Bakın, "Dil Devrimi"ni idrâk edememiş zavallıların devrinde "uçak" ne de bayağı bir şeymiş...
Kāmûs-ı Türkî bu "uçak"ın ne kadar bayağı olduğunu şöyle îzâh etmiş:
"Uçak: s. Sarılan, sarmaşan (nebat)."
***
Bu ne saçmalık, gördünüz, değil mi?
Doğrudan Devlet Destekli TDK, "Dil Devrimi" ve RİT (Resmî İkāmeli Türkçe) hareketinin bereketiyle Türkçede eriştiğimiz "hidâyet" tabii ki o kara câhil ve koyu gāfillere nasîb olmadı.
Oysa biz bugüne bugün "uçak" kelimesini bayağı bir otun adı olmaktan kurtarıp göklere çıkarmakla iftihar ediyoruz...
***
Peki, "Dil Devrimi"nin yalnızca
eski zaferleriyle övünmek yakışır mı?
Elbette yakışmaz...
Şimdi "helikopter"in yerine ikāme etmek üzere bir başka nebat, hayvan (bilhassa bir kuş) ismi bulun.
Bulun ve onun da genleriyle oynayın. Hem öyle bir oynayın ki Arapça "tayyâre" karşısında kazandığınız zaferin sevinç ve gurûru kursağınızda kalmasın.
Çünkü siz Osmanlıca "tayyâre"den ne kadar rahatsız olduysanız Fransızca "helikopter"den de o kadar rahatsız olmuşsunuzdur hep...
***
Ey öz Türkçeci arkadaşlar, şimdi size beklediğiniz müjdeyi veriyorum:
TDK her dâim öz Türkçe hizmetinde... Sitesine girip bakarsanız orada "Yabancı Sözlere Karşılıklar Öner" başlığı altında sizi şöyle dâvetkâr bir teklifin beklediğini göreceksiniz:
"Yabancı sözlere karşılık bulma çalışmalarına katkılarınızı bekliyoruz. Katkıda bulunmak için bağlantıya tıklayınız..."
Evet, haydi tıklayın, "helikopter"i haklayın!..
Muhtaç olduğunuz kudret, tuşlara öz Türkçe hırsıyla basacak o asil parmakların ucundaki damarlarda mevcuttur.
Davranın bre yiğitler!..