Dr. Zülfikar ÖZKAN

Avukat - Yazar - NLP Trainer

[email protected]

Beden Bilgeliği ve Sevgi

Bedenimiz, metalleri altına çevirmeye uğraşan simyacılardan daha iyisini yapıyor. Beden içine aldığı bir sürü yiyeceği kana, ete, kemiğe dönüştürüyor. Onlardan beyni besleyecek malzeme yapıyor. Bir Mevlâna gibi bir insan oluşturabiliyor.
Beden, beyinden akıllıdır. Eğer bedenin derinliklerine inersek, o derinlikte ruhumuzu buluruz. Bedenimiz minyatür bir evrendir. Bedenin içinde var olan trilyonlarca canlı hücrenin her biri akıllıca davranıyor. O her zaman bizi koruyor. Beden bizim dostumuz, düşmanımız değil. Onu operasyonlarla değiştirmek yerine, onu dinlemeli ve onu anlamaya çalışmalıyız. Beden bağırmaz fısıltıyla konuşur. Bedenin bilgeliği aklınkinden çok daha derindir. Akıl olgunluğa erişmemiştir. Beden milyonlarca yıl akıl olmadan ayakta kalabilmiştir. Akıl sonradan gelmiştir. En temel görevler bedenin kontrolü altındadır. O yüzden bedenimize kulak vermeli, onu başka bedenlerle asla kıyaslamamalıyız. Öncelikle bedenimizi değil, aklımızı değiştirmeye çalışmalıyız (OSLO, 2008, s.22 ve 92).
Bu yüzden bedeninizi sevmeli ve onunla güzel konuşmalıyız. Çoğu zaman bedenimizi ihmal ediyoruz. Çoğumuz bir ev hayvanının sağlık ve mutluluğunu bedenimizden daha fazla düşünürüz. Köpeğimize mama vermeye veya onu parkta koşturmaya can atarız. Her nedense bedenlerimizi aynı biçimde sevmek içimizden gelmiyor. Bedenimizin çevremizdeki güzellikleri, harikaları yaşamasına engel oluyoruz. Onu onaylamıyoruz. Sevdiğimizi söylemiyoruz. Oysa bedenimiz sevildiğini hissettiğinde ışıldar. Bu sevgi sözlerle ve davranışlarla dile geldiğinde bedenimiz enerji dolar.
Pek çok insan yaşadığı ülkeyi övmeyi sever ama kendisine yuvalık eden bedeni övmeyi beceremez. Çünkü bedeni övme bize öğretilmemiştir. Bedenimiz zihnimize ev sahipliği yapar. Çoğu zaman başkalarına bedenimizden sevgi ve saygıyla bahsetmeyiz. Bedenimizle gurur duymayız.
Bedenimizi sevmeyince iç dünyamızda da var olamıyoruz. Bazı insanların gözleri ışıl ışıldır, bazılarınınki donuktur. İnsanların gözlerindeki ışıltı, iç dünyalarında ne kadar var olduklarını gösterir. Bazı aileler çocuklarının gözlerinde ışıltı olup olmadığının farkında bile olmazlar.
Bedenimize sık sık “Seni seviyorum” diyelim. Aynada kendimize bakıp güzel şeyler söyleyelim. Her ev hayvanı ve çocuk gibi beden de yumuşak seslerin ve samimi davranışların özlemini duyar. Bir elimizi yanağımıza diğerini kalbimizin üzerine koyalım. Bu durumda kendimizi bir süre tutarsak, rahatladığımızı hissederiz. “Beynimi, kulaklarımı, burnumu, gözlerimi, bedenimi seviyorum” diyelim. Böylece açlığını çektiğimiz sevgiyi dile getirelim. Bedenimizi bütünüyle sevdiğimizde bebekliğimizin saf ve temiz haline döneriz.
Yüksek bilinçli bilge insan, her şeyi sevdiği gibi bedenini de sever ve onun hakkını verir.