Milli Ahlakın Dışlanması

Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1989-1974) bir dönem lise edebiyat derslerinde adı geçen, kitaplarından alıntı yapılan, hatta imtihanlarda bile hakkında sorular sorulan bir aydınımızdı. Ancak her siyasi dönemde özellikle edebi, sosyal, felsefi vs konuların ders kitapları değiştiği için bazı isimler zaman zaman azalır, yerini bir başkasına bırakır.

Yeni Dönem ve Yeni Başkana Merhaba

Ramazan’ın ilk gününden itibaren Suriye’de Fırat Kalkanı bölgesinde de faaliyet gösteren Yunus Emre Ensitütüsü’nün konuğu olarak Kilis’teydim. Fırat Kalkanı bölgesinde başta Azez olmak üzere Afrin, Çobanbey, El Bab’da temaslar yaptım, konferanslar verdim. Burası Türkmen bölgesidir.

Dünya Mülteci ve Göç Biriktiriyor

Acıpayamlı Gazeteci Tahir Kutsi Makal (1937-1999) İç göç adında 1966’da inceleme ve gezi konulu Tarla Yayınlarda bir kitap yayınlamıştı. Taşradan, büyük kentlere ve özellikle İstanbul’a göç anlatıyordu bir çalışmasında. Söz konusu yılarda ayrıca dış göç de filizlenmiş, Türkiye’den Almanya’ya kol işçisi olarak talep edilen insanlarımızın oluşturduğu yeni bir göç dalgası başlamıştı. Sırası gelen, resmi evraklarını tamamlayıp soluğu aldığı Almanya’ya göç ediyordu

Ankara Hapşırsa, Lefkoşa Nezle mi Oluyor?

Türkiye’nin hangi ilinden olursa olsun uçağa bindikten en fazla bir buçuk saat sonra Ercan Havaalanındasınız. THY, Anadolu Jet, Pegasus, Sun Ekspres her gün 71 sefer yapıyor KKTC’de Lefkoşa’ya. Bu daha kış tarifesi. Bahar gelip yaz’ın müjdesi hissedilince bu sefer sayısı daha da artar.

ABD, AB, İsrail, Filistin ve Kuzey Kıbrıs

1960’lı yılların ikinci yarısıydı; 1967 falan. Profesyonel gazeteciliğe başladığım İstanbul Cağaloğlu Babıali’de Sabah’ta çalışıyordum. Şerefefendi Sokaktaki devlete ait Güneş Matbaacılığın ikinci katında idi gazetemiz. Maruf yazarlarımızı burada tanıdım. Mesela Eşref Edip, Necip Fazıl ve Osmanlıların son dönemindeki aile dramalarını romanlaştıran Münevver Ayaşlı ve nihayet Sezai Karakoç.

Lay Lay Lom Değil Bu; Gıda

Merhum Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı Turgut Özal, “Arım, balım, peteğim” şarkısı ile yapardı propagandasını. Kendisi de söyler, iştirak ederdi. Ayrıca kara mizah haline getirilmek istendiği karikatürlerini medyadan keserek çerçeveletirdi. Sahnede kendisini eleştiren tiyatrocularla birlikte esprilere kahkahalarla gülerdi. Ayrıca konserlere, operalara, temsillere de giderdi.

Kitap Fuarında Filistinli Yazar Olmak?

Adania Shibli (1974) Filistinli bir hanım yazar. Sayın Shibli Hanımefendi hem Berlin’de ve hem de Kudüs’te yaşıyor. Halen Zürih Literaturhaus’ta konuk müellif-yazar olarak bulunuyor.

Yükseliş, Çöküş ve İnsan

İstanbul gerçekten bir cazibe merkezi düşünme özelliği olanlar için. Hele hele tefekkür nasiplilerin önceliği gibidir. İstanbul’u kazanan veya kaybeden bütün Türkiye’ye mi galip gelir yahut mağlup olur yaşandıkça öğreniliyor. Her ikisini de referansları güçlü çıktı.

Dünya Dönüyor da Memlekette Neler Oluyor?

Son birkaç ay bayağı hengameli geçti. Genel (14 Mayıs 2023) ve Cumhurbaşkanlığı seçimi (28 Mayıs 2023) sonrası siyasi kozlar paylaşıldığından “ortam biraz daha rahatlar” diye düşünürken daha da ciddileşti rahatsızlık. Siyasetin bizatihi kendisinde mi var bu rahatsızlık, yoksa ülkemizde üretilen ve uygulanan politikalarda mı tartışılır doğrusu.

Dünya Kötü Yönetiliyor

Örnek bir dünya lideri yok günümüzde. Bu kanaate nereden vardınız derseniz “sağım solum sobe” gibi etrafımıza, bölgemize bakmanız yetip de artıyor bile.

Dersteki Ders; Deprem

Türkiye’deki 10 ilimizde gerçekleyen ve dünyanın en zor zelzelelerden biri olan depremde daha beşinci günde 18.342 canımız gitti. Acımız büyük. Yüreğimiz yanıyor yıkılan binaları ve depremde perişan olan insanlarımızın çığlığını duyunca. Kurtarma çalışmaları yapan resmi veya gönüllü insanlarımız hiç uyumadan bir kahramanlık sergiliyor. Fikir emekçilerimiz de öyle. Bundan siyasi dersten evvel, deprem öncesi yapılması gerekenler konusunda aşırıyla fazla bir ibret dersi çıkarmak gerekiyor. Çünkü bu ne ilk idi ve ne de son olacak.

“Müslümanlar Demokrasiyi Niçin İstemeli?”

İstanbul Platformu’nun Ocak 2023’de Kozyatağı Byhotel’deki ilk toplantısının konusu “Müslümanlar Demokrasiyi Niçin İstemeli?” olarak belirlenmişti. Konuyu bizzat kendisi seçen konuşmacı ise akademisyen, bürokrat ve siyasetçi, bir dönem Başbakanlık Müsteşarı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Milli Eğitim Bakanlıkları görevlerinde bulunan Ömer Dinçer (Karaman 1956) idi. İşletme Yönetimi, Kamu Yönetimi Adabı, Türkiye’de değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?, Siyasetnameyi Yeniden Okumak, Bilirken Susmak Bilmezken Konuşmak, Stratejik Yönetim ve İşletme Politikası, Örgüt Geliştirme, İslam Ekonomisinin Temel Meseleleri adında yayınlanmış çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ömer Dinçer, benim aziz kardeşim MTTB Genel Başkanlarından merhum Burhanettin Kayhan’ın da yakın dostu idi. Kendisinden çok sevgi ile bahsederdi.

İki Mesele; Enerji ve Adalar

Televizyon muhabirleri zaman zaman sokak röportajları yaparak insanların gelişmeler karşısında görüşlerini alırlar. Ortaya konuyla alakalı olsun olmasın çok komik şeyler de çıkar. Bunlardan birisi “nerelisin?” sorusuna “İstanbulluyak ağam” cevabıdır. Bilmiyoruz, bu belki de bir zamanlar taşradan gelerek iş arayan bir ailenin İstanbul varoşlarında doğan çocuğudur. Eğitimi, muhiti, birikimi o kadardır.

Dünya Dönüyor Biz Neresindeyiz?

Toplumu siyasi tartışmaların odağına koyarak yapıyorlar siyasilerimiz münakaşalarını. Öncelik mevcut gücü, makamı, imkânı, unvanı, fırsatı muhafaza etmek, sahiplenmek ve otoriteye zarar getirmemek. Ayrıca lider deyince de otoriter anlayış hep öne çıkıyor, liderin söyledikleri adeta yanlış da olsa kutsanıyor. Kavgasız, sataşmasız, müzakeresiz günümüz geçmiyor. Oysa “nerede kalmıştık?”

Girne’de Tekin’in Cafe’si

Eskiden ismi “kıraathane” idi. Sonra “kahve” ve “çayhane” dendi. Bu içeceklerin yanında şuruplar da ikram edilir, değişik aktiviteler de gerçekleşirdi. Bugün İstanbul’da en meşhur kahveleri; Fazıl Beyin Türk Kahvesi, Mandabatmaz, Latife, Şark Kahvesi, Niyazi Bey’in Türk Kahvesi, Tarihi Bağdat Kuru Kahvecisi, Çorlulu Ali Paşa Medresesi ve Pierre Loti gibi yerlerde içebilirsiniz.

Kuzey Kıbrıs’da Yeni Bir Dünya

Epeyi müddetten beri yine Kuzey Kıbrıs’tayım. Belki de buraya 15. gelişimdir; Kuzey Kıbrıs bağımsızlığına, Kıbrıs Türkleri özgürlüğüne kavuştuğu yani 1974 Temmuz Barış Harekatından sonra. Hatta aynı günün sabahı Kıbrıs Barış Harekatı için ikinci defa askere alınmıştım. Akşam nişanlanmış, sabah asker olmuş, yedek üsteğmen rütbesi takılarak Yunan sınırına uğurlanmıştım. Çok sayıda 1963 Erenköy Direnişine katılan Kıbrıs Türkü dostlarım oldu. Bugün çoğu 75 yaş ve üstündeler. O günleri anlatırken bile duygulanıyor, ağlıyorlar.

Sen Çok Yaşa Özbekistan

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını kazanan Türk Cumhuriyetleri (1991) önce fiilen birlikte oldular. Sonra 4 ülke Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın bir araya geldi ve resmen Nahcivan Anlaşmasıyla (03 Ekin 2009) Türk Devletler Teşkilatını kurdular.

Demokrat Olmaya yahut Aydın Sorumluluğu Taşımaya Zaman Ayırmak

Korona salgını çözülmeye başlar başlamaz birkaç senedir yapılamayan etkinlikler yeniden hayata geçiyor. Mesela geçtiğimiz ay iftarlar, sanat ve kültür toplantıları, açık havada çay-kahve sohbetleri vs. Çok güzel oldu. Ne kadar da özlemişiz doğrusu.

Berlin ve Necid Çöllerindeki Şair

Bir şair düşünün hem 19, hem 20. asrı yaşamış, hem mesleğinde en ilerde, hem üniversitede hoca, hem İstiklal Savaşı Kahramanı, hem isyanı bastıran bir kanaat önderi, hem TBMM kurucu milletvekili, hem beklentisiz bir edip; hem çocuklarına merde bile muhtaç olmasın diye bir doğu, bir batı dilini öğreten muallim; hem dostluğu ve arkadaşlığı örnek bir yoldaş, hem sivil toplumun kılavuzu, hem yaşamayı değil yaşatmayı gaye edinmiş bir ruh mimarı; hem taassuba, hem hurafeye ve hem cehalete karşı isyan etmiş bir alim, hem fedakar ve hem ufuk sahibi bir aydın.

Hızırbek Gayretullah

Benim yaş grubu ülküdaşlarım, gönüldaşlarım, dostlarım, sınıf arkadaşlarım bir bir vuslata eriyor. Son olarak da Doğu Türkistan’ın Sürgündeki Hükumetinin Cumhurbaşkanı Vekili meslektaşım, idealizm sahibi dava adamı bir kahraman Hızırbek Gayretullah (06 Nisan 2022 Perşembe günü) hakka yürüdü. Mekânı cennet olsun. Epeyi süredir tedavi görüyordu. Havası iyi geldiği için Manyas’ta da evi vardı. Kuş Cenneti bölgesi Hızırbek Gayretullah’a faydalı oluyordu. Yıllar sonra Manyas’ta iken birkaç defa telefonla görüştüm. Hasbihal ettik. Çok mutlu oldu. Bana kitaplarını imzalayarak gönderdi.