Prof. Dr. Yunus Vehbi YAVUZ

Akademisyen

Gerçek Müslümanın Özellikleri

1─ Sağlam Bir Şekilde İnanmak: Bu iman kelamî iman değil, Kur’ânî iman olmalıdır. İmana beşerî unsurlar karışında o iman olmaktan çıkar, belki bir hurafe haline gelir. Kur ‘ani imana sahip olmanın işaretlerini yine Kur’an vermiştir: “Kendinize sahip olun, kendinize güvenin. Siz hidayette olduktan sonra sapan kimseler size zarar veremezler.” (Maide, 5/105); “Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer inanmış iseniz, en üstün sizsiniz.” (Âl-i İmran, 3/139)
2─ İmanı Güçlendirmek: Allah’ın bize gönderdiği iki tane kitap vardır. Biri Kur’an kitabı, diğeri kâinat kitabıdır. Her iki kitabı, gözlemci gözü ile okumak ve anlayıp gereğini yapmak suretiyle insan her gün inancını biraz daha güçlendirirse, hayat boyu zaafa uğramaz, olaylarda kolayca etkilenmez; dimdik ayakta durur.
2 ─ İmanı Pratiğe Yansıtmak: Kur’an’daki mesajların gereğini yerine getirmek, kurallarını uygulamak, emir ve talimatlarını ifa etmek. Bunda başarılı olmanın şartı okurken amel etmeye niyet etmektir. Ayrıca iç muhasebesi yapmak gerekir.
3 ─ Hukuku Üstün Tutmak: Müslüman hakka inanan kimse demektir. Hakkı tanımalı, hukuku her türlü menfaatin üstünde tutmalı, hakkı korumalı, hukuka riayet etmelidir. İnsan hakkı, hayvan hakkı, bitki hakkı, çevre hakkı buna dâhildir. Sadece insan haklarına yahut sadece kendi milliyetine ve devletine mensup insanların haklarına riayet etmek yeterli olmadığı gibi, insanların haklarına riayet de yeterli değildir. Hak ve hukuka riayet, çevre ve tabiatın, atmosferin, hava ve suyun haklarına riayet etmeyi de gerektirir. Çevre haklarına riayet etmeyenler insan haklarına riayet etmemiş sayılırlar. Toplumumuzdaki bu hakları şöyle sıralayabiliriz: Allah hakkı, kul hakkı, ana-baba hakkı, hoca hakkı, evlat hakkı, çocuk hakkı, büyük hakkı, komşu hakkı, işçi hakkı, işveren hakkı, fert hakkı, toplum hakkı, devlet hakkı, hayvan hakkı, trafik hakkı, hava hakkı, su hakkı, eş hakkı, aile hakkı.
4 ─ İmanı Korumak: İman kalpte yanan bir ışık, vücuttaki bir enerji gibidir. Bu ışığın tehlikelere maruz kalması söz konusudur. Kalbimizi bu tehlikelere karşı korumak zorundayız. Bu sebeple manevi bir güç olan imanın voltajını daima yüksek tutmamız ve kablolarının kesilmesini önleyecek tedbirlere başvurmamız, dolayısıyla imanın kökünü kazıyacak olan sebepleri ortadan kaldırmamız gerekir. Bunun için cihad etmek gerekir. Önce nefse karşı, sonra imanı yok edecek tüm unsurlara karşı…
5 ─ Okumak ve Düşünmek: Okumak İslam’ın ilk kulluk emridir. Düşünmek de okumanın bir sonucudur, güzel bir meyvesidir. Her Müslüman’ın ilk yapacağı iş okumaktır.
6 ─ Temiz Olmak: Müslüman hem beden olarak hem çevre olarak hem de ruh olarak temiz olmalıdır. Ruhun temizliği ibadetlerle gerçekleşir. Bunların en önemlisi namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve haccetmektir. İslam’ın temel emir ve yasaklarına riayet eden hem ruhsal yönde hem de bedensel yönden kendini tertemiz hale getirir.
7 ─ Paylaşmak: Zekât, fitre, sadaka, kurban ve hayır tavsiyeleri yanında iyilik ve güzellikleri emredip kötülüklerden sakındırmak suretiyle İslam, Müslümanları maddi ve manevi değerlerini paylaşmalarını ve bu konuda Müslim-gayr-i Müslim ayırımı yapmamıştır.
8 ─ Dünya İşlerinde Başarılı Olmak: Müslüman başarılı insan demektir. Dünya işlerinde başarısız bir Müslüman tasavvur edilemez. Bu husustaki ilke şu olmalıdır: “Ya başaracaksın ya başaracaksın.”
9 ─ Devlet Görevine Talip Olmamak: Devlet görevi emanettir ve çok ağır bir yüktür. Bu emanete talip olunmaz, belki matlup olunca görev ifa edilmek üzere yapılır. Emanete talip olmak ona hıyanet etmenin alametidir.
10 ─ Emanetlere Hainlik Etmemek: Mal, evlat, sır, itimat, kültür, miras, devlet görevi insanoğluna birer emanettir. Bu emanetlere mutlaka riayet edilmelidir. Müslüman emin kimse demektir. Emin olmayanın imanı sahih değildir. Hz. Peygamber (s.a.) insanların en güvenileni idi.
11 ─ Yardımlaşmak: Kur’an önemli tavsiyelerinden biri iyilik yapmak ve takva üzerinde yardımlaşmaktır. “Bir ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve saldırganlık hususunda yardımlaşmayın. Allah’tan sakının.” (Maide, 5/2)
13─ Îsarda Bulunmak: Îsar ahlakın en yüksek mertebesi olup maddi manevi menfaatlerde başkasını kendisine tercih etmek suretiyle en büyük fedakârlıkta bulunmaktır. Her Müslüman bunu hayatında yaşamalıdır.
14 ─ Danışmak: Her işi yapmadan önce, erbabına ve güvenilen kişilere danışarak yapmak. Hz. Peygamber’in en önemli özelliklerinden biri işlerini daima danışma ile yürütmesidir. Onun ümmetinin de ona benzemesi gerekir.
15 ─ Sevgi Göstermek: İslam sevgiye dayalı bir dindir. Her Müslüman’ın kalbi sevgi ile dolu olmalıdır. Allah’ı, Peygamberleri, insanları, hayvanları, çocukları ve tüm yaratıkları sevmek ve onlara sevgi nazarı ile bakmak gerekir.
16 ─ Vefalı Olmak: Türkçemizde vefalı olmak diye tabir edilen bir olgu vardır. Yapılan iyiliğe iyilikle ve daha güzeli ile mukabele etmek, ihsan ve ikramda bulunanlara karşı teşekkür etmek de önemli bir ahlak ilkesidir. Hz. Peygamber (s.a.) bir hadis-i şeriflerinde: “Kim insanlara teşekkür etmeyi bilmezse Allah’a teşekkürü de bilmez.” (Ebû Davud, Edeb, 11)
17 ─ Sözünde Durmak: Allah Kur’an’da ahde vefaya çok önem vermiştir. Özellikle bir akit akdedilince bunun gereğinin yerine getirilmesini emir ifadesi ile tavsiye etmektedir.
18 ─ Dürüst Olmak: Su gibi şeffaf, çocuk gibi dürüst olmak.
19 ─ Doğru Olmak: Yalpa yapmamak, doğrudan ayrılmamak, buğday gövdesi gibi düzgün ve dürüst olmak.
20 ─ Günahlardan Uzak Olmak: Allah’a yaklaşmanın yolu günahlardan uzaklaşmaktır. Yaptığımız işlerin günah kapsamı içinde olmamasına azami derecede özen göstermeliyiz.
21 ─ Şekilci Olmamak: Müslüman öze inanan kimsedir. Her işin özüne bakmalı ve ona göre değerlendirmelidir.
22 ─İlmi ve Âlimleri Sevmek: Müslüman Allah’ın sıfatı olan ilmi sevmeli, buna bağlı olarak âlimleri de sevmelidir, her ikisini desteklemelidir.
23 ─Kaderci Olmamak: Her işi Allah’tan beklemeyip kendi işini kendisi görmek. Allah’ın işleri kaderdir, ona kimse karışamaz. Fakat kulların yaptıkları işlerde kendi kaderlerini kendileri belirlerler.
24 ─Takva Sahibi Olmak: Her Müslüman’ın kendini koruma altına alması ve takva sahibi olması gerekir. Yalnız takvanın doğrudan davranışı hedef alan olgu olduğunu şekil ile ilgili olmadığının altınız çizmemiz lazımdır.
25 ─ Allah’ı Anmak: Bunun İslamî terim olarak ifadesi zikir’dir. Zikir kalben ve ismen Allah’ı anmaktan ibaret bir ibadet olgusudur. Kalben zikir esas olup mutlak zikir denilince ondan bu anlaşılır. Her Müslüman’ın her zaman Allah’ı hatırlaması gerekir. Zikrin temeli budur. Ancak, Allah’ı belli eylemler eşliğinde anmak belli zamanlara ve belli şartlara mahsustur. Kurban Bayramı’nda kurban keserken tekbir alarak Allah’ın adını anmak, mescitlerde Allah’ın adını söyleyerek anmak bunun örneklerini teşkil eder.
26 ─ Aklı Kullanmak ve İleri Görüşlü Olmak: Müslüman beynini çalıştırmasını bilmelidir. Buna akletmek denilir. Akleden adam akıllı adamdır. Beynini çalıştırarak ileriyi görebilmek ve geleceğe göre düşünmek, gerekli önlemleri almak her Müslüman’ın aynı zamanda bir kulluk görevidir.
27 ─ Âdab-u Muaşeret Kurallarına Riayet Etmek: İslam aynı zamanda edep dinidir. Hz. Peygamber (s.a.) “Rabbim beni tedip etti ve güzel edep verdi.” Buyurmuştur. Oturup kalkmasını bilmek ve ilgili kurallara riayet etmek de güzel bir kul olmaktır.
28 ─ Cinsel Terbiye Sahibi Olmak: Cinsel terbiye gerek kendisine karşı gerek karşı cinse karşı nasıl davranacağını bilmek ve hayatını buna göre düzenlemektir. He Müslüman kendi cinsel sorunlarını nasıl çözeceğini dinin belirlediği kurallar çerçevesinde çözmelidir. Bunun gibi karşı cinsten birine nasıl davranacağını bilmelidir.