, yıkılan SULUHAN’ın –tabiî ki, eski- fotoğrafını koydum. Anlıyorum ki, benim veya benim gibi bâzı dostlarımın üzülmesi hiçbir şeyi değiştirmiyor!.. Kültür; topyekûn millî idrâktir!..
