Fethin 568. Yılında

BİR SEVDÂDIR İSTANBUL Boğaz’dan esen rüzgâr mest ediyor kalbimi Ruhumda her an tüten bir sevdâdır İstanbul Görürüm kubbelerde  Hisarlar’da mazimi Gözlerimde uyanan bir rüyadır İstanbul

19 Mayıs 1919, Kurtuluş’un ve Cumhuriyet’in İlk Adımıdır

Şanlı Türk tarihi sayısız zaferle doludur. 19 Mayıs 1919’un ise tarihimizde özel bir yeri ve önemi vardır.  19 Mayıs 1919, Türk milletinin, millî önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde önce Milli Mücadele’yi kazanarak Kurtuluş’a, sonra Türkiye Cumhuriyeti devletini kurarak bağımsızlığa ve daha sonra da toplumun her alanında yapılan devrimlerle çağdaş hayata uzanan zaferler ve başarılarla dolu uzun, meşakkatli ve kutlu yolun başlangıcı, ilk adımıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı Pandemiden Sınıfta Kaldı

Pandemi vakalarının yüksekliği yönünden Avrupa’da birinci, dünyada ilk üç arasında olan ilk üçe giren Türkiye’de bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı, okulları öğretime açma, öğretmenleri aşılama ve eğitime ulaşamayan öğrenciler konusunda başarılı olamamıştır.

Milli Şehidimiz Kaymakam Kemal Beyi Unutmayacağız

I. Dünya Savaşı'nın son yıllarında Yozgat mutasarrıfı ve Boğazlıyan Kaymakamı  olan Mehmed Kemal Bey,  işgalci devletlerin baskısı ve Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin kararıyla, tehcir sırasında Ermeni ahalinin ölümünden sorumlu tutularak Divan-ı Harb-i Örfi'de yargılanmış ve idama mahkûm edilmiştir.  Dönemin padişahı Vahdettin idam kararını ülkede olaylar çıkabileceğini gerekçe göstererek onaylamaz ve dönemin şeyhülislamından fetva ister. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'nin verdiği fetva ile infaza karar verilmiştir.

Türkeş ve Dokuz Işık

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti devletini Türk milliyetçiliği düşüncesi üzerine kurdu. Hüseyin Nihal Atsız, Cumhuriyet’in ilk elli yılında Türk milliyetçiliği düşüncesini eserleriyle yaşatan fikir adamı oldu. Alparslan Türkeş ise Tanzimat’tan bu yana ilmî, fikrî ve edebî bir hareket olarak toplum hayatımızı etkileyen Türk milliyetçiliği düşüncesini, siyasi platforma taşıyan düşünce ve inanç adamı olmuştur.

“Türk” ve “Atatürk” süz Türkiye Olmaz, Olamaz

“Türk” ve “Atatürk” düşmanlığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesinden çekildiği ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulduğu gün başladı ve bugüne kadar devam ediyor. Cumhuriyet’in kurulduğu gün, bu yeni Türk devletine karşı çıkanlar; Saltanat ve hilafet fanatikleri, İstiklâl Harbi’ne karşı çıkanlar, düşmanla işbirliği yapanlar, Milli Mücadele’yi teşkilatlandıran Atatürk ve diğer Kuvva-yı Milliyecilerin idamına fetva verenler, iç isyanlar çıkaranlar, asker kaçakları, bu fillerinden dolayı İstiklâl Mahkemelerinde  yargılanıp ceza alanlar, ümmetten millete geçişi hazmedemeyenler, kapatılan tekke ve zaviyelerin cemaatleri, inkılaplara karşı çıkanlar, çağdaş hayat tarzını benimsemeyenler ve Türklüklerinden şüphe edenlerdir. 

Milli Birliğimizin Çimentolarından Âşık Veysel

Her konuda milletine öğretmenlik ve rehberlik yapan “Toprak Şairi”  Âşık Veysel Şatıroğlu, 48 yıl önce 21 Mart 1973’te aramızdan ayrıldı.  20. Yüzyıl Türk Edebiyatı’nın son büyük halk ozanı Âşık Veysel, gönül gözü açık bir ârifti. Milliyetçi ve vatansever bir Türk’tü. O, şiirleriyle milli birliğimizin çimentolarından biriydi. Büyük bir Atatürk hayranıylı. Alevi-sünni, Kürt-Türk kavgasına son derece karşıydı.

Türklüğün Değerler Manzumesi İstiklâl Marşı 100 Yaşında

İstiklâl Marşı, Türk milletinin yedi düvele karşı yaptığı  İstiklâl Harbi’nin milli destanıdır. İstiklâl Marşı, Türk tarihinin başlangıcından günümüze kadar milletimizi yaşatan milli ve manevi değerleri bir bütün olarak ortaya koyan edebi bir âbidedir. “Kahraman Ordumuza” ithaf edilen bu marş, aslında bir ordu-millet olan Türk milletine adanmıştır. 12 Mart 2021, Mehmet Âkif Ersoy’un  “İstiklâl Marşı”nın TBMM tarafından “Millî Marş” olarak kabulünün 100. Yıldönümüdür. 

Bir Nesli Kaybetmemek İçin Elimizden Geleni Yapalım

Pandemi dolayısıyla bir neslin yarım yamalak yetişmesini üzülerek seyrediyoruz. Yapılan yüz yüze eğitimden (aslında öğretimden) üniversite öncesinde öğretim gören 18 milyon öğrencinin üçte biri yani 6 milyonu yararlanamıyor. Öğrenciler arasındaki eğitim uçurumu giderek açılıyor. İmkan ve fırsat eşitsizliği dünden daha fazla.

Atatürk Ankara'yı Niçin Başkent Seçti?

Atatürk 101 yıl önce bugün 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkentidir. Çok iyi bir tarih okuru olan Atatürk, o tarihlerde bir Anadolu kasabası görünümündeki Ankara'yı tercih sebeplerini şöyle  açıklıyor:  

Aramızdan Ayrılışının 84. Yılında İstiklâl Harbi’nin Manevi Komutanlarından Mehmet Akif

20 Aralık 1873 tarihinde dünyaya gelen “İstiklâl Marşı Şairi” Mehmet Akif Ersoy,  27 Aralık 1936 tarihinde vefat etmiştir. Ersoy; inandığı gibi yaşayan bir dava ve fikir adamı, samimi bir Müslüman, gerçek bir vatansever olduğu gibi, aynı zamanda şair, veteriner hekim, öğretmen, vaiz, hafız, Kur'an mütercimi ve siyasetçidir.

Uzaktan Eğitimle İlgili Aykırı Bir Önerim

Ülkemiz eğitim kurumunun her kademesinin her sınıfında ortalama 1 milyon 100 bin civarında öğrenci var. Buna göre 12 yıllık zorunlu eğitimde 13 milyon civarında öğrencimiz var. Yapılan tespitlere göre bu öğrencilerden yüzde 30'unun televizyon, bilgisayar, internet bağlantısı bulunmuyor.

12 Eylül Karası

Eylül'ü kuşatır hüznün sarısı... 12 Eylül, Eylül'ün karası Uyanır yüreklerde geçmişin anısı...

Milli Eğitim Bakanlığı Acilen (Eğitim Danışma Kurulu) Kurulmalıdır

Bütün dünyayı dokuz aydır tehdit eden, milyonlarca insanın hasta olmasına, yüz binlerce insanın ölümüne sebep olan COVİD-19 salgını ülkemizde yayılmaya devam ediyor.  Vaka ve cihaza bağlı ağır hasta sayıları giderek artıyor. Bu gelişmelerden bütün sektörler etkilendi. Fakat bu sektörler içinde en çok etkilenen eğitim sektörü oldu. 

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Üzerine

Türk İstiklal Harbi, 23 Nisan 1920’de milletin temsilcilerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasından sonra başlatılmış ve bu meclisin kararlarıyla yönetilmiştir. Ülkede bu meclisin seçtiği Meclis Hükümeti ile yönetilmiştir.

Öğretmen Eğitiminde Fabrika Ayarlarına Dönmek...

Ben anarşinin yoğun yaşandığı 1970'li yıllarda Eğitim Enstitüsünde yöneticilik ve öğretmenlik yaptım. Anarşi döneminde bile Öğretmen Liseleri, Eğitim Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen Okullarında daha kaliteli öğretmen yetişiyordu.

2020-2021 Liselerin En Sıkıntılı Öğretim Yılı

Milli Eğitim Bakanlığı LGS (Liselere Giriş Sınavı) sonuçlarını açıkladı. Bu yıl liselerin en sıkıntılı yılı olacak. Fiziki kapasiteye ciddi bir katkı sağlanmazken, sisteme geçen yıla göre yüzde 43 oranında 443 bin fazla öğrenci girecek. Bu öğrenciler için 2020-2021 öğretim yılında, bir sınıfı 30 kişi düşünürsek 15 bin, 36 kişi olarak düşünürsek 12 bin yeni dersliğe ihtiyaç bulunmaktadır. 

Ayasofya'dan Sonra Sıra "Andımız" da

Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi sebeple olursa olsun, Danıştay'ın Ayasofya'yı camiye dönüştürme kararını takdirle karşılıyor ve bir müslüman olarak memnuniyetimizi ifade ediyoruz.

Bir de İlahi Mahkeme Var

-Hakk'ı unutup nefsine tapanlara- Bugün her güç elinde keyfince kullan onu Unutma her yol gibi bu yolun da var sonu İnan ruz-ı mahşerde dökülecek her konu Günah sevap tartılan İLAHİ MAHKEME var

Türkiye'yi Türkoloji Merkezi Haline Getiren Alim: Mehmet Fuad Köprülü

Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa'nın soyundan gelen Mehmet Fuad Köprülü 1890'da İstanbul'da doğdu. Ziya Gökalp'in etkisiyle Milli Edebiyat akımını benimsedi. 1913'te 23 yaşında  İstanbul Darülfünunda Türk Edebiyatı Tarihi Müderrisi oldu.