2-MİLLÎ DÜŞÜNCE FEDÂİSİ
14,5 X 20 santim ölçülerinde, birinci hamur kâğıda basılı 398 sayfalık eser, 2023 yılında, Bakü’de yayınlanmıştır. Kitapta, 1955 yılında Nahcivan’da dünyaya gelmiş olan ilim adamı, araştırmacı yazar Ârif Rahimoğlu’nu tanıyanların, musalla taşındaki tabutu başında yapılan konuşmalar, yazılan makaleler yer alıyor.
Sözlü ifâdelerde ve hakkında yazılanlarda, merhumun vatanı ve milleti için yaptığı gayretli çalışmalar ve fedâkârlıklar anlatılıyor.
13-26. sayfalarda Ârif Rahimoğlu’nun hayat hikâyesi yer alıyor. Sonraki sayfalarda defin merâsimine yer verilmiş. İlk sayfadaki karşılıklı konuşma, insanlığa verilmiş yüce bir mesajdır:
-Ata, insan nedir? –Kızım! İnsan; duygu, düşünce ve davranıştır. Duygularına dikkat et! Çünkü onlar düşüncelerine dönüşecek. Düşüncelerine dikkat et, çünkü onlar davranışlarına dönüşecek…
Yazı, 28. Sayfada filozofça hikmetlerle devam ediyor.
29. sayfada Ârif Rahimoğlu’nun Azerbaycan’ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra Elçibey’in Halk Cephesi’ni oluşturma çalışmalarına katıldığını öğreniyoruz. 30. Sayfada ise Karabağ Savaşı’na katıldığını…
35. sayfadan itibaren Arzu Samedbeyli’nin, Hakani Gayıplı’nın, Taşkın Ağalarlı’nın, Cengiz Göktürk’ün, Eldar Karadağlı’nın musalla taşı üzerindeki tabutun yanı başında yaptığı konuşmalardan bölümler var.
Türkiye’den Ahmet Kutsi Tecer’in bir şiirinden iki kıt’a okunuyor. Şiirin tamamı şöyledir:
Orda bir köy var, uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.
Orda bir ev var, uzakta
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.
Orda bir ses var, uzakta
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.
Orda bir dağ var, uzakta
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.
Orda bir yol var, uzakta
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.
Türkiye’de yazılan ve sevilen, çok kişinin hafızasında ‘demirbaş’ olarak kaydedilmiş bu şiirin, Azerbaycan’da bilinmesi, ‘İki devlet, bir millet’ sözünün doğruluğunu, bir kere daha tescil ediyor.
Konuşmalar, İrada Aliev, Turan Aliye, Elmira Rahbari, Settar Sayın Sevigin, Teymur Eminbaylı ile devam ediyor.
55. sayfada Ebulfez Elçibey ile Ârif Rahimoğlu’nun fotoğrafını görülüyor, ‘Sosyal Medya’da yazılanlar’ başlığı altında 44, ‘Yas merâsiminde Söylenenler’ başlığı altında 46 kişinin rahmetli Ârif Rahimoğlu hakkındaki beyanları, 185-288. sayfalarda ‘Uzaktan Yazanlar’ başlığı altında 22 kişinin, Ârif Rahimoğlu’nun hususiyetlerini, yüksek şahsiyetini, vatan ve millet kara sevdasını ölümsüzleştiren ifâdeleri bulunuyor. Yazı başlıkları aynı zamanda, Azerbaycanlı kardeşlerimizin kadirşinaslıklarını, İbnül Emin Mahmud Kemal İnal’ın ‘Değerli insanların değerini, ancak değerli insanlar bilir’ vecizesinin doğruluğunu tasdik ediyor. 290-388 sayfalar arasında ‘Makaleler, Beyanlar’ başlığı altında, okuyanın gönül tellerini titreten, hisli, sevgi-saygı mayası cümleler dikkat çekiyor.
O makalelerden biri, Aynur Gazanferkızı’na âittir. ‘Türkolojimizin Güneşi’ başlıklı makalesinde Bütün samimiyeti, akıcı yazı üslûbu ve saygısıyla okuyucuyu Ârif Rahimoğlu’nu tanımaya ve sevmeye yönlendiriyor.
Merhumun kızı Türkay Ârifkızı ile birlikte kitabı tertip eden Dr. Ali Şâmil Hüseyinoğlu, kalbinin en üst köşesine yerleştirdiği Ârif Bey’i ölçülü bir samîmiyet ve derin takdir hisleriyle anlatıyor, seçilmiş kelimelerle bir Ârif Rahimoğlu heykeli inşa ediyor. Aynı zamanda derin târih bilgisiyle, tam bağımsız Azerbaycan’ın kuruluş günlerini ve o günlerde Rahimoğlu’nun çalışmalarını özetliyor.
Bu bölümde yer alan diğer yazarların da isimlerini vermeliyim: Aydın Karimov, Aynura Safarova. Odalat Tahirzada. Efzaladdin Asker, Abbas. Gazargi, İnqilab Orhan, Limunat Emrahb, Mais Muradoğlu, Nâzim Muradov, Nazir Ahmadli, Sevda Aydınqızı, Vaqif Sultanlı, Zakulla Bayramlı. Anar Esadli.
Elm ve Tahsil / Bakü 2023
Not: Can kardeşlerimizin; soyadları sonundaki domuz kokulu ‘ov’ ve ‘yev’ takılarını bırakıp ‘Cevadov’ yerine ‘Cevadoğlu’ şeklini tercih etmelerine nasıl bir engel olduğunu açıklamaları mümkün mü? Elçibey ve Bahtiyar Vahapzâde önderlik etmişti. Merhum Haydar Aliev, ömrü vefa etseydi, bu millî vazifeyi edâ ederdi. Değerli başkan, Muhterem İlham Aliev’e böyle bir önderlik doğrusu çok yakışır.
(BİTTİ)