Beyitlerle Memleket Manzaraları-63

BAYRAM Bayram, hepimizin hakkı; gariban, insan değil mi?    Dünya hem sana hem bana, tek ortak mekân, değil mi?

Vefâtının 26. Yılında Mehmet Çınarlı'yı Hatırlamak

Aslında, Çınarlı gibiler, maalesef, her zaman hatırlanmıyor ve ihmâl ediliyor…

Millî Kültürümüzün Şahdamarı

Milletler, iktisâdî savaş yanında; belki de ondan daha hızlı, ondan daha yaygın, ondan daha tesirli ve hattâ hepsinden daha ‘vahşî’ bir kültür mücâdelesi vermektedir.

Bir Başka Bakışla Yeni Türk Sosyolojisi

T(ı)ramvaya veya belediye otobüsüne binmemişseniz; kahvehânelerin buram buram duman püskürten havasını seyredip ve ne olduğu belirsiz gürültüsünü duymamışsanız, ‘bir başka bakışla  yeni Türk sosyolojis i’ni çözmeniz mümkün değildir.

Turan Ülküsü ve Türk Birliği

İsmâil Hâmi Dânişmend, “Türklük Meseleleri” adlı eserinin “Büyük Türk Irkının Uğradığı İftiralar” başlıklı bölümünde şöyle der:

Âile Yılının Düşündürdükleri

Mevzûya, “Kalır mı?” Başlıklı beytimle başlıyorum: “Hem zinâyı serbest et hem de ahlâktan bahset; O ülkede kalır mı, söyleyin bet-bereket?

Düşündükçe/ 33

Bir gün, hattâ bir an gelecek ki, o an, “Artık çok geç!” denilen zaman olacaktır!.. O an, belki, bu andır, deriz de onun üzerinde ‘düşünmek’ çok da işimize gelmez!..

Beyitlerle Memleket Manzaraları- 59

ALDATAN PUT    Kimine, yoldaş Nemrut; kimine, bir taş, mâbut; Kimine, bir angut baş, arkadaş, aldatan put!

Zamâne Çocuğu

Sizi gidi, sizi!.. Ne çocuklarmışsınız be!.. Biraz yaramaz, biraz haylaz hattâ biraz haşarı, biraz muzip, bâzen suskun bâzen de hazırcevap…damga hazır: Zamâne çocuğu!..

Şu, Vatan Dedikleri…

Vatan; ocak’tır, yuva’dır. Ocak veya yuva olmayınca âile’nin; ‘vatan’ olmayınca da ‘milletin birliği’ sağlanamaz.

Dilsiz Şeytân

Koca ömrü geçirdim didinip kıt-kanaat; Ne zulme boyun büktüm ne de ettim itaat; Geri geri işledi kolumda eski saat… Senin ekmeğin tâze, benim yediğim bayat; Helâldi kazandığım, aldım ondan büyük tat;

19 Mayıs'a, 18 Mayıs'tan Bakmak…

2008 yılında, 19 Mayıs Üniversitesi’nde, Kanal D televizyonunda, “Abbas Güçlü İle Genç Bakış” p(u)rogramına misafir konuşmacı olarak katılmıştım.

Milliyetçiliğin Temeli 'Millî Kültür'dür

Millî kültür; millî hâfıza’dır. Millî kültür; yazılı kaynakları da olan, müşahhas, görülü, âşikâr, resmedilir, bütün sosyal yaşanmışlıkların tezâhürüdür.

Bir Türlü Yürüyemediğimiz: İlim Yolu

Dünyâ değişiyor...Bu, elbette ki, yeni bir şey değildir!.. Zîra değişim; dünyâ kurulalı beri devam eden bir hâdisedir. Hem iyiye hem de kötüye doğru olabilir ve sosyal hayatın da icabıdır!..

Düşündükçe/ 29

Kimsenin derdi, dîğerininkine uymuyor...Yeni değil, kâinat kurulalı beri, bu, böyle!... Benim kendi derdim bile öyle!.. Bir günüm değil, bir anım bile, bir diğeriyle aynı değil!.. Dert önde; biz, peşindeyiz...

Bayram Sabahı

Güneş bir ağaç boyu kubbelerde nûr                                                                                                                               Gökte huzur, yerde huzur, evde huzur!

Dil ve Şiir

Tanpınar; “Şiirin Niteliği” başlıklı yazısında, “Şiir yazıldığı dilin içindedir. Tercüme ile sevilen şâir hemen hemen yoktur” der.

Mehmet Âkif Ersoy ve Millî Mücâdele

15 Mayıs 1919 tarihinde, sömürgeci ve emperyalist Batılıların maşası olan Yunanlı işbirlikçilerin İzmir’e girişi ve bunun ardından da Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmasıyla başlatılan Türk Millî Mücâdele hareketi/Türk İstiklâl Harbi, 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi’yle bitmiş ve 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması’yla da fiilen sona ermişti.

Size mi?

Türklüğün bağrına hançer vuranlar, Size mi elimi uzatacağım? Her köşe başında pusu kuranlar, Size mi elimi uzatacağım?

Devlet- Millet- Bey

Büyük milletlerin büyük dâva adamları olur!.. Büyük milletlerin büyük fedâileri, şanlı kahramanları, sezgisi yüksek ileriyi gözleyen irâdeli kılavuzları olur!..