Mahir Ünal'a Açık Mektup

Sn. Ünal; 24 Ekim tarihindeki sabah haberlerinde verilen Maraş'daki "Harf Devrimi ve K ültürümüz" konusundaki konuşmanızı şaşkınlıkla öğrendim.Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz , Osmanlı Devleti' mizin çö k ü ş ü nden sonra   kurulmuştur.

Baş Örtüsü ve Demokrasimiz

Konunun bugünlerde yeniden siyasetçilerimizce gündeme getirilmesi 1998 de yazdığım şu yazımı hatırlattı. Çözülmüş olmasına rağmen kanuni düzenlemelerle hepten sorun olmaktan çıkacak olan bu konu demokrasinin halkın isteklerinin yerine getirilmesi yönüyle ne kadar etkili olduğunu da göstermektedir.

Çağdaşlaşma

Muasırlaşma olarak Türkçe karşılığı bulunan çağdaşlaşma, üzerinde farklı değerlendirme ve yorumlar yapılan kavramlardan biridir. Özellikle bazı dönemlerde Laiklik, çağdaşlık, irtica, dindarlık ve milliyetçilik gibi kavramlar ilmi bir görüşle değil de siyasi ve ideolojik bir açıdan değerlendirmeye alınmakta ve üzerinde farklı spekülasyonlar yapılmaktadır. Bu spekülasyonlar bazen çok ciddi sıkıntılara ve toplumsal ayrımcılığa da sebep olmaktadır.

Sel Felaketi ve Kardeş Pakistan

Pakistan bu yıl aşırı yağan muson yağmurları sebebiyle yine sel felaketi yaşamıştır. Benzeri bir felaketi 2010 yılında da yaşamış ve o sebeple bir yardım faaliyeti için oraya gitmiştim. Sel 220 milyonluk Pakistan’da 33 milyon kişiyi etkilemiş, 1400 ölüm, 12.500 kişi yaralanma ile 2 milyona yakın nüfusun etkilendiği söylenmektedir. Bu felaket sebebiyle 2011 de yazdığım yazıyı yeniden paylaşmak istedim.

Camiler, Cemaat ve Çocuklarımız

Mabedler bulundukları yerler için hep önemli olmuştur. Bu durum tüm zamanlar için geçerlidir. Yaşanılan coğrafyalarda günümüze kadar gelebilen insanlara ait kalıntıların çoğu mabed, tapınak türü yerlerdir. Bugüne kalabilmiş tarihi yapıların pek çoğu geçmişte yaşamış insanların kendi çağındaki inanışlarını yaşadıkları yapılardır.

Covid-19 Salgınında Yeni Bir Dalga mı?

İnsanoğlu ge ç miş zamanlarda değişik b ü y ü k salgınlar yaşamış ve bunlardan ders almıştır. Ç in’de 2019 aralığında başlayan ve halen etkisi devam eden Covid-19 da bunlardan birisidir. Bu salgın 2021 ve 2022 de ciddi sağlık sorunları yaşatmış, 2022 nisan mayıs ayları itibari ile salgın ö zelliğini yitirmişti.

İki Konu İki Kitap

Son günlerde okuduğum iki kitap, işlediği konular ve bakış açıları sebebiyle, böyle bir yazıyla değerlendirilecek özellikteydi. Kitaplardan biri Derya Mesut Kayla takma adı ile yazılan "Erkektir, Her Zaman Haksız Mıdır" adıyla yazılmış olan boşanma ve sonrası katkı payı paylaşımının hikayesidir. Evlilikten maksat, tarafların bir ömür boyu sürmesini istediği ve geleceklerini birlikte devam ettirme sözüdür. Bu sebeple nikah akdinde iyi gün- kötü gün ve her şartta çiftler birbirine şahitler önünde söz verirler. Arzu edilen ve beklenen doğacak çocuklarla birlikte mutlu ve huzurlu bir yuva ile eşlerin bu yeni birlikteliği ömür boyu sürdürmesidir. Ama maalesef bu her zaman mümkün olamıyor. Kimi evlilikler kısa sürede biterken, bazıları büyüyememiş çocukları ile birlikte muhtelif sorunları da yaşatarak sonlanabiliyor.

İnsanoğlu ve Salgın Hastalıklar

İnsanlık tarihinde salgın hastalıkların savaşlardan daha fazla tahripler yaptığını biliyoruz. Önceleri veba, kolera, verem gibi hastalıklar varken, son yüzyılda İnfluenza, Sars, Mers, Covid-19 virüs salgınlarını yaşadık. Bu salgınlarla ilgili şu bilgileri özetleyebiliriz.

Ülkücü Bir Doktorun Kaleminden

70’li yılların gençlik olayları, o günleri birebir yaşayan bizim kuşakta önemli izler bırakmıştır. Bu olaylarında etkisiyle, ülkemiz 12 Eylül 1980 ihtilaline sürüklenmiştir. O dönemlerin iyi bilinmesi insanlarımıza olayların daha doğru değerlendirilmesinde katkı sağlayacaktır. İyi bilinme ise o günleri yaşayanların yazdıklarının ve o günleri araştıran bilimsel yayınların okunması ve öğrenilmesi ile mümkündür.

Sağlık, Yılan ve 14 Mart

Sağlık ile ilgili meslekler olan hekimlik, eczacılık ve veterinerlik mesleklerinin sembolünde yılan vardır. Bu hayvan, çeşitli çizim şekilleriyle sağlık konusundaki iş ve mekanlarda kullanılmıştır, kullanılmaktadır.

Covid-19 Salgınında Son Durum

Aralık 2019 yılında Çin’de başlayıp kısa sürede tüm dünyayı etkileyen bu salgın hastalığı ikinci yılını doldurmuştur. Bu güne kadar ü lkemizde 10 milyon insan bu hastalığa yakalan mış ve 85 bini ölümle sonuçlan mıştır. Dü nyada ise 250 milyon insanın bu hastalığa yakalan dığı ve bunların 5 milyon unun ö lümle sonuçlandığı bilinmektedir.

Erzurum'a Gidip Palandöken'i Gördünüz mü? Ya Kocaeli!

Ülkemizin tarihi ve doğal zenginliği olan önemli şehirlerinden biri de Erzurum'dur.

Geçmişte Sağlık Hizmetleri ve Misyonerlik

Türk Tarih kurumunca basılan ve İdris Yücel’in ‘’Anadolu’da Amerikan Misyonerliği ve Misyon Hastaneleri’’ isimli kitap böyle bir yazıyı yazmamın sebebidir. Osmanlı devletinin son yüzyılındaki misyonerlik faaliyetleri bu coğrafyada dün ve bugün yaşananların arka planını daha iyi anlamamızı sağlar.

Yorulduk! Tekrar Bir Virüs Yazısı

Geçen hafta bir viral hastalığı (Covid - 19 ) bizzat yaşayıp şifa ile atlattım. Boğaz ağrısı, bitkinlik ve boğazdaki doluluğun ızdırabı bile insanı endişelendiren bu hastalığın akciğerleri tuttuğunda ne kadar büyük bir sıkıntı yaşatabileceğini tahmin ediyorum. Aşılarımın sağladığı bağışıklığımın (antikorlarım sayesinde) gücü ile hafif atlattığımı düşünüyorum. Yakalanmayanların gerek tedbirlere uymasının gerekse aşıyla korunmasının önemini bizzat görmüş oldum.

Bir Ülkücü Gözüyle Ülkücü Hareket

“Tarihimize belge, gelecek nesillerimize ibret ve istifadeye vesile olması dileğiyle...” diye imzalayıp gönderdiği “Sıradan ve Piyade Lokman Abbasoğlu” adını verdiği kitabını okuduktan sonra böyle bir değerlendirmeyi uygun gördüm. Ankara Tıp 74 mezunu olduğum için kendisini bizzat tanırım. Büyük ülkü yolunda bir ömür üstbaşlığı ona uyan bir hayattır. Bu kitabı yazarak ülkücü gençlik hareketi mensuplarının nasıl bir dünya görüşü ve günlük yaşayış biçimine sahip olduklarına ışık tutmuştur. Benzeri eserler bu düşüncenin daha iyi bilinmesini sağlayacak ve daha doğru değerlendirmeler yaptıracaktır. Kitap üç ana bölüm şeklinde yazılmıştır.

Covid - 19: Doğrusunu Bilelim!

Neredeyse iki yıldır günümüz insanlarını en çok meşgul eden konu Covid-19 büyük salgınıdır. Kasım 2021 tarihindeki yazımda bu virüse etkili bir ilacın çok yakında hastalara uygulanacağını ve bu sayede 2022’nin birinci çeyreği sonuna doğru bitebileceğini yazmıştım.

Şehrimizin Bir Değerine Vefa

İnsanların birlikte yaşama özellikleri; onların küçükken büyüğe yerleşim yerleriyle bütünleşmelerini sağlar. Köylerden şehirlere doğru büyüyen yerleşim alanları böyle şekillenmiştir. Bu yerleşim alanları ise giyimden yemeğe, evlerden ortak yaşam yerlerine kadar birçok alanda o toplumun kendine has kültür özelliklerini şekillendirir.

Covid-19 Salgını Ne Zaman Bitecek?

Aralık 2019 yılında Çin’de başlayıp kısa sürede tüm dünyayı etkileyen bu salgın hastalığı ikinci yılını doldurmaktadır. Bugüne kadar ülkemizde 8 milyon insan bu hastalığa yakalanmış ve 75 bini ölümle sonuçlanmıştır. Dünyada ise 250 milyon insanın bu hastalığa yakalandığı ve bunların 5 milyonunun ölümle sonuçlandığı bilinmektedir.

Covid 19 Salgınında 4. Dalga Korkusu!

Tarih boyunca insanoğlu önemli olaylar yaşamış ve bundan gerekli dersler-bilgiler alarak geleceğini daha yaşanabilir kılmıştır. Tabii felaketler ve savaşlar bunların önemlileridir. Şu günlerde de bir salgın hastalıkla karşı karşıyayız ve bununla baş etmek için uğraşmaktayız.  

Yalancı Gerçeklik Aklın İtibarsızlaşması

Son yılların hayatımızı etkileyen en önemli olayı  Covid  19 büyük salgınıdır. Salgın ile mücadele gereği alınan tedbirler, yapılan uygulamalar bizleri daha çok teknolojinin, telefon, internet, bilgisayar gibi iletişim unsurlarına bağlı kılmıştır. Özellikle akıllı telefonların sağladığı yeni imkanlar bilgi edinme ve kanaat oluşturmada çok daha etkili olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu durum ise bizlerin doğrulanmamış bir yığın fikir ve kanaat ile karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır.   Son yılların hayatımızı etkileyen en önemli olayı  Covid  19 büyük salgınıdır. Salgın ile mücadele gereği alınan tedbirler, yapılan uygulamalar bizleri daha çok teknolojinin, telefon, internet, bilgisayar gibi iletişim unsurlarına bağlı kılmıştır. Özellikle akıllı telefonların sağladığı yeni imkanlar bilgi edinme ve kanaat oluşturmada çok daha etkili olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu durum ise bizlerin doğrulanmamış bir yığın fikir ve kanaat ile karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır.