Namaz kavramı Kur’an’da salat kelimesi ile ifade edilmiş olup 80 küsur yerde geçiyor. Bunların 68’i bildiğimiz namaz eylemi anlamındadır. Geride kalanların bir kısmı dua, bir kısmı da rahmet anlamında kullanılmıştır.
“Namazı kılın, zekâtı verin” Buâyet Kur’an’da 9 yerde aynı ifade ile birlikte geçer. Bunlardan biri kadınlara hitaptır. (Ahzab, 33/33), diğerleri şu şekildedir: 2/43, 2/83, 2/110, Hac, 22/78, Nûr, 24/56, Müzzemmil, 73/20, Nisa, 4/77,
“Namazı kılın, Allah’tan sakının. Allah öyle bir varlıktır ki, ona haşredileceksiniz.” (Enam, 6/72)
“Evlerinizi kıble yapın ve namazı kılın ve inananları müjdele.” (Yunus, 10/78)
“Gündüzün iki tarafında ve gecenin karanlık bir vaktinde namaz kıl.” (Hûd, 11/114)
“İman eden kullarıma söyle ki; namazı kılsınlar ve verdiğimiz rızıklardan gizli-açık versinler.” (İbrahim, 14/31)
“İbrahim makamında namaz kılın.” (Bakara, 2/125)
İnsan başıboş bırkılamaz. Başıboş olmak çok tehlikelidir. İnsan sınırlı ve sorumlu hareket etmek zorundadır. Nitekim yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsan başıboş bırakılacağını mı zanneder?” (Kıyame, 75/36)
Namaz, müminleri başıboşluktan kurtarır ve dengeli bir hayat yaşamasını sağlar. (27/02/1994)
Namaz insanın duygu ve düşüncelerini ifade eden hareketler manzumesidir.
Az namaz, öz namaz, kaliteli namaz, nafilelerde değişmez ilkemiz olmalıdır. Müslümanın başlıca ibadetleri Namaz, oruç, hac ve zekât olup bunlar içinde günlük olan sadece namazdır. Namaz Hz. Peygamber (s.a.)’in gözbebeği idi.
Evrende bulunan her şey Allah’a boyun eğer, O'nun büyüklüğü karşısında teslim olur. İşte namaz da kulların Allah’a boyun eğmelerini ve O’na teslim olmalarını ifade eden bir eylemdir. (28/06/1992)
Namaz sistemli bir zikirdir. Namaz yüce Allah’ı anma ve ondan bir güç alma eylemidir. Yüce Allah kâinatın her zerresinde tecelli eden bir varlığa sahiptir. İnsan, namaz gibi sistemli bir zikir içine girip Allah’ı anarsa ilahi bir gücü kendi iç dünyasında hisseder ve büyük bir moral gücüne sahip olur. (30.05.1993)
Namaza Devam Etmek: Kur’an-i Kerim2de namaz kılmayanlara düzenlenecek herhangi bir dünyevi ceza bulunmamakla beraber, müminûn sûresinin 1-4. Âyetlerinde namaz kılanların, namaza devam edenlerin ve zekât verenlerin kurtulacağı açıkça ifade buyurulmaktadır. Bu çok önemlidir. Kurtulamamak, bir mahrumiyet olup azaptan da ileri boyutta bir ceza olarak algılanabilir. (29.08.1997)
Namaz, müminler için, Allah’ın bir tür manevi huzuruna çıkaran bir füzeye benzetilebilir. Namaz kılan kimse de bu füzenin yolcusu gibidir. “Ey inananlar! Allah’tan korkun ve ona giden vesile arayın.” (Maide, 5/35) âyetinin anlamı işte budur. (29.04.1990)
Namaz güzel ahlak ile öz kardeştir: “İsrailoğullarından ahit/kuvvetli söz aldık: Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara güzel davranacaksınız. İnsanlara güzel söz söyleyin; namazı kılın, zekâtı verin.” (Bakara, 2/83)
“Sabırla ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Namaz, huşu’lu olanlar dışındaki insanlara büyük görünür.” (Bakara, 2/45)
Lokman (A.S), oğluna şöyle öğüt vermişti: “Oğlum! Namazı kıl, iyi ve güzel şeyleri emret, kötü ve çirkin işleri yasakla, sana isabet eden musibetlere karşı sabret. İşte bu en üstün ve en kıymetli işlerdendir.” (Lukman, 3/17)
“Biz o peygamberlere (İbrahi, Yakûb, İshak vs.) hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.” (Enbiya, 21773)
“Gerçek yüzü ile İslam’ı ve onun peygamberi olan Hz. Muhammed (a.s.)’ı tanıdıktan sonra onlara teslim olmayacak bir babayiğit tanımıyorum.” (06.02. 1993)