“Ham Pişkinin Halinden Anlamaz”

“Ham pişkinin halinden anlamaz, o halde sözü kısa kesmek gerek” diyen Hz. Mevlana’yı anlamış olsak enerjimizi ve zamanımızı boşuna harcamamış oluruz.

Vefalı Olmak

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş.

"Öpeyim de Geçsin" Sözü Doğru mu?

Annelerin söylediği “ öpeyim de geçsin” sözünü çok seviyorum. Gerçekten öpücüğün iyileştirme gücü var mı?

Zenginleştirilmiş Çevre ile Beynin Uyarılması

Beyin de, kas gibi, üzerinde alıştırma yapıldığında gelişim gösterir.  

Hayalleri Olan İnsan Durdurulamaz. Hayalleri Olmayanlar da Başkalarının Hayalleri İçin Yaşarlar

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.

Kadınlar ile Erkekler Arasındaki Önemli Farklar

* Kadınlar daha çok ilgilendikleri kişilerin içsel dünyalarında neler olup bittiği hakkında sohbet etmek isterler.  Erkekler ise daha çok dış dünyada neler olup bittiğini merak ederler.

Kültürel Mirasın Gücü

Kültürel miras, daha önceki kuşaklar tarafından oluşturulmuş ve evrensel değerlere sahip olduğuna inanılan eserlerdir.

Profesörden Öğrencilerine Hayat Dersi

Üniversite mezunu sınıf arkadaşları yıllar sonra buluşurlar ve  profesörlerini ziyarete giderler. Profesörün evinde koyu bir sohbet başlar.. Kimi işinden memnun değildir, kimi kocasından.. Kimi kaç yıldır o arabayı istemektedir, bir diğerinin kayınpederi hastadır,  "yoruluyorum.", " mutsuzum..", "İşimi değiştirmek istiyorum...", "Ev  yetmiyor, bu araba eskidi." , " Teknem olsa.." "Bu şehri sevmiyorum", "Çocuklar okula başlayacak, o kolej mi, bu kolej mi?"

Nasıl Bir Evlilik?

Mutlu evlilikte her eşin kendi hayatı vardır.  Eşler, aralarında onları birbirine birleştirecek  köprüler kurarlar. Bununla birlikte kendi bütünlüklerini ve onurlarını her zaman  korurlar.  Çünkü onlar ilişkilerin, ne kadar güçlü olursa olsun,  geçici olduğunu ve  sonunda  yine kendileriyle başbaşa kalacaklarının farkındadırlar.

Kitap ve Makale Nasıl Yazılır?

Kitap veya makale yazmak isteyen, öncelikle çok okumalı ve sonra yazmaya başlamalıdır.  Bir insan ne kadar çok kitap okursa o kadar düzgün konuşur ve o kadar düzgün yazabilir. Okumak için zamanı olmayanın, yazmak için de zamanı olmaz. Okuma alışkanlığı olmayan kişinin yazdığı kitabın veya makalenin kimseye bir faydası olmaz.  Guy Debord ne güzel ifade etmiştir: “Yazmayı bilmek için okumayı bilmeli, okumayı bilmek için yaşamayı bilmeli.”

Yalnızlığın Acısı

Sürekli gergin olmayı öğreniyoruz.  Aynı anda beş altı  düşünceyi aklımızdan geçirerek geriliyoruz. Gerginlik eğitimini her yerde bulabiliyoruz, ama rahatlık ve mutluluk eğitimini hiçbir yerde bulamıyoruz.               

Üzüntünün Beş Aşaması – Kübler-Ross Modeli

Elisabeth Kübler-Ross 1926 tarihinde İsviçre’de doğmuş ve 2004 yılında ABD’de ölmüştür. Kübler-Ross, üzüntünün beş aşaması (Five Stages of Grief) olarak bilinen modeli geliştirmiştir. 

Kavala’lı Çolak Mümin (Molla - İmam)

Hiç yenilgi yüzü görmeyen Çolak Mümin, 1873 yılında Kavala’nın Zigos köyünde doğdu. Babası ve dedesi de o devrin çok ünlü pehlivanlarındandı. Dokuz kardeşin en küçüğü olan Çolak Mümin, II. Abdülhamit Han’ın padişahlığının ilk yıllarında pehlivanlığa başlamıştı. Babası Mümin’i esasında İstanbul’a medrese eğitimine göndermişti. Ama Mümin pehlivan hem medrese eğitiminde, hem de pehlivanlıkta oldukça yüksek bir başarı elde etmiştir.

Depresyon: İyi Düşünce = Kötü Düşünce

Pittsburgh Üniversitesi'nden iki psikolog, Greg Garamoni ve Robert Schwartz, farklı insanların akıllarından geçen iyi düşüncelerle kötü düşünceleri saymaya ve bu ikisinin oranına bakmaya karar verdiler.

Başımıza Gelen Zorluklar ve Musibetleri Nasıl Okuyoruz?

- Geçmişteki bir tembelliğimizin sonucu mu? - Gereksiz biriktirdiğimiz işlerin sonucu mu?

Neden İnsanlar Çok İyi Hissederken, Birden Sebepsiz Yere Sert Tartışmalara Girerler?

Pek çok insan, kendilerini çok iyi hissettikleri bir anda, birden bire endişelenmeye başlar. Bulutların üzerinde uçarmış gibi hissettikleri bir anda iyi duygular uçar gider. İyi hissetmeye başladıktan birkaç saniye sonra akıllarına kaygı dolu düşünceler ve resimler gelir. Etraflarındaki kişilerle kavgaya tutuşurlar.

Yaklaşık 2 Yıl Önce Evlenmiş Bir Adamın Evlilik Sürecinde Yaşadıkları ve Bekârlara Tavsiyeleri…

Yaşım 30’a yaklaşınca ailem ve akrabalarım “Daha ne zaman evleneceksin” baskılarını arttırdılar. Sürekli olarak bir tanıdık kız tavsiyeleri vardı. Sonunda yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle, biriyle görüşmeye karar verdim. Bir akşam arkadaşım, benimle görüştürmek istediği hanımefendi hep birlikte dışarıda çıktık. Sakin efendi bir kızdı. Kafalarımız ilk dakikadan itibaren uyuştu. Sonrasında 6 ay kadar birbirimizi tanıma fırsatı bulduk.

Kendi Üzerinizde Çalışın!

Kendiniz olun! Eğer sen kendi hayatını yönetemezsen, birileri  çıkıp senin yerine senin hayatını yönetecektir. Kendi üzerinde çalışmayanın, üzerinde başkaları çalışır. O zaman o kişi de başkalarına malzeme olur. 

Kişisel Güç mü, Mevki Gücü mü?

Pek çok insan, bu dünyaya birer dahi olarak olağanüstü yeteneklerle geliyor, fakat daha sonra sıradan bir insan olmayı kabul ediyor ve sıradan bir insan olarak bu dünyadan göçüp gidiyor.

O Dedecik Kim Baba?

Otuz beş yaşlarında üniversite mezunu bir devlet memuru olan Tamer bey, Pazar günü evinde çok canı sıkılmıştı. “Hanım hadi parka gezmeye gidelim dedi.” Eşi Necla hanım da memur olduğu için işler pazara birikmişti. “Hayatım benim yarım kalan işlerimi bitirmem lazım, sen çocuklarımızla parka gider misin. Hem onlar da temiz hava alarak hareket etmiş olurlar.”