“Allah için oruç tutmak, içi temizlemektir.
Allah'ın sevgisini gönülde gizlemektir.”
Şerafettin Yaltkaya
Şairimizin de işaret ettiği gibi, ibadetlerin hikmetlerinden biri iç temizliğini sağlamak ve Allah’ın rızasını kazanmaktır. Oruç ibadetinin de böyle bir hikmeti olduğunu bilmeli ve buna uygun yaşamalıyız.
Oruç, sağlığı elverişli olan her Müslüman için yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Sağlıklı bir insanın belirli bir zaman diliminde aç kalmasının genellikle bir zararı yoktur. Oruç, bir bakıma sindirim sistemimizin yıllık tatili gibidir. Mide ve bağırsak sistemimiz için bir dinlenme ve bakım ayı sayılabilir. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için iftar ve sahurda ölçülü ve dengeli beslenmek gerekir. Oruç tutuyorum diye etli, yağlı ve tatlı yiyeceklerle mideyi tıka basa doldurmamak gerekir.
Orucun önemli faydalarından biri de irade eğitimidir. Tok olanın açın hâlini anlamasına imkân tanır. Zekât, fitre ve sadaka gibi yardımlaşmaları teşvik eder. Böylece varlıklı insanlar ile ihtiyaç sahipleri arasında sevgi, hoşgörü ve barışa katkı sağlar; toplumsal dokunun güçlenmesine yardımcı olur. Müslüman toplumlarda yardımlaşma bilincinin güçlü olması ve bencilliğin azalmasında, oruç gibi kişisel sorumluluk geliştiren ibadetlerin önemli bir payı vardır.
Oruç, aynı zamanda sağlığa da katkı sağlayan bir ibadettir. Yapılan bazı araştırmalar; kontrollü açlık uygulamalarının tansiyon üzerinde olumlu etkileri olduğunu, kilo vermeyi kolaylaştırdığını, enflamasyonun (iltihabi süreçlerin) kontrolüne yardımcı olduğunu, beyin fonksiyonlarını desteklediğini, bağışıklık sistemini güçlendirebildiğini ve bazı hastalık risklerini azaltabileceğini göstermektedir.
Ramazan ayına ulaşan, akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına gelmiş her Müslüman oruç tutmakla yükümlüdür. Ancak bazı özel durumlarda oruç tutulmayabilir ya da ertelenebilir:
Yolculuk (Sefer): Yolculuk sırasında ciddi zorluk varsa oruç ertelenebilir.
Hamilelik: Annenin beslenmesinin bozulması ve bebeğin etkilenme ihtimali varsa oruç ertelenebilir.
Emzirme: Süt miktarının azalması ve bebeğin etkilenmesi ihtimali varsa anne orucunu ertelemelidir.
İleri yaş: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olanlar, imkânları varsa fidye vererek yükümlülüklerini yerine getirirler.
Ağır işlerde çalışma: Sağlığı tehdit edecek derecede zorlayıcı bir durum varsa oruç ertelenebilir.
Hangi Hastalar Oruç Tutmamalıdır?
Hastalığı nedeniyle belirli aralıklarla yemek yemesi veya düzenli saatlerde ilaç kullanması gereken kişiler oruç tutmamalıdır. Özellikle mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri olanlar, diyabet (şeker hastalığı) hastaları ve böbrek yetmezliği olanlar dikkatli olmalıdır. Bu konuda en doğru kararı hastayı takip eden hekim verir.
Oruçlu bir kişi, oruç sırasında ciddi bir rahatsızlık yaşarsa ve bu durum sağlığını tehdit ediyorsa ilacını alarak orucunu bozmalıdır. Örneğin kalp krizi şüphesinde dil altı ilacının hemen alınması gerekir. Bu kişiler daha sonra sağlıklarına kavuştuklarında oruçlarını kaza ederler. Kalıcı olarak oruç tutamayacak durumda olanlar fidye verirler. Daha sonra sağlıkları düzelirse, oruçlarını tutarak borçlarını yerine getirirler; verdikleri fidye ise sadaka yerine geçer.
Oruçlu kişinin dikkat etmesi gereken hususlardan biri de beslenme ve giyimdir. Özellikle sıcak aylarda aşırı terleten kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Aşırı yorucu ve terletici işlerden mümkün olduğunca uzak durmak faydalıdır. İftar ile sahur arasında yeterli sıvı alınmalı, beslenmede çeşitlilik sağlanmalıdır. Ayran, cacık, komposto gibi sıvı gıdalar tercih edilebilir.
İftarın önce hafif bir başlangıçla yapılması, kısa bir aradan sonra ana yemeğe geçilmesi tavsiye edilir. Sahurun dengeli bir öğün şeklinde olması ve yemekten hemen sonra yatılmaması sağlık açısından önemlidir.
Yazımı Yunus Emre’nin şu sözüyle bitirmek isterim:
“Yunus Emre der hoca,
Gerekse bin var hacca,
Hepsinden iyice,
Bir gönüle girmektir.”
Ramazan ayının ve orucun maddi ve manevi faydalarından istifade edebilmemiz, gönüllere girebildiğimiz nice Ramazanlara ve yıllara ulaşmamız dileğiyle…
Sağlık ve selametle kalınız.