Oğuz Çetinoğlu’nun ‘Dua’sı

Sayın okuyucular, kişilerin dini inancı ne olursa olsun yani her dinde, Yüce Yaratıcıya yakarış/dua vardır. Biz Türklerin kadim Tengri inancında her şeyi Yüce Yaratıcıdan dilemek, inancın temelini oluşturur. Günümüzde yanlış şekilde ‘Dilenciler=duacılar’ sözü; sadakası için dua okuyup para isteyenlere ‘dilenci’ denmesi durumuna sokularak, öz anlamından saptırılmıştır.

Antalya Müzesi

Antalya Müzesi çok önemli bir özelliği olan müzedir. Denilebilir ki yeryüzünde aynı özelliği taşıyan başka bir müze (benim bildiğim kadarıyla) yok. Antalya Müzesini özel ve değerli kılan kuruluş amacıdır.

Yıl Başı

Yeni bir yılın başlangıcı, aynı zamanda yaşanmış olan eski yılın bitişi. Bu durum bütün  insanlar için bir şeyler ifade etmekte hatta pek çok iş ve işlem bu yıl ölçütüne göre ayarlanmakta. Her ne kadar dünyadaki bütün devletler aynı takvimi kullanmasa da  yıl kavramı çok önemli. Ayrıca ay ve gün kavramları da önemli; dahası, saat, dakika, saniye hatta saliseler bile önemli. Bütün bu ölçü birimleri zamanı ölçmek için kullanılmaktadır.

Yağmur İçin Yakarış

Biz Türklerin kültür kökleri çok derindir ve çok çok uzak geçmişe dayanmaktadır. Ne yazık ki; savaşlar, göçler, başka ülkelere ve uluslara Ulu Tanrı adına hükmetme konularına kendimizi çok kaptırmışız.

Türklerin Dini İnanç Kökleri

Günümüzde bütün inançların, sanat dallarının, hatta bilimin dahi kendisine taban olarak aldığı bir kök inanç sistemi vardır. Mevcut  temel inanç sistemleri iki ayrı kutup olarak şekillenmiştir. Bunlar şöyle özetlenebilir:

Türkiye Avrupa Birliğine Girmeli mi?

Onlarca yıldır kendi kendimize sormaktayız. Herkesin cevabı kendine göre. Kişilerin düşüncelerinin toplamı devletin düşüncesi olmalı. Olmalı ama bu konuda bir karmaşa sürüp gitmekte.

Türk Kimdir? Kim Türktür?

Bu sorunun cevabı aslında çok kolay; arada bir mani olmasa elbette kolay. Türk kişilerinin düşünce ve bilinçlerini esir alan husus açıklanmadan verilecek cevap tam olarak anlaşılmaz, aksine yanlış bile anlaşılabilir.

Tarihçi

Evrenin yaşı göz önüne alındığında, insanın yeryüzünde görüldüğü zaman dilimi çok küçük kalmaktadır. Bilinen en akıllı yaratılanın insan olması, onun evrende en değerli, en yüce mertebede olmasını gerektirir. Böyle bir şerefi koruması ve daha da yüceltmesi için insanın Tanrısal doğrular olan kurallar çerçevesinde yürümesi zorunludur.

Tamga

Bu sözcük en eski Türkçe sözcüklerden biri, kullanılış amacı ve anlamı itibariyle de insanlık tarihinin en eski sözcüklerinden biridir. Tamga, her ne şekilde olursa olsun, nasıl kullanılırsa kullanılsın; anlam itibariyle farklılaşma, farklılaştırma amacını güder. Tamgaların günümüzde kullanımları ve etkileri açısından vahim hatta çok vahim sonuçlar doğuran ve de doğuracak olan bazı uygulamalarını, özellikle gençlerimizin dikkatine sunarak uyarıda bulunmak için bu konuyu kaleme almak istedim.

Şeyh Şamil

Hemen her konuda olduğu gibi insanlarımızın çoğu Şeyh Şamil ile ilgili de; ya eksik bilgi sahibiler, ya yanlış bilgi sahibiler veya bunların ikisi birden! Bu konuda genel anlamda bilinenler şöyle: Şeyh Şamil diye bir kahraman çıkmış. Gözünü budaktan esirgemeyen bu yiğit, bazı bıçkın delikanlıları da yanına alarak Ruslara karşı çete savaşı yapmış. Pek çok kahramanlığının yanı sıra çok iyi Kafkas halk oyunu oynarmış. Sinema filmlerimizde olduğu gibi…

Savaşa Davet

Durun durun! Hemen kılıçlarınızı kuşanmayın. Söz konusu edeceğim savaş öyle bildiğiniz savaşlardan değil, kapsam ve içerik olarak çok farklı.

Samara

Tarihi öneme sahip ve de biz Türkler için çok özel değeri olan Samara kenti Irak’tadır. Samara tarihi bir kenttir ama eski Babil veya Sümerlerden kalma bir kent değildir; Sonradan kurulmuş, hatta Bağdat’tan bile sonra kurulmuştur… Bu kentin özellikle manevi değerini biz Türkler çok iyi bilmemiz gerekirken ne yazık ki bir umursamazlık içindeyiz. O yörede koca bir Bağdat varken yeni bir kentin kuruluşunun nedenlerini bilmeden Samara’nın değeri anlaşılmaz.

Piri Reis’in Haritası

Hemen cebinizden bir on TL çıkarın ve arka yüzüne bakın! Piri Reis’in haritalarından birine ait yarım parçanın, çok küçültülmüş bir örneğini göreceksiniz. Sözünü ettiğim harita, dünyanın en önemli tarihi belgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Türk Askeri Kore’de

TUTSAKLIKTA YOK EDİLEMEYEN DİSİPLİN, SEVGİ VE SAYGI “Amerikan psikologları anne ve babaları sizlere soruyoruz.”

Kendine Sahip Çıkmak

Kişilerin öncelikle kendine ve kendi değerlerine sahip çıkması doğaldır, hakkıdır hatta böyle gerekir. Kişi kendine sahip çıkmazsa, öz benliğine ihanet etmiş olur; bundan dolayı özellikle o kişi açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıktığında bu durum sadece ona aittir.

Kalleşçe Öldürülen Türk Başbuğları

Yeryüzünde tarihler boyunca çeşitli ulusların devlet kişileri, suikastlar düzenlenilerek öldürülmüşlerdir. Şu kesin gerçek asla unutulmamalıdır ki; suikast düzenlenen ve de öldürülen devlet kişisi sayısı en çok Türk Ulusundan olmuştur. Bu konuda dikkat çeken bir başka husus ise şöyledir: Diğer ulusların devlet kişileri veya başkanları; iktidar kavgası şeklinde iç çekişme sonucu veya bir başka ulus veya uluslar ile çıkar çatışmasına dayalı dış sebeplerden ötürü öldürülmüşlerdir.

Başbuğ Melikşah’ın Öldürülmesi

Bu bölümde; Selçuklu İmparatorluğu’nun ünlü başbuğlarından Melikşah’ın zehirlenerek öldürülmesi ele alınacak. Ancak, bundan önce, çok değerli iki Türk Selçuklu başbuğunun şüpheli ölümlerine değinmeden geçilmesi eksiklik olur. Bu iki şüpheli ölümden birisi:

Matthias Alexander Castren

Bu saygıdeğer kişiyi tanıtmadan önce, sayın okurlarımızı; ön yargı tutsaklığının dışında bir bakış açısıyla okumaları için uyarma gereği duydum. Artık çoğu insanımız biliyor ama ben yine de hatırlatmak istedim.

Misyonerlik Faaliyetleri ve Hıristiyanlık

Bilindiği gibi son on yıl içinde Hıristiyan dünyasının misyonerlik (Hıristiyan olmayan insanları ve ulusları Hıristiyanlaştırma çalışmaları) faaliyetleri bariz bir şekilde arttı. Özellikle Türk Dünyası, Sovyetlerin dağılması sonucu meydanı boş bulan misyonerler ve onları yönetenler hemen fırsat değerlendirme çabası içine girdiler. Büyük maddi destekler sayesinde, Müslümanlığa karşı haksız ve de ahlaksız bir rekabet sürdürülmektedir.

Gerçek Serüven

Saygıdeğer okuyucular, sevgili gençler; serüven denilince aklınıza hemen, seyrettiğiniz yabancı filmler, çizgi filmler, romanlar ve hikâyeler gelmekte. Ne yazık ki bu böyle. Çünkü sürekli olarak ta ana okulu yaşından tutun da yetişkinlerimize kadar, her yaşa uygun olarak yabancı serüven masalları adeta ezberletilmekte.