Bir gün Antalya şehir trafiğinde aracımla gidiyordum. Bir müddet sonra kırmızı ışıkta durduk. Sağıma duran araç sürücüsü ile göz göze gelince, camını açmaya başladı. Bir şey soracak zannettim ve ben de sağ camımı açtım.
Yaptığım bir paylaşımın altındaki yorumlarda; "AĞBEY ÇOKTA KÖTÜ DEĞİL MHP' NİN AKP'Yİ DESTEKLEMESİ, POLİS UZMAN CAVUŞ ASKERLER BAK ŞEHİT OLAN GENÇLER HEP BOZKURT YAPANLAR ÜLKÜCÜLERDEN SEÇİLİYOR İYİ ŞEYLER DE OLUYOR " diye yorum yapması üzerine...
Padişah Emridir. Tüm diyardaki 50 yaş üstündekiler toplanacak ve infaz edilecektir. Gençlerden biri, babasını samanlıkların altına özel yaptırdıkları sığınağa saklar. Diyardaki tüm 50 Yaş üstündekiler toplatılır ve infaz edilir.
Ne çeşit olursa olsun, sebepsiz hiç bir hastalık yoktur: - Genetik yapımız , - Beslenme şeklimiz , - Egzersiz alışkanlığımız , - Şu içme alışkanlığız ,
Bilinç altımız olumsuzu olumluya çeviremez. Bulanıklığı sevmez. Netlik ister. Hafızasına henüz kaydolmayan (alışkanlıklar) durumlarda efendisi bilince tam itaat eder. Ama hafızasına kaydolan eylemlerde, bilinci pas geçerek kendi bildiğini okur.
Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışmış ve evi terk etmişti. Buna çok öfkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koymuştu. Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyuyordu.
Sabah yürüyüşümü yaparken, uzaktan iki kişinin konuşmalarına şahit oldum. - Böyle de hayatın hiç tadı tuzu yok ki. - Her yer kapalı. Çay içecek yer bile yok.
55 yaşlarındaki amca şehrin kalabalık bir caddesinde yürüyordu. Çaprazından 35 yaşlarında bir bayan geliyordu. Normalde yol bayanındı. Biraz hızlansa amcadan önce geçebilecekti.
Hayat bir leb-i derya kargaşayla doludur Kimseye zararım yok yaşıyorum sessizce Yaşamdan zevk almayan sanki birer ölüdür Tüm engelleri bir bir aşıyorum sessizce
Rabbimiz, her yerleşim birimine nerdeyse nüfusu ile orantılı, zeka özürlü (doğuştan veya sonradan) ve engelli vatandaş vermiştir.
Efendim, virüs öldürmüyormuş, hastaneler ve verilen ilaçlar öldürüyormuş. Sirke, limon, turşu bu işi hallediyormuş... İlaçlar, beyne, akciğere, kalbe pıhtı atıyormuş...
Eğitim sistemimizde birçok eğitimci, sorgulayıcı bir yaklaşımı öğretirler. Yani size sunulan bir bilgiye körü körüne inanmayın. Şüpheci yaklaşın, doğru olup olmadığını araştırın, inceleyin yani sorgulayın.
Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman DEMİREL'in, hepimizin çok sevdiği bir sözü vardı ya; "Doğmamış çocuğa don biçilmez". Bazı zaman dilimleri vardır ki, çok uzundur. Bazıları da vardır ki, çok kısadır.
İzmir depreminden 65 saat sonra kurtarılan 3 yaşındaki Elif yavrumuz. 91 saat sonra kurtarılan Ayda bebeğimiz.
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.
Babası yeni evlenen oğlunun evine tebriğe gider... Oturunca bir beyaz kâğıt, bir kalem ve bir silgi getirmesini istedi. Genç: "Niçin?" dedi.
Çünkü, mutlulukla ilgili beklentiler, dünya nüfusu kadar farklıdır. Herkesin mutluluk anlayışı farklı olduğu gibi; zamana, zemine, değişen ve etkileyen faktörlere göre değişiklik göstermektedir. - Hapisteki bir mahkum için mutluluk, özgürlüktür.
Hemen peşinen cevap vereyim: İkisi de doğru. Yani hem yaşlanıyoruz, hem de tecrübe kazanıyoruz. Yaşlanmak ömür yolculuğumuzun olmazsa olmazı.
Normal bir insan olmamıza rağmen, hepimizin başına gelen çeşitli unutkanlıklarımızla karşı karşıya gelmişizdir. - Gözlüğü gözlerinde takılı iken gözlük arayanlar.

