İlhan KARAÇAY

İş Adamı - Yazar

Acıbadem’in, İzmir’deki Kent Hastanesi’ne, Londra’da “En İyi Tasarım Ödülü” Verildi

Türkiye Dışında 18 Ülkede 80 Hastanesi Bulunan Acıbadem’in, İzmir’deki Kent Hastanesi’ne, Londra’da “En İyi Tasarım Ödülü” Verildi.

İzmir’de hizmet veren Acıbadem Kent Hastanesi, Londra’da düzenlenen “Healthcare Design Awards 2026 Uluslararası En İyi Tasarım” ödülünü kazandı. Sağlık mimarisi alanında dünyanın en saygın organizasyonlarından biri kabul edilen yarışmada elde edilen bu başarı, iki yıl süren kapsamlı dönüşüm projesinin ardından geldi.

Dünyanın farklı ülkelerinden sağlık projelerinin değerlendirildiği yarışmada, Acıbadem Kent Hastanesi, “Best Design International” kategorisinde birinci seçildi. Bu kategori Birleşik Krallık dışındaki projeler arasında en başarılı tasarımları onurlandırıyor.                              

Kazanan projeler yalnızca mimari estetik açısından değil, sağlık hizmetinin kalitesine yaptığı katkı bakımından da değerlendiriliyor. Hasta konforunu artıran, sağlık çalışanlarının verimliliğini yükselten ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini güçlendiren projeler öne çıkıyor.

Acıbadem Kent Hastanesi’nin ödüle uzanan yolculuğu ise 2023 yılında başlatılan kapsamlı bir dönüşüm projesi ile başladı.
Acıbadem Proje Yönetimi tarafından yürütülen çalışmalar yaklaşık iki yıl sürdü. Bu süre içinde hastanenin kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir blok inşa edildi. Mevcut bina baştan sona yenilendi. Hastanenin dış cephesi tamamen modern bir mimari görünüme kavuşturuldu.

Projede yalnızca mimari yenileme yapılmadı. Hastanenin teknolojik altyapısı da güçlendirildi.
Tanı ve tedavi birimleri, modern sağlık teknolojilerine uygun şekilde yeniden düzenlendi. Hasta konforunu artıran yeni alanlar oluşturuldu.

Bu projeyi sağlık mimarisi açısından farklı kılan en önemli özellik ise çalışmaların hastanenin faaliyetleri kesintiye uğramadan gerçekleştirilmiş olmasıdır.
İnşaat ve yenileme süreci boyunca hastanenin klinik hizmetlerinde hiçbir kesinti yaşanmadı. Hastalar sağlık hizmetlerini almaya devam etti. Bu durum sağlık mimarisi alanında oldukça zor uygulanan projeler arasında gösteriliyor.

ULUSLARARASI SAĞLIK MİMARİSİ YARIŞMASI

Birleşik Krallık merkezli ‘Healthcare Design Awards’, sağlık mimarisi alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul ediliyor.
Organizasyon her yıl dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda başvuru alıyor. Yarışmada projeler yalnızca mimari tasarım açısından değerlendirilmiyor. Aynı zamanda sağlık hizmetlerine sağladığı katkı da dikkate alınıyor.
Hasta deneyimini iyileştiren, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını geliştiren ve sürdürülebilir sağlık ortamları oluşturan projeler jüri tarafından özellikle değerlendiriliyor.

Uluslararası En İyi Tasarım kategorisinde verilen ödül ise, Birleşik Krallık dışındaki projeler arasında en başarılı tasarımları onurlandırıyor. Bu nedenle Acıbadem Kent Hastanesi’nin kazandığı ödül uluslararası sağlık mimarisi alanında önemli bir başarı olarak kabul ediliyor.

İKİ YILLIK STRATEJİK DÖNÜŞÜM

Acıbadem Kent Hastanesi’nin bu ödüle uzanan süreci, 2023 yılında başlatılan kapsamlı bir dönüşüm programı ile devam etti.
İç mekân düzenlemeleri de yeniden planlandı. Hasta konforu ve sağlık çalışanlarının çalışma verimliliği ön planda tutuldu. Modern sağlık teknolojilerine uygun altyapı sistemleri geliştirildi.
Hastanenin mimari planlamasında geniş alanlar, doğal ışığın etkin kullanımı ve fonksiyonel yerleşim düzeni ön plana çıktı. Böylece hem hasta konforu hem de sağlık hizmetlerinin verimliliği artırıldı.
Projede aynı zamanda hastanenin teknolojik altyapısı da güçlendirildi. Tanı ve tedavi birimleri modern tıbbi teknolojilere uygun şekilde yeniden düzenlendi. Hasta odalarında konforu artıran yeni uygulamalar devreye alındı.
Bu dönüşüm yalnızca fiziksel bir yenileme olarak görülmüyor. Sağlık hizmetlerinin organizasyonu ve hasta deneyimi açısından da yeni bir yaklaşım ortaya konmuş oldu.

KESİNTİSİZ SAĞLIK HİZMETİ İLE GERÇEKLEŞEN DÖNÜŞÜM VE JÜRİYİ ETKİLEYENLER

Projeyi gerçekten dikkat çekici kılan unsur yalnızca mimari yenileme olmadı.
Yapılan tüm çalışmalar hastanenin günlük faaliyetleri devam ederken gerçekleştirildi. İnşaat ve yenileme süreci boyunca hastanenin klinik hizmetlerinde hiçbir kesinti yaşanmadı. Hastalar sağlık hizmetlerini almaya devam etti.

Sağlık mimarisi alanında bu tür projeler oldukça zor kabul ediliyor. Çünkü aktif olarak çalışan bir hastanede geniş çaplı yenileme çalışmalarını yürütmek son derece hassas bir planlama gerektiriyor. Hastane içinde devam eden hasta bakımının aksatılmaması, sağlık personelinin çalışma düzeninin korunması ve teknik altyapının kesintisiz çalışması büyük bir koordinasyon gerektiriyor.
Bu nedenle Acıbadem Kent Hastanesi’nde gerçekleştirilen dönüşüm projesi sağlık mimarisi alanında örnek gösterilen çalışmalar arasında yer aldı.

Healthcare Design Awards jüri üyeleri de değerlendirmelerinde özellikle bu noktaya dikkat çekti.
Jüri raporunda şu ifadeye yer verildi: “Bu proje, mevcut sağlık tesislerinin devam eden operasyonlarını kesintiye uğratmadan nasıl modernize edilebileceğini, nasıl genişletilebileceğini ve kullanım ömrünün nasıl uzatılabileceğini gösteren son derece başarılı bir örnektir.”

Jüri üyeleri ayrıca projenin mimari planlama açısından da başarılı bir örnek olduğunu belirtti. Modern sağlık mimarisi anlayışı ile planlanan yapı sayesinde hastanenin hem kapasitesinin artırıldığı hem de hizmet kalitesinin yükseltildiği vurgulandı.

      İZMİR’DE MODERN SAĞLIK MERKEZİ

Eylül 2025 itibarıyla yenilenen yüzüyle hizmet vermeye başlayan Acıbadem Kent Hastanesi, İzmir’de sağlık hizmetlerinin gelişimine önemli katkılar sunmaya devam ediyor.
Hastane uluslararası deneyime sahip uzman hekim kadrosu ile hizmet veriyor. Tanı ve tedavi birimleri ileri teknoloji ile donatılmış bulunuyor. Modern ameliyathaneler ve yoğun bakım üniteleri sayesinde ileri düzey sağlık hizmetleri verilebiliyor.
Hasta odaklı hizmet anlayışı hastanenin en önemli özelliklerinden biri olarak gösteriliyor. Hastaların tedavi sürecinde konforu ve güvenliği ön planda tutuluyor.

Modern mimari tasarım sayesinde hastane içinde ferah ve aydınlık bir ortam oluşturulmuş bulunuyor. Geniş koridorlar, doğal ışığın etkin kullanımı ve ergonomik planlama hastaların tedavi süreçlerini daha rahat bir ortamda geçirmesine yardımcı oluyor.
Uzmanlar modern hastane mimarisinin yalnızca estetik bir unsur olmadığını vurguluyor. İyi planlanmış mimari yapıların tedavi süreçlerinin etkinliğini artırdığı ve hasta psikolojisi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu belirtiliyor.
Acıbadem Kent Hastanesi’nde gerçekleştirilen dönüşüm projesi bu anlayışın somut bir örneği olarak gösteriliyor.

NEREDEN NEREYE

2004 yılında İzmir Çiğli’de kurulan ve 14 Şubat 2023 itibarıyla Acıbadem Sağlık Grubu bünyesine katılan Kent Hastanesi, Ege Bölgesi’nin en büyük özel hastanesi olma özelliğini taşıyor.
89 bin metrekarelik kapalı alanda hizmet veren hastanede aort ve beyin cerrahisinden organ nakline, onkolojik cerrahiden ileri yoğun bakım ünitelerine kadar pek çok alanda tıbbi teknolojiler kullanılmaktadır.

Kent Hastanesi’nde bulunan Da Vinci Xi robotik cerrahi sistemi cerrahların daha karmaşık operasyonları yüksek hassasiyetle gerçekleştirmesine olanak tanır.
Gelişmiş görüntüleme üniteleri, laboratuvarları ve teknolojik altyapısıyla Kent Hastanesi hem hasta güvenliği hem de yaşam kalitesini ön planda tutan kapsamlı bir sağlık deneyimi sunmaktadır.
Kent Hastanesi’nin tüm branşlarda SGK, özel sağlık sigortaları, banka sigortaları ve yabancı sağlık sigortalarıyla anlaşması bulunmaktadır.
İzmir Kent Hastanesi bünyesinde 272 hasta yatağı, 12 ameliyathane, 3. basamak Genel Yoğun Bakım Ünitesi ve Acil Servis yer alıyor.

            ONKOLOJİ MERKEZİ HİZMETİ

Kent Hastanesi, 2019 yılında Kent Onkoloji Merkezi ile kanser alanındaki tüm sağlık hizmetlerini tek bir çatı altında toplamıştır.
18 bin metrekarelik kapalı alanda projelendirilen merkezde tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve onkoloji cerrahi hizmetleri verilmektedir.

Gelişmiş kanser hedefli tedavi protokolleri ve hasta merkezli yaklaşım uygulayan Kent Onkoloji Merkezi ekibi multidisipliner yaklaşımla hastaların mümkün olan en doğru tanıya sahip olmasını sağlamakta ve her hastanın tedavi planını tümörün ayrıntılarına göre kişiselleştirmektedir.
Böylece hastaların tedavi imkânı ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler yaratılmaktadır.

DA VINCI ROBOTİK CERRAHİ’DE XI TEKNOLOJİSİ

Cerrahların daha karmaşık ameliyatları yüksek hassasiyetle gerçekleştirmesine olanak tanıyan Da Vinci Xi teknolojisi kullanılmaktadır.
İzmir’de yalnızca bu hastanede bulunan bu teknoloji daha ince ve daha uzun cerrahi enstrümanlar, gelişmiş görüntüleme sistemleri ve daha esnek robotik kollar ile donatılmıştır.

      SINIFLARA AYRILMIŞ LÜKS ODALAR

STANDART ODA: Hastaların ve refakatçilerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış 119 standart oda bulunmaktadır. Odalarda mini bar, telefon, televizyon, internet bağlantısı, gardırop, yemek masası, merkezi klima ve hemşire çağrı sistemi yer almaktadır. Ayrıca refakatçilerin dinlenebilmesi için bir refakatçi koltuğu ve yatağı da bulunmaktadır.

SUİT ODA: Hastanede 41 adet suit oda bulunmaktadır. Suit odalar iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu odalar hastanın temel ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra refakatçilerin dinlenebileceği ve ziyaretçilerin ağırlanabileceği bir bekleme alanına da sahiptir. Suit odalarda hasta ve refakatçiler için iki ayrı banyo bulunmaktadır.

KİNG SUİT: Hastaların ve refakatçilerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış 1 adet King Suit bulunmaktadır. King Suit hasta odası, çift kişilik yatakla döşenmiş refakatçi yatak odası ve bir oturma odasından oluşan daire şeklinde bir konaklama birimi olarak hizmet vermektedir. Odada mutfak ve iki banyo bulunmakta olup ayrıca televizyon, gardırop ve buzdolabı gibi temel donanımlar da yer almaktadır.

DELUXE SUİT: Deluxe suit odalar iki ayrı bölümden oluşmaktadır ve hastanede 4 adet bulunmaktadır. Standart özelliklerin yanı sıra hastaların ve refakatçilerin dinlenebileceği ayrı bir alan yer almaktadır. Bu odalarda hasta ve refakatçiler için iki ayrı tuvalet ve banyo bulunmaktadır. Ayrıca özel hemşire desteği de sağlanmaktadır.

ACIBADEM HOLLANDA’DA BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR

Acıbadem Sağlık Grubu yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da büyümesini sürdürüyor. Özellikle son yıllarda Hollanda’daki sağlık yatırımları dikkat çekici bir gelişim gösteriyor.
Acıbadem International Medical Center, 23 Şubat tarihinde Rotterdam’da yeni bir hastane açtı. Yeni merkez Rotterdam’daki Nassaukade üzerinde bulunan De Brug (köprü) binasında hizmet vermeye başladı.

Rotterdam’daki bu yeni yatırım ile birlikte Acıbadem’in Hollanda’daki sağlık hizmeti ağı daha da genişlemiş oldu. Hollanda’da daha önce farklı şehirlerde faaliyet gösteren Acıbadem, Rotterdam’daki yeni merkezi ile bölgedeki sağlık hizmeti kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Yeni merkezde ortopedi, omurga cerrahisi ve radyoloji başta olmak üzere çeşitli branşlarda sağlık hizmeti sunulacak. Hastalar burada tanı amaçlı incelemeler, poliklinik hizmetleri ve cerrahi operasyonlardan yararlanabilecek.
Merkezde gerçekleştirilecek hizmetler arasında ileri görüntüleme yöntemleri, ortopedik tedaviler ve omurga cerrahisi alanındaki uzmanlık hizmetleri de yer alıyor.

Rotterdam, Hollanda’nın en büyük şehirlerinden biri olmasının yanı sıra sağlık hizmetlerine olan talebin yüksek olduğu bir merkez olarak biliniyor. Bu nedenle yeni hastanenin açılması bölgedeki sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracak önemli bir yatırım olarak değerlendiriliyor.

GENEL MÜDÜR KORAY YURUK’TAN AÇIKLAMA

Acıbadem International Medical Center Genel Müdürü Koray Yuruk, Rotterdam’da açılan yeni hastane ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Amsterdam’da başlayan yolculuğumuzu Rotterdam’da daha da büyütüyoruz. Aynı hedefle ilerliyoruz. Yüksek kalitede ve sigorta kapsamında sağlık hizmetini uzun bekleme süreleri olmadan ve engeller olmadan herkes için erişilebilir kılmak istiyoruz. Sağlık talebinin yüksek olduğu ve yenilik gücünün güçlü biçimde hissedildiği Rotterdam gibi bir şehirde bunu gerçekleştirebilmek bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Bu açılış Hollanda’daki büyümemizde önemli bir adımı temsil ediyor.”

Yuruk ayrıca Acıbadem’in Hollanda’da sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmeyi hedeflediğini ve kısa bekleme süreleri ile hastalara daha hızlı sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

       DÜNYA ÇAPINDA BÜYÜK SAĞLIK AĞI

Acıbadem International Medical Center, Acıbadem Healthcare Group bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bu grup dünya çapında faaliyet gösteren IHH Healthcare Berhad çatısı altında bulunuyor.
Acıbadem Healthcare Group bugün 18 ülkede 29 hastane ve 15 tıp merkezi ile faaliyet gösteriyor. Grup her yıl milyonlarca hastaya sağlık hizmeti sunuyor ve uluslararası sağlık sektöründe önemli bir konuma sahip bulunuyor.

Acıbadem’in uluslararası sağlık ağı sayesinde farklı ülkelerde yaşayan hastalar modern sağlık hizmetlerine ulaşma imkanı buluyor. Grup aynı zamanda sağlık teknolojileri, tıbbi araştırmalar ve uluslararası sağlık standartlarının geliştirilmesi alanlarında da çalışmalar yürütüyor.

HOLLANDA’DA FARKLI ŞEHİRLERDE SAĞLIK HİZMETİ

Acıbadem International Medical Center Hollanda’nın farklı şehirlerinde sağlık hizmeti sunuyor. Bu merkezlerde özellikle ortopedi, omurga cerrahisi ve genel cerrahi alanlarında uzmanlaşmış ekipler görev yapıyor.
Hollanda’daki sağlık merkezleri, hastaların ilk muayene ve değerlendirme süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla farklı şehirlerde hizmet veriyor. Gerekli görülen cerrahi operasyonlar ise Amsterdam’daki tam donanımlı ameliyathanelerde gerçekleştiriliyor.
Bu sistem sayesinde hastalar hem yaşadıkları bölgeye yakın merkezlerde muayene olabiliyor hem de gerekli durumlarda ileri düzey cerrahi hizmetlerden yararlanabiliyor.

VLAARDINGEN MERKEZİ

Vlaardingen’de bulunan Acıbadem merkezinde genel cerrahi, ortopedi ve omurga cerrahisi alanlarında hizmet veriliyor.
Genel cerrahi bölümünde karın duvarı fıtıkları, safra kesesi hastalıkları ve proktoloji alanındaki rahatsızlıklar için muayene ve tedavi yapılabiliyor. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve ameliyat sonrası oluşan fıtıklar bu kapsamda değerlendirilen rahatsızlıklar arasında bulunuyor.

Safra kesesi hastalıkları ve anal bölge rahatsızlıkları için de hastalar burada ilk muayeneden geçebiliyor. Anal bölge hastalıkları çoğu zaman muayene odasında gerçekleştirilen küçük müdahalelerle tedavi edilebiliyor.

Cilt altında oluşan yağ bezeleri veya benzeri şişlikler için de lokal anestezi altında küçük cerrahi işlemler yapılabiliyor. Bu tür işlemler çoğu zaman aynı gün içinde gerçekleştirilebiliyor.

Ortopedi bölümünde ise özellikle kalça ve diz rahatsızlıkları olan hastalar kabul ediliyor. Ortopedi uzmanları bu alanda hem muayene hem de tedavi planlaması yapıyor.

Kalça ve diz protezi ameliyatları bu bölümün öne çıkan cerrahi uygulamaları arasında yer alıyor. Bu ameliyatlar Amsterdam’daki merkezde gerçekleştiriliyor.

Vlaardingen’de yapılan ilk muayene ve değerlendirmelerin ardından gerekli görülen cerrahi işlemler için hastalar Amsterdam’a yönlendiriliyor.

Omurga cerrahisi bölümünde ise sırt ve boyun ağrısı yaşayan hastalar değerlendiriliyor. Hastalar burada ilk muayene ve ikinci görüş hizmetlerinden yararlanabiliyor.
Gerekli görülen ileri tetkikler ve cerrahi müdahaleler Amsterdam’daki merkezde gerçekleştiriliyor.

HOUTEN MERKEZİ

Acıbadem’in Houten şubesinde ortopedi ve omurga cerrahisi alanlarında hizmet veriliyor.
Bu merkezde özellikle kas ve iskelet sistemi hastalıkları üzerinde yoğunlaşılmış bulunuyor. Spor yaralanmaları, diz ve kalça rahatsızlıkları en sık başvuru yapılan sağlık sorunları arasında yer alıyor.
Ortopedi cerrahı Hans Frejlach özellikle diz spor yaralanmaları ve kalça ile diz kireçlenmesi tedavileri konusunda uzmanlaşmış bir isim olarak tanınıyor.

Houten merkezinde hastaların ilk muayeneleri ve kontrolleri gerçekleştiriliyor. Gerekli görülen cerrahi operasyonlar ise Amsterdam’daki merkezde yapılıyor.
Röntgen, ultrason ve MRI gibi görüntüleme yöntemleri de gerekli görülen durumlarda kullanılabiliyor.

ÇOK DİSİPLİNLİ SAĞLIK HİZMETİ

Acıbadem’in sağlık hizmeti anlayışında çok disiplinli çalışma modeli önemli bir yer tutuyor.
ZBC Plus adı verilen bakım konsepti ile farklı uzmanlık alanları aynı çatı altında bir araya getiriliyor. Böylece hastalar muayene, teşhis ve tedavi süreçlerinde farklı branşlardan uzmanların birlikte değerlendirme yaptığı bir sağlık hizmeti alabiliyor.
Bu yaklaşım özellikle karmaşık sağlık sorunlarında daha doğru ve hızlı tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı oluyor.

KISA BEKLEME SÜRELERİ

Acıbadem merkezlerinde bekleme sürelerinin kısa tutulmasına özel önem veriliyor. Randevu alan hastalar çoğu zaman kısa süre içinde muayene veya tedavi hizmeti alabiliyor.
Çoğu durumda aile hekiminden sevk belgesi gerekiyor. Ameliyat öncesi değerlendirmeler tamamlandıktan sonra cerrahi işlemler kısa süre içinde gerçekleştiriliyor.

SİGORTA KAPSAMINDA TEDAVİ

Acıbadem’de sunulan sağlık hizmetleri Hollanda’daki tüm sağlık sigortaları tarafından karşılanıyor.
Hastalar yalnızca sigorta sisteminde yer alan zorunlu muafiyet tutarını ödüyor. Bunun dışında ek bir katılım payı alınmıyor.
Acıbadem yönetimi sağlık hizmetlerinde hasta memnuniyetinin ve kişisel ilginin en önemli öncelikler arasında bulunduğunu vurguluyor.
Her hastanın şikayetleri ayrıntılı biçimde değerlendiriliyor. Tedavi planı hastanın ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre belirleniyor. Böylece hastaların tedavi sürecini daha güvenli ve konforlu şekilde geçirmesi amaçlanıyor.

   ACIBADEM AMSTERDAM’DA HENK VEEN SERGİSİ

Acıbadem International Medical Center yalnızca sağlık hizmetleri ile değil kültür ve sanat etkinlikleri ile de dikkat çekiyor. Amsterdam’daki merkezde bu hafta itibarıyla Hollandalı sanatçı Henk Veen’in eserlerinden oluşan yeni bir sergi sanatseverlerle buluştu.

Amsterdam’daki günlük yaşamdan ilham alan Henk Veen, duygularını ve gözlemlerini renkli ve canlı tuvaller üzerinde ifade eden bir sanatçı olarak tanınıyor. Sanatçı çalışmalarında sprey boya ve akrilik boya kullanıyor. Resimlerini fırça, çubuk ve şablonlar yardımıyla katman üzerine katman tekniği ile oluşturuyor. Bu teknik eserlerine hem hareket hem de derinlik kazandırıyor.

Veen’in eserlerinde Amsterdam sokaklarının enerjisi, şehir yaşamının dinamizmi ve sanatçının kişisel duyguları güçlü bir biçimde hissediliyor. Renklerin yoğun kullanımı ve özgün kompozisyonları sanatseverlerin dikkatini çeken en önemli özellikler arasında yer alıyor.

Henk Veen’in çalışmaları uluslararası sanat çevrelerinde de ilgi görmüş durumda. Sanatçının eserleri Paris’teki Louvre’da düzenlenen bir sanat etkinliğinde sergilendi. Bu etkinlikte kendisine Prix Special adlı teşvik ödülü verildi. Bu ödül genç ve yaratıcı sanatçıların desteklenmesi amacıyla verilen önemli sanat ödülleri arasında gösteriliyor.

Acıbadem International Medical Center’da açılan sergi, sağlık ortamında sanatın iyileştirici etkisini vurgulayan bir etkinlik olarak da değerlendiriliyor. Uzmanlar sanatın özellikle hastanelerde insanların psikolojisi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ve daha huzurlu bir ortam yarattığını ifade ediyor.

Henk Veen’in eserlerinden oluşan bu özel sergi Acıbadem IMC’de haziran ayının başına kadar ziyaret edilebilecek. Ziyaretçiler sergide sanatçının Amsterdam’dan ilham alan renkli ve enerjik çalışmalarını yakından görme fırsatı bulacak.

ACIBADEM HOLLANDA’NIN DANIŞMANI TİTUS KRAMER’İN GELİŞMELERDEKİ ROLÜ

Acıbadem’in Hollanda’daki büyüme sürecinde dikkat çeken isimlerden biri de Hollanda iş dünyasının tanınmış girişimcilerinden ve aynı zamanda Türkiye’nin Utrecht Amersfoort bölgesi Fahri Konsolosu olan Titus Kramer’dir.

Kramer, Acıbadem International Medical Center’ın Hollanda’daki faaliyetlerinde danışman olarak görev yapıyor. Özellikle Hollanda sağlık sistemi ile ilişkiler, sigorta kurumlarıyla temaslar ve hastanelerle iş birliği gibi konularda yönetimi bilgilendiren ve yönlendiren isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kendisiyle yaptığım söyleşide Kramer, görevini şu sözlerle anlattı: “Benim rolüm Hollanda’daki yönetimi bilgilendirmek ve danışmanlık yapmak. Sağlık Bakanlığı ile ilişkiler, sağlık sigortaları ile temaslar, hastanelerle iş birliği ve bazı iç organizasyon konularında yönetime destek veriyorum.”

Hollanda’da sağlık sisteminin önemli tartışma konularından biri de, planlı tedavi hizmetleri veren kliniklerdir. ZBC olarak bilinen bu klinikler, özellikle planlı ameliyatlar ve belirli tedaviler konusunda faaliyet gösteriyor.

Kramer’e göre, Hollanda’da bu tür merkezlere olan talep giderek artıyor.
Kramer bu konudaki görüşünü şöyle açıklıyor: “Hollanda’da planlı sağlık hizmetleri için ZBC kliniklerine büyük bir ihtiyaç var. Hastaneler tüm talebi karşılamakta zorlanıyor. Bazı çevreler ZBC kliniklerinin hastanelerle haksız rekabet oluşturduğunu savunuyor. Ben bu görüşe katılmıyorum. Hastaneler daha çok acil bakım, yoğun bakım ve karmaşık ameliyatlara odaklanmalı. Planlı ve daha basit müdahaleler ise ZBC kliniklerinde daha düşük maliyetle yapılabilir. Bu sayede sağlık sistemi daha verimli çalışır ve bekleme süreleri kısalır.”

Kramer’e göre, uzun bekleme süreleri yalnızca sağlık sistemi için değil iş dünyası için de önemli bir sorundur. Çünkü tedavi bekleyen çalışanların uzun süre işlerinden uzak kalmaları ekonomik kayıplara yol açmaktadır.

Acıbadem’in Hollanda’daki sağlık modelini de bu çerçevede değerlendiren Kramer, Acıbadem International Medical Center’ın sıradan bir klinik olmadığını vurguluyor: “Acıbadem International Hospital klasik bir ZBC değildir. Biz buna ZBC Plus diyoruz. Çünkü 19 farklı uzmanlık alanını bünyesinde barındırıyor. Bu sayede hastaların birden fazla sağlık sorunu aynı merkezde değerlendirilebiliyor. Hastaların başka hastanelere veya aile hekimlerine tekrar yönlendirilmesine gerek kalmıyor.”

Kramer’e göre, Rotterdam’da açılan yeni merkez de bu anlayışın bir sonucu.
Rotterdam’daki yeni tesisin Hollanda’daki en modern ZBC Plus merkezlerinden biri olduğunu belirten Kramer, bu modelin sağlık sistemine önemli katkı sağlayacağını düşünüyor.

Acıbadem Healthcare Group’un uluslararası yapısı da bu büyümenin arkasındaki en önemli güçlerden biri olarak gösteriliyor.
Acıbadem Healthcare Group, bugün Malezya merkezli IHH Healthcare grubunun bir parçası olarak faaliyet gösteriyor. IHH Healthcare dünyanın en büyük sağlık kuruluşları arasında yer alıyor.
Bu dev sağlık ağının bünyesinde farklı ülkelerde faaliyet gösteren birçok büyük hastane grubu bulunuyor. Bunlar arasında Acıbadem Healthcare Group Türkiye ve Avrupa’da, Parkway Pantai Singapur Malezya ve Brunei’de, Fortis Healthcare Hindistan’da ve Gleneagles Hospitals ise birçok farklı ülkede hizmet veriyor.

Bugün bu uluslararası sağlık ağının toplam büyüklüğü 80’den fazla hastane, 65 binden fazla çalışan ve yılda 10 milyondan fazla hastaya ulaşan bir sağlık sistemi anlamına geliyor.

Kramer’e göre, Hollanda bu uluslararası sağlık ağında önemli bir gelişme alanı olarak görülüyor.
Acıbadem’in Amsterdam’daki merkezinin ardından Vlaardingen ve Houten’de açılan klinikler ve son olarak Rotterdam’da hizmete giren yeni tesis, Hollanda’daki sağlık hizmeti kapasitesini önemli ölçüde artırmış durumda.

                KRAMER’İ TANIYALIM

Hollanda iş dünyasının tanınmış isimlerinden Titus Kramer, girişimci kimliği ve Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerde üstlendiği rol ile dikkat çeken bir iş insanıdır. Uzun yıllara yayılan iş hayatı boyunca farklı sektörlerde yatırımcı, girişimci ve danışman olarak faaliyet gösteren Kramer, bugün aynı zamanda Türkiye’nin Utrecht ve Amersfoort bölgesi Fahri Konsolosu olarak iki ülke arasındaki ekonomik ve toplumsal ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamaktadır.

Hollanda iş dünyasında uzun yıllardır aktif olan Kramer, farklı sektörlerde edindiği deneyim ile tanınmaktadır. Telekomünikasyon, finans, hizmet sektörü ve bilgi teknolojileri alanlarında çeşitli girişimlerde yatırımcı ve danışman olarak görev almış, iş hayatı boyunca geniş bir tecrübe birikimi elde etmiştir.

Türkiye ile olan yakın ilişkileri de Kramer’in kariyerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Türkiye’nin Utrecht ve Amersfoort bölgesi Fahri Konsolosu olarak görev yapan Kramer, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, kültürel ve bilimsel ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. Fahri konsolosluk görevi resmi diplomatik temsilciliklerden farklı olarak daha çok ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi, iş dünyası bağlantılarının kurulması ve iki ülke toplumları arasındaki bağların geliştirilmesine odaklanmaktadır.

Kramer’in Türkiye ile olan ticari ilişkiler konusundaki deneyimi, bu görevi etkin biçimde yürütmesine katkı sağlamaktadır. Türkiye ile Hollanda arasında iş dünyası bağlantılarının gelişmesine destek veren isimlerden biri olarak bilinmektedir.

Titus Kramer aynı zamanda iş sağlığı ve çalışan devamsızlığı konularına yönelik çalışmaları ile de dikkat çekmektedir. İş hayatındaki deneyimlerinden yola çıkarak çalışanların hastalık nedeniyle işten uzak kalmasının şirketler üzerindeki ekonomik ve sosyal etkilerini incelemiş ve bu konuda çeşitli projelerin geliştirilmesine katkı sağlamıştır.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin hastalık devamsızlığı nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Kramer, bu alanda geliştirilen Preventh adlı devamsızlık sigortası sisteminin ortaya çıkmasına katkı sağlayan girişimciler arasında yer almıştır. Bu sistem yalnızca sigorta sağlayan bir model değildir. Aynı zamanda devamsızlığı azaltmayı ve çalışanların yeniden işe dönüş süreçlerini hızlandırmayı amaçlayan bir yapı olarak geliştirilmiştir.                                          

Kramer aynı zamanda Corendon Foundation’ın başkanlığını da yürütmektedir. Corendon Vakfı sosyal sorumluluk projeleri ile tanınan bir kuruluş olarak faaliyet göstermektedir.

Vakıf özellikle doğal afetler, savaş veya zor yaşam koşulları nedeniyle eğitimlerine devam etmekte zorlanan genç yeteneklere destek vermektedir. Bu kapsamda Lahey’de bulunan Kraliyet Konservatuarı ile yürütülen projeler dikkat çekmektedir. Corendon Vakfı’nın desteği sayesinde dünyanın farklı ülkelerinden gelen genç müzik ve dans yetenekleri eğitimlerine devam edebilmektedir.

Corendon Vakfı 2011 yılında turizm girişimcisi Atilay Uslu tarafından kurulmuş bağımsız bir vakıftır. Vakıf turizm destinasyonlarının daha sürdürülebilir hale gelmesi, yerel toplulukların desteklenmesi ve sosyal projelerin geliştirilmesi amacıyla faaliyet göstermektedir.

Titus Kramer aynı zamanda Corendon Tourism Group ile bağlantılı turizm yatırımları sayesinde Türkiye’de de aktif bir iş insanı olarak bilinmektedir. Türkiye’deki turizm yatırımları arasında Antalya’da bulunan Grand Park Lara ve Corendon Playa Kemer gibi oteller yer almaktadır. Bu tesisler özellikle uluslararası turizm pazarında faaliyet gösteren önemli konaklama merkezleri arasında bulunmaktadır.

Toplumsal ve kültürel etkinliklere verdiği destek de Kramer’in dikkat çeken yönlerinden biridir. Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nın her yıl Hollanda çiçekleri ile süslenmesi geleneğine katkıda bulunan isimler arasında yer alan Kramer, Roma’da düzenlenen bu etkinliğe katılmış ve Papa Franciscus ile görüşen davetliler arasında bulunmuştur. Bu etkinlik Hollanda çiçekçilik sektörünün uluslararası tanıtımı açısından önemli organizasyonlardan biri olarak kabul edilmektedir.

İş dünyasındaki deneyimi, sosyal sorumluluk projelerine verdiği destek ve fahri konsolosluk görevi birlikte değerlendirildiğinde Titus Kramer’in Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkilerde önemli bir köprü görevi üstlenen isimlerden biri olduğu görülmektedir. Kramer hem iş dünyasında hem de iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesinde aktif rol oynayan bir iş insanı olarak tanınmaktadır.

Çok yönlü bir iş insanı olarak tanınan Titus Kramer’in, hem Acıbadem’in Hollanda’daki gelişim sürecine katkı sağladığı hem de iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesine destek verdiği ifade edilmektedir.